Ülkenin en underrated kitabı.
Sorduğu ve cevap vermeyi reddettiği sorularla, yaşam tarzı ve savruk farkındalığıyla Mahmut Seven yerli 'yabancı'mız gibi duruyor.
Adalet ve ahlak konularını cinayetle suçlanan entelektüel bir jigolonun bakış açısından ele alıp sorgulamak, kitapta kitap yorumları yapmak ve bunları yaparken ülkenin gerçeklerini en dolaysız şekliyle yüze vurmak 120 sayfalık bir kitaptan bekleyebileceğim her şeyi karşıladı.
Okurun kitabı yazara atfedilen kimliğin ötesinde değerlendirmesi gerektiğini hatırlatan bu eserle yollarımız kesiştiği için kendimi şanslı sayıyorum.
İnsan kibirli ve narsist olmasa bile, kendi olmak, tam olarak kendi olmak öyle muhteşem bir şey öyle biricik bir şey ki başka biri için de biricik olmak insana doğalmış gibi geliyor.