Irvin Yalom'un okuduğum ilk kitabı. Bir arkadaşım Yalom'un dilinden bahsederken öylesine güzel övgüler yapmıştıki doğrusu çok merak etmiştim. Hakkını vermek gerek. Gercekten çok etkileyici bir anlatım. Zekice bir anlatım ki bunu kısacık on hikayede gayet net görebilirsiniz. Hastaları ile konuşma tarzı çok ilginç. Son derece doğal ve yalın. Onun ilgi çekici kılan yanı da bu olsa gerek. Benim etkilendiğim bir diğer nokta kendisine yönettiği eleştirileri açıkça hastaları ile paylaşabilmesi oldu. Hastalarının düşüncelerinin derinine inmeye çalışırken kendi düşüncelerinin de açığa çıktığını görüyor, sorguluyor ve savaşıyor çoğu zaman. Özellikle üzerinde durulan konu ise ölüm korkusu. Ölümün yakın bir zamanda sanada uğrayabileceğini etrafında bir yerlerde görmeden yoksaymak ve gördüğün zaman bu duyguyla savaşmaya başlamak...
Yalom'un diğer kitaplarını da şimdide incelemeye koyuldum. Psikoloji alanına ilgi duyuyorsanız Yalom tercihlerde bulunabilir.
"Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın. "