"Zamanınıza değip değmeyeceğimi merak ediyor musunuz?"
"Her insan zamana değer Hannibal. Eğer ilk bakışta biri sana yavan görünürse, daha dikkatli bak, içini görmeye çalış."
Yorucu bir yolculuktu; sessiz ve gizlice olanlarından. Artık kahkahalar, şarkılar ya da arp sesleri kalmamıştı; gölün kıyısında eski şarkılar söylenirken yüreklerini canlandıran gurur ve umut kasvet içinde eriyip gitmişti. Yolculuklarının sonuna yaklaştıklarını, bunun korkunç bir son olabileceğini biliyorlardı.
Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak. Toz olmak istiyordum. Varlığım orda olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. Sessiz sedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi'ni bıraksalardı. Ne alakaysa?
Çünkü benim haberdar olduğum bu geçmişte,bugün bildiğimize benzer insanlar yaşamıyordu. Ben, insanın bugünkü haline geliş sürecinde var olmuş ve yaşamış olmalıyım.