Şemsi Tbriziye sordular; madem ki kader var neden bu çaba? Şems-i Tebrîzî dedi ki: Kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir. Ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse; ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresiz.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Şems ile Sokrat arasında benzerlik
“Şems-i Tebrizi, oldukça ileri düzeyde tasavvufi bilgiye sahipti. Üst düzey tasavvufi kavramları, daha çocuk yaştan itibaren ruhunun derinliklerinde hissetmiş bir isimdi. Mevlana’nın eserlerini İngilizceye kazandıran; Reynold Alleyne Nicholson Şems’i şöyle anlatır: "O, âlim olmamakla beraber, iddetli bir ruhani cezbenin tesiri altında bulunuyordu. Bu anlamda , tasavvufun en derin sırlarına hâkimdi. Bu sebeple, etrafında olanlar üzerinde, muazzam bir etki bırakıyordu. Gerek bu itibarla, gerek iddetli azmi, fakr, esrarengiz ölümü sebebiyle; Şems ile Sokrat arasında bir benzerlik göze çarpar. Her ikisi de dâhiydi. Yine her ikisi de, somut ve etkili fikirlerinin, birer sanatkârane, şekil almasını sağlıyorlardı. Üstelik; her ikisi de açıkça bilinirliği olan, ilimlerinin gereksizliğini savunmuş, nefis konusunu; temize çıkarmanın ve vicdanın temizlenmesinin, zorunlu olduğunu savunmuş, aşkın yüce bir varlık olduğunu dile getirmişlerdir. Gerçekten de Sokrat’ın Eflatun’a öncülük etmesi gibi, Şems de Mevlâna’ya öncülük etmiştir. Sokrat’ın tanınması nasıl talebesi Eflatun sayesinde olmuşsa, Şems’in şöhret kazanması da Mevlâna sayesinde olmuştur.”
Sayfa 10·Kitabı okudu
"Şems-i Tebrizi ve Soktares'in benzerlikleri!"
Mevlana’nın eserlerini İngilizceye kazandıran; Reynold Alleyne Nicholson Şems’i şöyle anlatır: "O, âlim olmamakla beraber, iddetli bir ruhani cezbenin tesiri altında bulunuyordu. Bu anlamda , tasavvufun en derin sırlarına hâkimdi. Bu sebeple, etrafında olanlar üzerinde, muazzam bir etki bırakıyordu. Gerek bu itibarla, gerek iddetli azmi, fakr, esrarengiz ölümü sebebiyle; Şems ile Sokrat arasında bir benzerlik göze çarpar. Her ikisi de dâhiydi. Yine her ikisi de, somut ve etkili fikirlerinin, birer sanatkârane, şekil almasını sağlıyorlardı. Üstelik; her ikisi de açıkça bilinirliği olan, ilimlerinin gereksizliğini savunmuş, nefis konusunu; temize çıkarmanın ve vicdanın temizlenmesinin, zorunlu olduğunu savunmuş, aşkın yüce bir varlık olduğunu dile getirmişlerdir."
Sayfa 10 - Destek Yayınları Çev: (Ferhat Atik) İddet: (Çok güçlü bir kararlılık! Ve güçlü bir irade.)
1000Kitap
Şemsi Tebrizi Kelamı
"Vaiz öğüt verir, aranılan sevgilinin nişanını bildirir, onu aramanın yolunu gösterir. Bu yolda yürüyenlerin niteliklerinden söz açar. Bunu anlatma ve nişanını gösterme bakımından henüz olgunlaşmamış olan şeyh ile şair de şiirler söyler; ama bunlar bilgin bir insanın karşısında kepaze olurlar. Nasıl ki, biri balıktan bahsederken başka biri, “Sen sus,” dedi. “Balıktan ne anlarsın? Bilmediğin bu konuda nasıl konuşabilirsin?” Adam, “Ben mi balığı bilmem?” dedi. Öteki, “Evet bilmezsin sen; biliyorsan balığın nişanını anlat!” dedi. “Balığın şöyle iki bacağı vardır, deveye benzer.” Öteki, alaylı bir kahkaha ile, “Ben senin yalnız balığı bilmediğini sanmıştım. Halbuki şimdi sen öküz ile deveyi de birbirinden ayıramıyorsun,” dedi."
Alıntı
Sevmeyene karınca yük, Sevene filler karınca Dağ bile taşır İnsan aşık olunca! Şemsi Tebrizi
"Düzenim bozulur, hayatım altüst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?" demiş Şemsi Tebrizi.