Puan vermedi·102 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 10:52
Bitirince bir üşüme geldi öyle bir kitap bu, YASAR KEMAL baba ben senin yazdıgın bi seyi inceleyemem de elestiremem de sen bu isin ilahısın bense sıradan bi okuyucu olarak okudum ve cok begendim haberin olsun yani
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma
Karmakarışıklardayım ve üzgünüm
Puan vermedi·560 syf.·
2026 3. kitabı
Karmakarışıklardayım ve üzgünüm Biri sayesinde tanıdım Tehlikeli Oyunlar'ı. Oyun yazan, oyun oynayan Hikmet'i ise 6 ya da 7 yıl sonra okumuş oldum. Benim için ağır bir kitaptı. Kitap okumaya geç başlayanlardanım. Elimde uzun süre kaldı ama içime sindi; şimdi dönüp baktığımda, iyi ki diyorum. Tehlikeli Oyunlar... Ne gerçek ne hayal; kayboldum. Kaç Hikmet'le tanıştım bilmiyorum. Yaşamla ince ayarda bağ kurmuş biriydi. Sadece kendi karmaşasını değil, bu düzene dair söyledikleriyle de o dönemden bugüne pek bir şey değişmediğinin kanıtlarını sunuyordu. Albay, harika ve sabırlı birisin. Her eve lazım cinsinden... Anladım ki hayat da biraz böyle değil mi? Biz sadece dile getirmekte yetersiz kalıyoruz. Oysa içimiz, yuta yuta büyüttüğümüz bir cadı kazanı. Ve... Oğuz Atay, sen ne ince, ne hassas bir insansın. Bu dünyadan böyle güzel bir insan geçmiş. Seni tanımak onurdu. Teşekkür ederim.
Duygu ve Düşünce
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma
6/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 224. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:23
Kıyamet Koparken Park Etmek Yasaktır Adındaki şakacı tavır, kitabın devamında hiç bulunmaz.Dünyanın sonu geldi hikayesi gibi görünse de aslında inancın suistimal edilmesi, aile bağlarının zedelenişi ve iki çocuğun erken yaşta büyümek zorunda kalışı , özet olarak böyle diyebilirim. ​ ​bir aile düşünün Rahip John adında bir adamın radyo vaazlarına inanarak dünyanın sonunun geleceğine ikna olmuş. Bu uğurda evlerini, tüm mal varlıklarını satıp parayı bu adama vermişler. ​Ancak beklenen kıyamet kopmamış. Trajedi de tam olarak burada başlıyor. Tamam dünya fiziksel olarak yıkılmamış ama bu ailenin dünyası tamamen yerle bir olmuş. Sokaklarda bir karavanın içinde uyuyan, aşevlerinden yemek yiyen ve umumi tuvaletlerde yıkanarak hayatta kalmaya çalışan kişiler haline gelmişler. Bu da ailenin bireysel kıyameti olmuş. "Herkesi kurtarmaya çalışırken, aslında sadece kendini kurtarma zamanı gelmiş midir?" "​Mutlu olmak bir seçimdir. Bunu birinin senden almasına ancak sen izin verebilirsin" s56 "Gitmemiz gerek. Benimle gelmeyeceksen tek başıma giderim. Gide­rim, inan bana. Söyledikleri kurşun gibi birbiri ardına bağrıma saplanı­yordu. Yaralanıyordum. Aaron giderse, ne yapmam, nereye gitmem gerektiğini bile bilmezdim, onsuz hiçbir işe yara­mazdım".s77 "Bir arada olduğumuz sürece her şeye göğüs gerebili­riz," dedi. " "Artık çocuk değildik tabii ama yine de geride bırakılmak insana garip geliyordu."s172 "Dedim ki ... Her şey kontrolüm altında."s183 Birlikte okuma yaptıgım arkadaşlarım. Kitapseverlerkulüp t.me/kitapseverlerok... Keyifli okumalar.
Kıyamet Koparken Park Etmek YasaktırBryan Bliss · Pegasus Yayınları · 2018239 okunma
Sadist yazarın sapkın dünyası
Puan vermedi·452 syf.·
2026 22. kitabı
Abime bir kitabı okuduğumu ve filmini izlediğimi söylediğimde, 'Sen nasıl bir insan oldun? Hiçbir edebi değeri olmayan, saçma sapan şeylerle vakit kaybediyorsun,' dedi. Haklıydı; gerçekten de vaktime yazık olmuş. Kitabı daha iyi analiz edebilmek adına yazarını araştırdığımda, hayatının önemli bir kısmını akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmiş, zihinsel dünyası oldukça karanlık biri olduğunu öğrendim. Kitabın distopik kurgusuna gelecek olursak; ne yazık ki anlatılanların gerçekleşme ihtimali o kadar yüksek ki... Hani 'dizilerde, filmlerde olur böyle şeyler, gerçekle ilgisi yok' deyip geçtiğimiz o sahneler var ya; bu kitap, o dehşetin aslında ne kadar somut ve kanıtlanabilir olduğunu yüzümüze vuruyor. Bir avuç zenginin, çocukları nasıl cellatça bir zihniyetle avladığını ve pedofili bataklığında neler çevirdiklerini okumak gerçekten korkunçtu. İtiraf etmem gerekirse, kitabın tamamını okumadım; sadece ilk 50-60 sayfası ile son 10 sayfasıyla yetindim. İyi ki de öyle yapmışım. Kitabın 70’lerin pornografik sinemasında başköşeye oturmuş olması da şaşırtıcı değil. Filmin oyuncu kadrosuna gelince, tam bir hüsran. İnsan biraz estetik kaygı güder; o roller için bebeksi yüzler, kusursuz vücutlar seçilmeliydi. Gerçi öyle olsa ne değişecekti ki? Cinsel arzuları ve dürtüleri sadizmle kirlenmiş bu canavarların elinde, hepsi yine aynı akıbete mahkûm edileceklerdi. Benim asıl anlamadığım nokta şu: istismar edilecekler olarak seçilen bu çocukların hepsi iyi eğitimli, saygın ailelerden gelen çocuklar. Film, kitabın yanında içerik olarak oldukça hafif kalmış. Yazar zaten genel olarak bu karanlık ve rahatsız edici tonda eserler veriyor; bence uzak durulması gereken bir külliyat.
SodomMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2018772 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:31
Son, Ayşe Kulin 302 Sayfa, Everest Yayınları Elinize yapışacak bir kitap diyerek başlıyorum sözlerime. Öyle akıcı ve sürükleyici yazılmış ki ne oldu ha ne olacak diye diye bakmışsınız kitap bitivermiş. Bir de şöyle bir tarafı var kitabın; karakterler bir yerlerden tanıdık. Nerden mi? Yazarın müdavimi olanlar bileceklerdir muhakkak. Geçmişte tanıştığımız bazı Ayşe Kulin karakterleri tekrar karşımıza çıkıyor burada. Yolları kesişiyor aynı evrende bazı karakterlerin. Kimlerin mi? Şimdi konusunu özet geçerken anımsarsınız yüksek ihtimal. Ha hiçbir kitabını okumadıysanız bile yazarın sorun değil. Çünkü öyle bir yazılmış ki hikaye sırıtmıyor hiçbir karakter. Cuk diye oturmuş kurguya. Ayşe Kulin yine yapmış yapacağını diyebiliriz. Kitabın konusuna gelecek olursak kısaca şöyle; Derya, eşi Hakan ve kızı Ada ile Ege’de bir köyde organik bir yaşam sürmektedir. Hakan uzun zamandır işsiz olan, ülkede mimlenmiş bir mimardır. Ne yapsa iş bulamaz ve bu yüzden de yurt dışındaki işleri de kovalamaktadır. Bir zaman gelir ki Çin’den kabul alır ve oraya gitmeye karar verir. Derya’nın da kızlarıyla birlikte onunla gelmesini çok ister ama Derya bazı korkularından ötürü gitmek istemez ve Türkiye’de kalmaya karar verir. Hakan Çin’e giderken köydeki evi kapatırlar ve Derya kızıyla beraber babasının yanına yerleşir. Evdeki çalışanlarla arası pek iyi olmadığından ötürü gündüzleri bebeğiyle birlikte sık sık dışarı çıkar, denize gider. Plaja gittiği bir gün denize açıldığında talihsiz bir olay patlak verir. Hikaye çok başka bir yere evrilecektir artık. Bu kitabı okuyunuz efenim. Şiddetle tavsiyedir. Bana da zorla okutan arkadaşım Özlem’e de çok teşekkür ediyorum. Kocaman bir iyi ki okumuşum dedirtti :) Sizler de eksik kalmayın okuyun, rica ediyorum. Çok sevgiler 🩵 #alıntı ”Ben seni hiç
Edebiyat
SonAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20184,385 okunma