Puan vermedi·200 syf.··
2026 31. kitabı
Zavallı Necdet’i bitirdikten sonra elimde kitap, bir süre öylece oturdum. Gerçekten “zavallı” kelimesi bu romana cuk oturuyor. Safvet Nezihi, 1902’de tefrika edilen bu romanında Necdet Feridun adlı yakışıklı, sarı saçlı, mavi gözlü, zengin ve biraz da hovarda bir gencin hayatını anlatıyor. Adamın hayatı Beyoğlu’nun eğlenceleriyle, kadınlarla, keyifli günlerle geçerken bir gün karşı köşke Meliha taşınıyor. Piyano sesiyle başlayan o meşhur aşk, yavaş yavaş Necdet’in bütün hayatını ele geçiriyor. Kitap aslında klasik bir üçgen aşk hikâyesi: Necdet – Meliha – Müzehher. Ama Safvet Nezihi bunu öyle bir duygusal yoğunlukla yazmış ki, okurken yer yer içim sıkıldı, yer yer de sinirlendim. Necdet’in sürekli kendi içinde gidip gelmeleri, bir an Meliha’ya deli gibi âşıkken diğer an başka bir kadının etkisinde kalması… Adam resmen duygularının kölesi. Bazen “ulan topla kendini” diye içimden bağırdım. En çok hoşuma giden tarafı, dönemin İstanbul’unu (özellikle Şişli, Feneryolu, Beyoğlu) çok canlı betimlemesiydi. Köşkler, piyanolar, gaz lambaları, arabalar… Okurken kendimi o yıllarda hissettim. Dil de o kadar ağır değil; akıcı, duygusal ve yer yer fazla dramatik. Tam tefrika romanı tadında, insanı sayfaları çevirmeye zorluyor. Karakterler biraz siyah-beyaz çizilmiş. Meliha’yı neredeyse tamamen olumsuz, Müzehher’i ise melek gibi göstermiş. Necdet de aşırı “zavallı” yapılmış; sürekli pişmanlık, vicdan azabı ve çaresizlik. Bu yüzden biraz melodram havası ağır basıyor. Ama 1900’lerin başında, halkın çok sevdiği bir eser olması da anlaşılır. İnsan o dönemde bu tarz duygusal, acıklı aşk hikâyelerine bayılıyordu. Kısacası Zavallı Necdet, kusursuz bir edebiyat şaheseri değil ama çok samimi, çok duygusal ve akılda kalan bir klasik. Özellikle Türk edebiyatının o eski romantik dönemine
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,2bin okunma
Kader Diyemezsin, Sen Kendin Ettin!
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:12
Osokin… Ana karakterimiz, rüzgârın karşısındaki dal gibi yel nereden estiyse oraya yatan bir dostumuz. Bu kişilik tipi illaki size tanıdık gelecektir. Hatta uzaklarda aramaya gerek yoktur, insan ne kadar inkar etse de zaman zaman kendisini de böyle durumların içinde bulur. Osokin yaşamında birçok şans elde ettiğini ancak bunları hiç iyi değerlendiremediğini zaman geçtikten sonra fark eder. Ah, der keşke geriye dönebilseydim, o zaman yaptığım hataları yapmazdım. Buraya kadar da olaylar çok tanıdık değil mi? Devam edelim. Osokin’in kapısını çok önemli bir şans daha çalar ve spritüel çalışmalarıyla bir büyücüyle tanışır. Durumunu izah eder ve büyücü ona şu anki aklı ile geçmişe gidip istediği değişimi yapabileceğini söyler ve Osokin kendini geçmişte bulur. Geçmişinde istediği değişimi yaparak yaşamına devam edebilecektir. Hepimiz için bu ne kadar güzel olurdu değil mi? Fakat o da ne? Osokin geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaya devam eder, üstelik sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen. Şimdi hiç ahkam kesmeyelim. Biz olsak kesin değiştirirdik, demeyelim. Şöyle bir düşündüm, belki ben de aynılarını yapabilirdim ve bu farkındalık beni dehşete düşürdü. Osokin için bir şeyleri bilmek işe yaramadı. Geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaması için önemli fedakarlıkları yapması, kendini değiştirme yolundaki önemli eşiği atlaması gerekiyordu ve bunu yapabilecek gücü yoktu. Şimdi size sorayım, kaçımızda bu güç ve cesaret var? Zaten bunun farkında olabilseydik geçmişte yaptığımız hataları tekrarlar durur muyduk? İşte, insanlığın er meydanı burası. Kitabı dil ve anlatım olarak tatmin edici olmasa da kurgusu ve farkındalık oluşturmak anlamında çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kitabın sonunda Osokin için neler olduğunu ise okuyuculara bırakıyorum ve sözlerimi sağlıcakla
Ivan Osokin’in Tuhaf YaşamıP. D. Ouspensky · Dorlion Yayınları · 2020636 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaralı Şövalye
6/10
·416 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:22
Herkese Merhaba, İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar... Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 6 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR... İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik… Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu… Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama kızla
Romantizm
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20265 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Şimdi şöyle; Tobias yoksulluğun ve rezilliğin içinden kaçıp ya da kurtulup uzaklaşıyor ama bu uzaklaşma o yere mi kendine mi kitap bitince durup düşüneceğimiz bir konu. Yeni ülkesinde İsmen kabuk değiştiriyor, Sandor oluyor. Peki kaderi değişiyor mu? Kafa aynı kafaysa... Mültecilik, monotonluk, kendine yabancılaşma gibi temaların ustalıkla işlendiği minimalist( sen öyle san canım benim) bir kitap. Okunur mu? Kesinlikle
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,128 okunma
5/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
"Güvenli Liman - Danielle Steel" Hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor mu? Her şeyi ve herkesi sen mi idare ediyorsun? Büyük kayıplar mı verdin? Hayat seni çok mu yordu? Güvenip sığınabileceğin bir liman mı arıyorsun? Haydi gel, sana güzel bir kitap anlatayım... "Her hikâye, ikinci bir şansın ışığını bekler." Havanın rüzgârlı olduğu bir yaz günü, San Francisco’nun Safe Harbour kasabasının sahilinde kızıl saçlı küçük bir kız çocuğu şirin köpeğiyle yürüyüş yapıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam 11 yaşında olmasına rağmen kısacık ömründe trajedik olaylar yaşamış, 9 ay önce babasının kullandığı özel uçağın düşmesi sonucunda hem babasını hem de abisini kaybeden Pip, sanki çocuk değil de bir yetişkinmiş gibi acısını içine gömüp gidenlerin ardından sessizce yas tutuyor. Annesine destek olmaya çalışır. Pip'in annesi Ophélie ise canından bile çok sevdiği oğlunu ve 20 yıldır deliler gibi sevdiği kocasının ölümüne inanamıyor, aylardır acıdan kıvranıyor, kendini, hayatını, kızını her anlamda ihmal edecek kadar diplerde gezerek depresyondan çıkamıyor. Ophélie'yi empati kurup anlamaya çalışsam da kızdığım yerler oldu. Sonrasında tüm hatalarını telafi ediyor o ayrı. Ama tüm hayatını adayacak kadar oğlunu ve kocasını ne kadar severse sevsin, bir anne olarak kızını hiçbir zaman ihmal etmemeliydi. Pip, sahilde yürüyüş yaparken birden resim yapan bir adam görüyor ve sessizce izliyor. Matt yaşadığı zorlu boşanmadan çocukları da dâhil her şeyini kaybetmiş bir adamdır. Matt, Pip'i görür görmez kendi kızına benzetir ve aralarında çok saf, çok doğal, samimi bir arkadaşlık başlar. Pip'in çekingen, içine kapanık oluşu, acı dolu bakışları, resime olan tutkusunu gördükçe Matt, hassas özel bir çocuk olduğunu hisseder. Pip, annesinden gizli her gün sahile Matt'in yanına gelir. Onun yanında huzur
Güvenli LimanDanielle Steel · Arkadya Yayınları · 202542 okunma
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:00
SPOİLER İÇERİR!! Serinin tek tek tüm kitaplarına yorum yapmadan son kitapta biriktirdim tüm hislerimi. Benim için gerçekten mükemmel bir kitaptı. Aşkı uğruna tüm dünyayı feda eden karakterler tabii harika ama Mare ve Cal çok daha gerçekçi, insani hissettirdiler her zaman. Cal'in doğumundan beri öğrendiği şeylerden, tacından, babasından ve krallığından vazgeçememesi ne kadar sinirimi bozsa da bir o kadar gerçekçiydi mesela. Çünkü kitapta da dendiği gibi "bu onun kanında var". Bu şekişde büyütülmüş birinin "aa tamam ben demokrasiyi beğendim her şeyi bırakıyorum" demesi asıl gerçekdışı olan kısım olurdu. Aynı zamanda Mare'nin aşk uğruna kendi amaçlarından, kanından ve eşitlik arzusundan vazgeçmemesi de beni çok etkileyen kısımlardandı. Hayatında bir kral istemiyordu, bir kraliçe olmayı hiç istemiyordu. Aşık olduğu adamın peşinden kraliçe olup kızılların kanının gümüşlerle eşit dereceye getirilmesi için çabalama ihtimali yok muydu? Vardı. Ama istediği bir gümüş krallığı altında eşitlik kisvesine sığınarak bir yaşam değil, gerçek bir eşitlik ve özgürlüktü. Sonuna kadar bunun peşinden gitmesi, duyguları ve güvensizliğine kadar Mare benim için gerçekten çok iyi bir kadın karakterdi. Ve geldim asıl açık ve kapanmayacak yarama. Marven... İlk kitaptaki o tatlı çocuk kendini o kadar çok sevdirdi ki sürekli içimde tıpkı Cal gibi bir "acaba" ile bekledim. Acaba Marven doğruyu görür mü, acaba Marven annesinin zihninde yarattığı karmaşayı dizginleyebilir mi, acaba Marven ilk kitaptaki sahte olan ama hep gerçek olmasını istediğim haline döner mi? Yaptığı onca şeyden sonra yaşamaması gerektiğinin ne kadar farkında olsam da ölmesi o kadar içimi dağladı ki... Marven sadece annesi tarafından zehirlenen tatlı bir çocuktu. Zihnindeki yapbozun kayıp parçaları bulunamayacak kadar
Savaş FırtınasıVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 2018757 okunma