1919 yılında yazılan bu kitap, ince ince cahilliği, bu cahilliğin toplumun idrak ve algısı üzerindeki etkisini çok güzel gözler önüne koymuştur. 1919’da kaç tane Efruz Bey vardı, bilemem lakin günümüze bakınca marka giyinmekle statü kazanan, hiç bir şey bilmeyip konuştuğunda her şeyi biliyormuşçasına dinleten ( ki bunları düşünmekten, okumaktan çok inanmanın kolaylığıyla varlık bulmaya çalışan bir dinleyici kitlesi sağlıyor ), cahilliğini maddi gücüyle perdeleyen vb. birçok nur topu gibi Efruz Beylerimiz var. Hatta o kadar çoklar ki mütevazi, naif, nezaketli, edepli vb. vasıflı bireyler insancıklar olarak küçültülüyor. Kendi varlığına duyduğu saygının ve karakterine olan güvenin önüne, giydiği kıyafetin markasının geçmesini tercih etmeyenler bugün fakir ya da varlık sahibi ise vizyonsuzlukla nitelendiriliyor.
Velhasıl, acınacak durumda olanların alkışlandığı, alkışlamayanların acındığı günlerde Efruz Bey’i okumak hoş oldu. Efruz BeyÖmer Seyfettin
1980 yılında ilk basımı yapılmış bu eser, dönemi siyasi, ekonomik, sosyal yönlerden yansıtan hiciv dolu kısa öykülerden oluşmaktadır. Bir kara mizah üzerinden bir dönem ancak bu denli anlatılabilinir, bu kadar net anlaşılabilinirdi.