Binlerce mavi öyle naif öyle ruha dokunan bir kitap ki her sayfasında kendimden bir parça buluyor gibi hissettim ve bu beni çok etkiledi.Yaşama şansı %0 olan bir kadının tam hayattan vazgeçmişken onun yerine her şeye sakinlikle yaklaşan bir itfayecinin pes etmeyip hızlı müdahalesiyle bu oran önce %10 a daha sonra %90 a fırladı.Bokyung hem hayata tutundu hem de tutunacak dalını,hayat arkadaşını böylelikle bulmuştu.Hayallerinde oyuncu olmak varken o kızı için hayallerinden vazgeçti.Aile herşeydi,bunun farkındaydı.
Öte yandan Eunhye insanların ona tekerlekli sandalyede yardımcı olmalarını dikkat et taş var,takılıp düşme gibi yardımlarıyla içten içe kendisine acındığının farkındaydı.Teknoloji bu kadar ilerlemişken nasıl onun için merdiven çıkmasına yardımcı olacak,engelleri aşmasını sağlayacak bir araç,bir yöntem bulunamazdı,anlamıyordu.’Normal’insanların kendisine sözde yardımları onu derinden sarsıyordu.Yeonjae ise kendisinin babasına benzetilmesi ve ailesine kendisine bakıldıkça acı verdiğinin farkındaydı.Koliyi bulduğu gün,onun gökyüzü ile ilgili anlattıkları içinde yeniden bir kıpırtı bir merak uyandırmıştı ve samimiyeti,normal insanlardan daha gerçek olmayı koli ile birlikte öğrendi.Evet duyguları olmayan sadece titreşimlerden duyguları hissedebilen bir robot ona bu yolda çok yardımcı olmuştu.Ve Today,o ise hızlı koşarken o kadar mutlu ki,ona yavaş koşmayı öğrettiklerinde bile hızlı koşmak istiyordu,tüm acılarına rağmen.Yazarın da sürekli söylediği gibi “Ara sıra durması sorun değil.Yaşayanların zamanı hep ilerler,belki de böylesi daha iyi.Çok hızlı koşarsan her şeyi kaçırırsın.Belki de hepimizin yavaş koşmayı öğrenmeye ihtiyacı vardı.”Biz sanıyoruz ki çok hızlı koşarsak çok yol katedebilirsek hayattan maksimum verimi alırız.Oysaki hayat öyle değil ki,zaman akıp