Puan vermedi·184 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
İliklerime kadar yaşadığım bir kitap oldu. Geçmişime gittim, yaşadığım duyguları dejavunun ötesinde yeniden çok güzel bir şekilde hissettim. Bu kez daha olgun bir kadın olarak daha farklı düşünerek o duyguları hissetmek bana çok iyi geldi. Bunu sağlayan yazarımız Birim Hanım'a bir kez daha teşekkür ediyorum. Kitabın devamı gelecek bir seri olmasına ayrıca sevindim. Benim için yeri ayrı olacak bir kitaptı artık serinin yeri ayrı olacak. Sare için bir şarkı sözü o anki soruya cevap olabiliyor ve Mehmet ile aşkı Grup Gündoğarken'in "Ben Hep Senin Yanındayım" şarkısı ile başlıyor. Ve bu aşk güzel bir aileye dönüşmüştü ki Mehmet yol çantasına -mor battaniye- yi de alıyor. Ardından "Haklısın." cevabı. Sonrası beyaz ceset torbası. Kaza mı, cinayet mi? Sare'nin kafasını karıştıran, aklına yatmayan noktalar ve tanımadığı insanlar var karşısında. Sonrasında yardım alınan bir öğretmen, bir medyum, bir dedektif ve bir avukat. Olayların arkasında, arkasına bakılamayacak kadar büyük (!)ler var. Sare'nin ise Mehmet'ten kalan bir oğlu ve Mehmet ile bir kızı. "Sare, aşk, cinayet/kaza, dava, çocuklar ne olacak?" "Mehmet gerçekten Sare'ye "Ben hep senin yanındayım." mı diyor? sorularının cevapları için kitabı okumak yeterli mi? Belki de seriyi tamamlamak. Ben de merakla bekleyeceğim. Yazmaya devam edecektim. Durmayacaktım. Bunu onun için yapacaktım, geride kalan herkes için yapacaktım. Ve yeniden, parmaklarım tuşların üzerinde dans etmeye başlarken bir ses kulağıma fısıldadı: ölümsüzlüğü merak ediyor musun? Ölümü benim için büyük bir yıkım olsa da bu ölümlü ve iki yüzlü dünyada saf ve gerçek aşkı bana yaşatmış olmasından ötürü ona sonsuza dek minnettar kalacağımı biliyordum.
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202616 okunma
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 22:54
Mehmet Akif Ersoy'un şiirlerini bir araya topladığı bu eserin ön söz kısmını çok beğendim. Mehmet Akif hakkında bilmediğimiz ne çok şey varmış. Boğaz'ı yüzerek geçebildiği, saatlerce kürek çekebildiği, atlama ve taş atmayla ilgilendiği, güreş yapmayı sevdiği anlatılıyor. Aynı zamanda karakter özelliklerine de değinilmiş. Verdiği ve aldığı söze, dostlarına ne kadar bağlı olduğu arkadaşlarının bizzat yazdığı anılarla anlatılmış. Aynı zamanda muazzam bir hafızası varmış, verdiği derslerde hiç kitap açmadan yüzlerce şiiri ezbere okur, anlatırmış. Bunun yanı sıra derslerinde kendi şiirlerini işlemez, ayıp olarak görürmüş. Mithat Cemal Kuntay onun için şöyle söylemiş: İlk tanıdığım zaman ona inanamadım: Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör, melek rolünü oynamaktan bir gün yorulacaktı. Doğal olmayan bir erdemden yorulan yüzünü bir gün görecektim. Ama otuz beş yıl bugün gelmedi. Otuz beş yıl onun yanından her çıkışımda, kendime hep bu soruları sordum: Bu alçak gönüllülük, kendi kendini inkar edercesine nasıl çıkıyordu? Mahrumiyetlerinden yılmayan ahlakıyla, kendisini nasıl kahraman sanmıyordu? Onu yakından tanıyanlar için, her geçen gün, nasıl onun lehine geçen bir gün oluyordu? Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından mustarip olurken, o, kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu? ... Kendisi şiire yönelme sebebinin düzyazıda başarısız olduğunu düşünmesi olduğunu söylüyor. Dindar bir nesilden gelmesine rağmen dindar görünen sarıklı hocalara şiirlerinde yaptığı eleştiriler gülümsetti. Aynı zamanda Müslüman diyarlara yaptığı gezilerde gördüklerini de şiirlerinde anlatmış, günümüze kıyasla çok da fazla bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. 2. Abdülhamid yönetiminden de pek haz etmediğini şiirlerinden anlıyoruz. Genel olarak şiirlerinde değindiği
SafahatMehmet Âkif Ersoy · İskele Yayıncılık · 20217,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
< Steinbeck İmzalı Bir Başyapıt >
9/10
·644 syf.·
2026 48. kitabı
John Steinbeck'in 1952 yılında yayımlanan East of Eden (Cennetin Doğusu) romanı, kendisinin de özellikle belirttiği üzere onun en önemli eseridir. Roman aynı zamanda Amerikan edebiyatının en güçlü aile destanlarından ve ahlaki örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitabın içeriğiyle ilgili çok kapsamlı bilgi edinebileceğiniz müthiş incelemeler mevcut. Kesinlikle göz atmanızı tavsiye ederim. Ben merak ettiklerim üzerinden yaptığım araştırmalara göre düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım. Steinbeck, dostu ve editörü Pascal Covici'ye yazdığı mektuplarda bu kitabı "yaşamı boyunca öğrendiği her şeyi içine koyduğu roman" olarak tanımlamış. Birçok yazar için yazmanın çıkış noktası, en iyi bildiği dünyadır. Bu nedenle Cennetin Doğusu, yaklaşık altmış yıllık bir zaman diliminde California'nın Salinas Vadisi'nde geçen Trask ve Hamilton ailelerinin hikâyesini anlatırken, bu geniş zaman ve mekân örgüsü yalnızca tarihsel bir arka plan olarak işlenmiyor; araştırdıklarıma göre Steinbeck'in çocukluğunu geçirdiği Salinas Vadisi, tıpkı William Faulkner'ın Yoknapatawpha County'si ya da Thomas Hardy'nin Wessex'i gibi, yazarın bütün düşüncelerini yerleştirdiği sembolik bir evrene de dönüşüyor. Roman, bu vadinin bereketli ve kurak zamanlarıyla başlayıp insanın doğasını, özgür iradeyi, iyilik ile kötülüğün kaynağını, sevginin dönüştürücü gücünü ve insanın kendi kaderini seçebilme yetisini sorgulayan büyük bir felsefi metnine dönüşüp evrensel bir boyuta ulaşıyor. Romanın adı, tüm kutsal metinlerce de bilinen doğrudan Eski Ahit'in Tekvin (Genesis) kitabındaki Kabil ile Habil anlatısından alınmış. Kabil, kardeşi Habil'i öldürdükten sonra Tanrı'nın huzurundan ayrılır ve "Eden'in doğusunda" yaşamaya mahkûm edilir. Eden(Cennet) Bahçesi masumiyetin, Tanrı'yla uyumun ve kusursuzluğun simgesidir. İnsan
Edebiyat
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,5bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 45. kitabı
Çok küçük yaşlarda yetiştirme yurdunda kaldıkları dönemde "Öcü" adındaki biri tarafından damgalanan 30 çocuğun hikayesiyle başlıyor Yaralasar. Aradan geçen 20 yılın ardından Öcü yeniden ortaya çıkıyor ve kendi yarasalarını tek tek avlamaya başlıyor. Tam bu sırada cezaevinde olan Sedef, süresi bitmemesine rağmen aniden tahliye ediliyor. Öcü’yü durdurmak isteyen gizli bir örgütten iş birliği teklifi alan Sedef bu teklifi kabul ediyor. Üstelik geçmişte yurtta çok yakın olduğu arkadaşlarıyla birlikte bu yola çıkıyor ancak o anda henüz hiçbiri birbirini tanımıyor.Kitabın konusu bana ilk andan itibaren gerçekten çok ilgi çekici gelmişti, okumamın en büyük sebebi kesinlikle buydu Maral Atmaca’nın kalemini de çok merak ediyordum ve iyi ki tanışmışım. Kitap o kadar sürükleyici ki kendimi hiç tutamadım, şu anda serinin 3. kitabını okuyorum bile Hikayede Sedef, hayatta kalabilmek için başka bir kimlikle yaşamak zorunda. Kendi içindeki o masum Sedef'i korumak için kendini hep "Yankı" olarak tanıtıyor. Karakterlerin yaşamak zorunda kaldığı şeyler gerçekten çok kötü ve sarsıcıydı. Özellikle Yankı’nın geçmişte çöpten bayat ekmek yemek zorunda kaldığı o sahneleri okurken içim parçalandı Her ne kadar biz şu an bir kitapta okuyor olsak da gerçek hayatta da maalesef bu durumları yaşayan insanların olduğunu bilmek insanı çok derinden yaralıyor Kitapta favori karakterlerim Alaz ve Sedef dışında kesinlikle Kuzey oldu. Sedef geçmişe dair her şeyi tam hatırlamasa da çocuk yaşta birbirlerine verdikleri sözler ve şimdi farkında olmadan bile sürekli birbirlerinin yanında olup yardımcı olmaları çok tatlıydı Kuzey’in o korumacı, abi gibi yaklaşan tavrı içimi ısıttı Alaz’a gelirsek zekasına gerçekten hayran kaldım. Öcü’yü bulmak için yaptığı o titiz planlar ve stratejileri inanılmaz
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,2bin okunma
10/10
·864 syf.··
2026 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:37
Selamlar. Kitaplığımda ki okumadığım kitapları bitirmek adına başladığım serüvende bugün ki eşlikçimle geldim. Baştan söyleyeyim acayip minnoş bir yazarı var. Ara ara kitapla ve karakterlerle alakalı dedikodu yapmak bana çok iyi geldi. Gelelim konumuza! Asude bir mağazada satış görevlisi olarak çalışıyor. Aslında kendisi veterinerlik mezunu ama malum ülkemizde üniversite bitirmek yeterli bir kaide sayılmıyor artık. Ancak o halinden memnun. Çünkü annesi ve babasıyla Çanakkale'de azıcık aşım kaygısız başım, sağlıklı ve mutlu bir hayatı var. Ta ki babasının son dönem ki durgunluğuna kadar. Bu durgunluğun sebebini öğrendiklerinde ortalık baya karışıyor. Babası amcası için kefil olmuş ve borçlar almış başını gitmiş. Yılların emeği ile alınmış evde tehlikede. Asude iş yerinde arkadaşına bu durumu anlatırken çarşıda birkaç kez gördüğü o adam da bunları duymuştu. Savaş evlenmek istemiyor ama babaannesinin de dayatmalarına artık dayanamıyordu. Asude'ye bir teklifte bulundu. Kaçınılmaz ve bayıldığım o klişe ortaya girdi. Anlaşmalı evlilik! Kitapta resmen Asude ve iç sesleri beni krize soktu. Asude'nin halasından ve amcasından ivedilikle nefret ettim. Tamam. Maalesef her ailede böyle akrabalar vardır ama bunlar çok ekstraydı ya! Melike hepimizin aradığı ama çoğumuzun bulamadığı o mantık tarafımızın konuştuğu arkadaştı. Ben bu kızdan razıyım. Savaş ile alakalı kararı mı sayfalar ilerledikçe şekillendi diyebilirim. Çünkü başlarda evlenmek için daha doğrusu evlenmemek için kurduğu sebepler bana pek mantıklı gelmemişti.Ancak ileriki sayfalarda ailesine karıştıkça ve anne - baba durumunu öğrenince bir taşlar yerine oturdu. Çünkü kitabın başından beri Savaş Ali'nin anne ve babası ile alakalı bir bilinmez vardı. Ayrıca Sinop'a yani savaşın ailesinin yanına gittiklerinden sonra kitapta
1000Kitap
GönülçelenOrenda · Lapis Kitap · 202622 okunma
Kızıl Gece 1
9/10
·576 syf.··
2026 17. kitabı
Merhaba kitap dostlarım bugün Duru Mavii'nin kalemine aldığı Kızıl Gece serisinin ilk kitabı ile geldim. Ben yazardan okumayı seviyorum. Her kitabı bir birinden farklı ve güzel oluyor. Arkadaşlarımla beraber başlarken ben birazcık geri kaldım sınavlarım var diye ve bizimler Biran Nuh'a o kadar bayıldılar ki sınavım bitince hemen başlamak istedim ve öyle güzel ilerledi ki elimden bırakamadım ve bir baktım ki seri 4 günde bitirmişim. - Fantastik - Çoklu Evren - Yardım Vakfı - Büyü & Büyücüler - İki Düşman Lider - Sürpriz Hamilelik Kitabi anlatmak gerekirse Rozelin kendi halinde mütevazi denilecek bir hayat yaşar ve evden okula bir hayatı vardır ve bir gün babası kaza geçirir ve eve bakacak kimse olmadığı için Rozalin bir kaç işte çalışır ve bir gün kapılarına ev sahibi dayanır ve kiramı ödeyin der ve Rozalin kavga eder ve ödeyeceğiz der ve evden çıkar. Rozalin en yakın arkadaşının tavsiyesi ile gittiği yardım vakfın da herşey orada başlar. Bu vakıfta tek şart kan vermektir. Rozalin dekan verir ve aranan kan bulunur. Rozelin yıllardır farklı farklı gördüğü rüyalara asla anlam veremez. Bir gün kendini o gördüğü rüyanın içinde bulur. Rozalin artık bambaşka bir evrendedir ve aydınlık bölgenin lideri de Rozalini arıyordur. Roz ise buraya nasıl geldiğini anlamaz Kızıl bölge de bir kaç kişiye rastlar ve buradan evine nasıl gideceğini sorar ve gel biz seni götürelim der. Kızıl bölgenin Lideri Biran Nuh dur ve onu odaya götürün ve kitleyin der. Roz ise ben o adamın sevgilisi değilim ben ailemin yanına gitmek zorundayım der. Rozalin bu zamana kadar asla erkek arkadaşı olmamış tır ama hamiledir. Rozelin gözünü açtığında başka bir yerdedir ve anlam vermeye çalışır ama daha ne olduğunu anlamadan ise kendini bir kaosun, çekişmenin ortasında bulur. Liderler arası çekişme ve taht
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026210 okunma