"Neden ağlıyorsun?" diye sormuş Oryaslar.
"Narkissos için ağlıyorum." diye yanıtlamış göl.
"Ne var bunda şaşılacak, demiş bunun üzerine orman perileri. “Bizler ormanlarda boşu boşuna onun peşinde dolaşır dururduk, ama onun güzelliğini yalnızca sen görebilirdin yakından.”
"Narkissos yakışıklı bir genç miydi?" diye sormuş göl.
"Bunu senden daha iyi kim bilebilir ki?" diye karşılık vermiş iyice şaşıran Oryaslar. "Her gün senin kıyılarına gelip sularına bakıyordu!"
Göl bir süre sessiz kalmış. Sonra şöyle konuşmuş:
"Narkissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmemiştim ben. Narkissos için ağlıyorum çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum."
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
asıl soru tanrıya inanıp inanmadığımız değil. asıl soru tanrı'nın bize inanıp inanmadığı. çünkü inanmıyorsa, sıçtık. bilmiyorum ifade edebiliyor muyum? bence inanmıyor, en azından bana inanmıyor.