“Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın. Nüks ederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın.
Şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.”
“Seni nasıl göresim geldi.. Seni nasıl çıldırasıya seviyorum, seni nasıl özledim, içimdeki bu muazzam iyiliği, güzelliği istediğim gibi yazamadığım, anlatamadığım için nasıl mustaribim bir bilsen.”