“herkesin kendine göre bir paranoyası var. iklimden, saç renklerinden, el parmaklarının uzunluğundan ya da neden kaynaklanıyorsa! herkesin tercih ettiği bir ölüm var...”
“Seni böyle sevdiğimi bilseler asarlar beni
Yokluğunu anlatırlar önce bir güzel
Dudaklarım çatlayıncaya susuzluğuna
Sabah beş buçukta ipe çekerler
Seni böyle sevdiğimi bilemezler
bilselerdi bilemezler
Ay batlar
Gün doğar
Yer oynar yerinden
Duyamazlar”
“sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun?
herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.
sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.”
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim”
Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek:
“Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..”