Veba var diye ısrar ederseniz işi bozulan esnaf sizi müfteri ilan eder, yarın vebayı sizin getirdiğinizi de söylerler. Çok kalabalık değildir aslında adamız. Ama burada her kafadan bir ses çıkar.
Göğüslerin nefes almak için kalkıp inmesi bile fütur veren badiye sokaklarında ağır demirle işleyen Türkler çölü diriltmişlerdi.
Çöle gömülen bir senelik Türk enerjisi, herhangi bir planın içine toplanır ve teksifi olunursa, dört beş senede bir memleket yapmaya kâfidir.
Türk enerjisi, ancak, planlaşmış, nizamlaşmış, inzibatlaşmış bir çarka takıldığı zaman mucizeler doğurur ve Allah gibi yaratır.
Hiçbir tarafı yapılmamış olan bir vatanın bayrağı Kahire'ye dikilmek için havaya giden bu enerji, boş Anadolu'yu zengin ve umranlı bir vatan yapmak için hiçbir vakit kullanılmadı.
Türk, harpte kullanılmış, kıymetlendirilmiş, destanlaştırılmış, sulhte ise bırakılmıştır.
"En iyi çelikten yapılan, demiri et gibi kesen bu kılıç, sulh kılıfının içinde paslandırılmış, tekrar fırsat çıktığı zaman kanda yıkanmış ve ateşte parlatılmıştır."
Şöyle bağıranlar:
— Altın değer ormanlarımız işlemiyor.
— Paha biçilmez madenlerimiz toprak altında yatıyor.
— Dünya değer mahsullerimiz tekniksizlikten ölüyor.
Haksızsınız: Biz ormanlarımızı, madenlerimizi, mahsullerimizi ve sanayimizi değil, biz Türk'ümüzü işletmiyoruz.