Puan vermedi
Birkaç yıl evvel okuduğum bu kitabın incelemesini yapmadığımı fark ettim. Kitabın ana kahramanı Dorian sonsuz güzelliği ve gençliği aramaktadır. Bir gün Basil'in çizdiği portresine keşke ben değil de bu resim yaşlansa der ve dileği kabul olur ve böylece olaylar başlar. Ama sonunda tahmin de edildiği üzere bu isteğinin düşündüğü kadar güzel bir şey olmadığını acı bir şekilde anlayacaktır. Kitabı bitirdikten sonra yazarın hayatını araştırdığımda Oscar Wilde' ın eşcinsellikten hapis yattığını, çıktığında Paris'e gidip bir otel odasında ölü bulunduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Ayrıca psikolojide dorian grey sendromu diye bir şey olduğunu gördüm. Bu sendrom, kişinin kendi dış görünüşüyle aşırı ilgilenmesi ve yaşlanmanın getirdiği değişiklikleri sorun etmesiymiş, tam olarak kitabın ana konusu yani. Hayatın anlamı dış güzellikten, yaşlanmamaktan ibaret değildir. Ne kadar dış görünüşümüz bizler için önemli olsa da her insan bir gün doğar, büyür ve yaşlanır gerçeğini unutmamak gerekir. Her yaşanmışlık insanın yüzünde kalıcı iz bırakır. Umarım aldığımız her yaşın kıymetini bilip kendimizi yüz çizgilerimizle, yaşanmışlıklarımızla sevebilmeyi öğreniriz.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899bin okunma
İNCELEME CİNSELLİK VE HASTALIKLAR ÜZERİNE..
10/10
·565 syf.··
2026 155. kitabı
KISIM 1 EREKTİL DİSFONKSİYON Bölüm 1 Erektil Disfonksiyonun Tanımı, Epidemiyolojisi ve Risk Faktörleri Erektil Disfonksiyon- Tanım Epidemiyoloji Risk Faktörleri Sigara veya Diğer Tütün Ürünlerinin Kullanımı ve Erektil Disfonksiyon Hiperlipidemi ve Erektil Disfonksiyon Diabetes Mellitus ve Erektil Disfonksiyon Kardiyovasküler Hastalık - Hipertansiyon ve Erektil Disfonksiyon Obezite, Metabolik Sendrom ve Erektil Disfonksiyon Tiroid Hastalıkları ve Erektil Disfonksiyon
İnsan ve Hayat
Erkek ve Kadın Cinsel SağlığıProf. Dr. Sefa Resim · Tüd/Türk Üroloji Akademisi Yayını · 20163 okunma
Reklam
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 21:50
Tesadüfen okuyorum ve büyüleniyorum. Galiba bazen tesadüfler gerçekten güzeldir. Bu mükemmel kitabın yanında benim kelimelerim biraz sönük kalacak ama yine de kısaca içeriğinden ve düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Bir Başka Masal kitabında Yusuf adında bir karakterimiz var. Yusuf aslında bir yazar fakat ailesinin isteği üzerine harita mühendisliği okuyor. Bir gün yazdığı kitabı yayınevine teslim ediyor ama gözden kaçırdığı büyük bir sorun olduğunu fark ediyor: Kitabının sonunu yazmadan bastırmış. Ve ardından kendini bir anda kendi kitabının evreninde buluyor. Bence bu kadarı yeterli. Çünkü geri kalanı anlatılarak değil, okuyup keyfini çıkararak keşfedilmeli. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim; bu kitap sadece bir roman değil. Aynı zamanda her bölümde yazarın kendi yazdığı şiirler de yer alıyor. Şiirleri o kadar güzel ki… Altını çizmek istediğim çok fazla satır oldu. Uzun zamandır bir oturuşta bu kadar keyifle okuduğum bir kitap olmamıştı. Ağır kitapların arasına sıkıştırabileceğiniz, dinlendiren ama aynı zamanda içine çeken çok güzel bir kitap. Benim başucu kitaplarımdan biri oldu ve en sevdiğim kitaplar listesine girdi. Mutlaka okuyun, kesinlikle tavsiyemdir. Umarım okur ve seversiniz. Sevgilerle…
Bir Başka MasalSelman Sendrom · Salon Yayınları · 201663 okunma
Ödül Üzerine Sendromlar Kitabı
Puan vermedi·248 syf.··
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 15:13
Beni Ödülle Cezalandırma kitabı ismi dolayısıyla dikkatimi çok uzun zamandır çekiyordu. Ödül ve ceza, birbirine hep zıt olarak kullanılmış iki kavramdır. Bu zıt(!) kavramlar arasında başlıktaki gibi bir ilişki olup olmadığını merak edip alan okurlar mutlaka olacaktır. Kitap öncelikle yazı dili olarak çok ağır olmayan okuması kolay bir şekilde kaleme alınmış. Kitabı okurken beni rahatsız eden şey, ard arda ve birden fazla aynı içerikte deneyin yazılması oldu. Bazen deneyleri okumadan sadece sonuç kısımlarını okuduğum bile oldu. Deneylerin bana fazla gelmesinin sebebi alanımdan dolayı bir çoğunu biliyor olmam olabilir. Bu konu ile ilgili değerlendirmeyi diğer okurlara bırakıyorum. Kitapta genel anlamda Ödül sisteminin insanlar tarafından nasıl yanlış kullanıldığı ve bunların nelere sebep olabileceği kaleme alınmış. Bu yapılan değerlendirmeler farklı kültürlere göre de yorumlanıp farklılıklar ortaya koyulmuş. Bu anlamda gayet başarılı buldum. Peki, kitaba neden sendromlar kitabı diyorum? Kitap bölümlerden oluşuyor ve her bölümde ödülün farklı kullanım alanı anlatılıyor. Neredeyse her bölümde bir sendrom var. Bu sebepten dolayı bu başlığı uygun gördüm. Eğitim, rehabilitasyon, danışmanlık hatta satış pazarlama alanında çalışanların okumasını tavsiye ederim. İyi okumalar...
Beni Ödülle CezalandırmaÖzgür Bolat · Doğan Kitap · 20248,1bin okunma
Puan vermedi·
İbn-i Abbâs'dan şöyle rivâyet edilmiştir: "Hazret-i Peygamber, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü peygamber oldu, pazartesi Mekke'den Medîne'ye hicret etti, pazartesi günü Medîne'ye vardı, pazartesi günü vefât etti. Pazartesi günü (Kâbe'de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved'i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi guni الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ «...Bugün size dîninizi tamamladım...» (el-Mâide, 3) âyeti nâzil oldu." (Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196) Dünya Pazartesi Sendromu derken bizim Pazartesi'ye bakış açımızın güzelliği... Resulullah'ın (sav) doğumu, hicreti, vefatı ve nice zaferi... Belki de problem günde değil, bizim o güne yüklediğimiz anlamdadır. Bizim için Pazartesi sendrom değil, bir sünnetin ihyasıdır.
Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) - Mekke DevriOsman Nuri Topbaş · Erkam Yayınları · 2025893 okunma
Ekolojik yıkımın ortasında çürüyen bağlarda kendini bulma çabası
9/10
·256 syf.·
2026 12. kitabı
Fernanda TríasFernanda Trías, 1976’da Montevideo, Uruguay’da doğmuş. Roman yazarı, çevirmen ve çeşitli yayınevlerinde editör/okur olarak görev yapmaktadır. 2004 yılında UNESCO'nun yazarlar için verdiği Aschberg bursunu kazanarak beş yılını Fransa'da geçirmiş. 2006'da BankBoston Vakfı Kültür Ödülü'nü, 2012'de ise New York Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık bursunu kazanmış ve o tarihten bu yana pek çok ödüle layık görülmüş. 2023 yılında, ekolojik temalı bir distopya/bilimkurgu olan "Pembe ÇamurPembe Çamur (2021)" adlı eserini yayımlamış. Yazarın dilimize yakın zamanda çevrilen bir diğer eseri ise "Çatı Katı (2021)"dır. Onu da mutlaka okumayı düşünüyorum. "Pembe Çamur" tuhaf bir felaketin vurduğu ve sakinlerinin karantinaya mahkûm edildiği bir liman kentinde; aşırı tüketimin yol açtığı atıklar ve kirlilikle kuşatılmış bir dünyanın çözülüşünü anlatan; kıyamet sonrası, tekinsiz ve şiirsel bir metin. Gıdaya ulaşmanın günlük bir mücadeleye dönüştüğü bu dünyada, hayatta kalmak için, hayvan atıklarından üretilen o pembe macunu (etibol), "pembe çamuru", mekanik ve iğrenç gıdayı tüketmek zorunludur. İlginç bir şekilde metin, intihara meyilli yaşam tarzımız üzerine bir tefekkür sunarken, felaketlerin tuhaf estetiğine karşı duyulan marazi bir büyülenmeyi de içinde barındırıyor. Öte yandan, Pembe Çamur'un karakterleri dış dünyadaki felaketten ziyade kendi içsel yıkımlarıyla, geçmişleriyle ve birbirleriyle olan kopuk bağlarıyla şekillenen bir yapıya sahip. "Anlatıcı" yani isimsiz bir kahraman romanın merkezinde yer alıyor, ismini asla öğrenemediğimiz genç bir kadın. Arafta kalmışlıkla mücadele ediyor. Şehri terk etme imkânı olmasına rağmen, geçmişine olan bağlılığı ve içsel ataleti nedeniyle ayrılamıyor. Aynı zamanda bakıcı sorumluluğu taşıyor. Mauro’ya para karşılığı bakıyor, hastanede karantinada kalan eski
Edebiyat
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202646 okunma
Reklam
Reklam