Beni gerçekten derinden etkileyen, çok değişik duygular içerisine sürükleyen bir yaşam öyküsüydü. Böylesine zor geçmiş hayatın her bir detayını okuyup fazlaca empati yapıp daha sonrasında bu hayatın başrolü Waris’e hayran kaldım. Yüzyıllardır ülkesinde kabul görmüş geleneklere, tabulara sürüklenmiş ancak tüm cesareti ile kendini kurtarmayı başarmış güçlü bir karakter Waris Dirie. Hayat herkes için adil değil maalesef. Bazı insanlar doğuştan şanslı doğarken bazıları ise kendi geleceği için olağanüstü çabalar göstermesi gerekir. Bu kitap bana şunu farkettirdi, ülkeler, toplumlar ne kadar farklı olursa olsun insanların acımasızlığı ve haksızlığı her yerde her şekilde var olabiliyor. Ne kadar kadın-erkek diye bu zorluğu ayırmak istemesem de kadınların iyi bir gelecek için kendi ayakları üzerinde durmak, toplumda,iş hayatında kabul görmek için erkeklerden daha fazla çaba harcaması gerekiyor. Waris babasının seçtiği, tüm hayatını bitirebilecek olan o evlilikten kaçtı ve tek başına çok uzun yolları aştı. Toplumun tabularıyla ondan acıyla alınan her şeyi belki geri alamasa da acılarını dindirdi. Hayatı hiç kolay geçmedi ama hayallerine ulaştığında geriye dönüp hatırladığı güzel anıları da vardı. Bir başarı öyküsü bu. Bir kadının tüm engellere, haksızlıklara, acılara rağmen tek başına yeni bir hayat kuruşunun öyküsü. Kendi ayakları üzerinde hayallerine ulaşması, geriye kalan tüm hayatında ülkesinde ve dünyada kendisi gibi zorluğa maruz kalan insanlar, kadınlar için bir umut bir direniş göstermesinin öyküsüdür. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar dilerim.