Nejla Şen

Nejla Şen
@sennejlaa
22.04.1972 K. Maraş doğumlu. Evli, üç çocuk annesi. Aile hekimliğinde çalışıyor. Ankara'da ikamet ediyor.
Cehennem Başkalarıdır
Puan vermedi·59 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 14:45
Orijinal ismi ''No Exit'' olan kitap dilimize Gizli Oturum olarak tercüme edilmiştir. Konumuz çeviri değerlendirmesi olsaydı bu ismi beğenmediğimi söylerdim, neyse ki konumuz bu değil.:) Spoiler vermekte sakınca görmüyorum zira bu tür kitaplar biraz bilgi sahibi olmadan kapsamlı bir okuma yapılabilecek kitaplar değil. Öldükten sonra bir odaya kapatılmış üç kişinin diyalogları bize felsefi bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Bir soru: Bizi kimse görmeyecek olsaydı kendimizi görmek ister miydik? Yani aynalara olan ilgimiz acaba ötekinin gözünde nasıl göründüğümüz kaygısı ya da merakı olabilir mi? Bir aynaya bakar ve şöyle düşünürüz: ‘’İyi görünüyorum.’’ Bir diğer deyişle aynada gördüğümüz yansıma bizim değil başkasının beğenisinin ya da beğenmeyişinin yansımasıdır. ‘’iyi görünüyorum’’ demek ‘’Bu halimle beni beğenecekler, bir kusur bulamayacaklar’’ demektir. Kitaptaki karakterlerin bulunduğu odada bir ayna olmayışının sebebi de budur, Diğerlerinin orada bulunma amacı aslında birbirlerine işkence etmek değildir. Birbirlerine ne olduklarını, ne olmadıklarını, nasıl göründüklerini anlatan sözleri ve bilmiş tavırlarıdır. Böylece amaç işkence etmek olmasa da sonuçta herkes işkence çekmiş olur. Biri size bencil, alıngan, kibirli gibi diğer sıfatlara karşı nispeten kabul edilebilir küçük düşürücü sözler söylediğinde bile bu sizde ‘’gerçekten öyle miyim’’ tarzı bir kaygıya sebep olur. Siz bütün bir yaşamı elinde sebepleri ve sonuçlarıyla tutarken biri gelir ve sen sadece şusun der. İşte bu yüzden kitabın en önemli repliği ve tek cümlelik özeti de budur. ‘’Cehennem Başkalarıdır.’’ Dikkatli ve özenle okunulması gereken bir kitap. Tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Gizli OturumJean-Paul Sartre · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1950584 okunma
Reklam
Gençliğim Eyvah
10/10
·388 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Tarık Buğra Gençliğim Eyvah ’Dinlemiyorsun beni!’’ İhtiyar’in sesi hırçındı. Delikanlı umursamadı ama. Duruşunu da değiştirmedi: Dilinin ucu dişlerinin arasında, gözleri kısık, dudakları gergin. Sanki dünyada elindeki tabancadan başka hiçbir şey yok ve sanki o zamana kadar hiç tabanca görmemiş, öyle inceliyor. Zorlama bir esneyiş, yapmacık olduğu belli bir ilgisizlik; başını kaldırmadan mırıldandı: ‘’Dinliyorum.’’ ** Roman, kendi zamanına göre hatta günümüz romancılığında bile sıra dışı denebilecek karmaşık bir roman tekniğiyle yazılmış. Bölüm başlığından da anlaşılacağı üzere olan olmuş, biten bitmiştir. Şimdi olacak olan ise ancak geldikleri o sonun başlangıç noktasıdır. Söylemeden olmaz, romanın sıra dışılığı sadece başlangıcı, yazım tekniği değildir elbette. Konusu, kurgusu, dili, üslubu ve karakterleriyle; örneği o zamana kadar görülmemiş ve kendinden sonra da bir benzeri yazılmamış olmasıyla Gençliğim Eyvah diğer romanlardan ayrı bir yerdedir. Romanı incelemeye başlamadan önce yazarı biraz tanıyalım. Zira Tarık Buğra bu ülkenin kadri bilinmemiş yazarları arasında bence birinci sıradadır. Yazar, 1918 Akşehir doğumlu. İstanbul Üniversitesi Tıp ve Hukuk Fakültesini ikişer yıl devam ettikten sonra bırakmıştır. Asıl ilgi alanının edebiyat ve yazmak olduğuna karar veren Tarık Buğra aynı üniversitenin edebiyat fakültesine devam etmiş ancak son sınıftan ayrılmıştır. 1948’de Cumhuriyet gazetesinin açtığı Yunus Nadi hikâye yarışmasında Oğlumuz isimli hikâyeyle ikinci olunca dikkatleri üzerine çekti. Edebiyat dünyasında asıl ününü bir dönem TRT tarafından dizi olarak da çekilen Küçük Ağa adlı romanıyla kazanmıştır. Gençliğim Eyvah ise onun ‘’en önemli eserim’’ dediği romanıdır. Bir yanıyla dönem romanı olması, diğer yanıyla kendinden sonraki dönemlere de ışık tutması, toplum
Gençliğim EyvahTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 20181,311 okunma
Kimse Görmüyorsa
Puan vermedi·331 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Anlatıcının dış ses rolünde olduğu Körlük için uzun inceleme yapmak ve derin felsefi analizlerle kitabı okumadan önce buraya uğrayacak olanları sıkmak istemem, kitabı okurken yeterince sıkılacaklar çünkü.:) o yüzden kısa yazacağım. Öncelikle, metinde tırnak işareti kullanılmaması benim için yorucu. İsteyen istediği gibi yazar, okur yönlendirilemez, kimin konuştuğunu anlamıyorsa okumasın tarzı yazar görüşlerine katılmıyorum. Türkiye'de de bunu deneyen yazarlar var, onlara da katılmıyorum. Ben incelememi soru sorarak yapmak istedim, kitabı bitirdiğimde aklımda kalan sorular şunlardı: *Görme duyusu yitirildiğinde bütün insani duygular, vicdan da yitip gider mi? *Kimse görmüyorsa özgürlük = sınırsızlık mıdır? *Kitlesel bir körlük durumunda insan hayvandan daha aşağılık olur mu?
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 13:15
Birazcık şiirden anlayanlar Arif Onur Solak'ın kalemindeki ince nükteleri, dokundurmaları ve çok yönlülüğü benden daha iyi analiz edebileceklerdir, hiç şüphe yok. Bir kurgu yazarı olarak, hiç şiir yazmamış ama çok şiir okumuş ve iyi şiirden anlayan bir okur olarak Arif Onur Solak'ın şairliğine şapka çıkarıyorum. Tekrar okunmak üzere koleksiyonumdaki nadide yerini alıyor YENİLGİNİN ZAFERİ.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Yenilginin ZaferiArif Onur Solak · İyilik Atölyesi Yayınevi · 20188 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 13:15
2019 Attila İlhan Roma Ödülü’nü aldığında ‘’Ödülün hak edenlere verildiği de oluyor.’’ Demiştim. Bunu söylediğimde Yara Bende’yi henüz okumamış olmama rağmen, Abdullah Ataşçı’nın dilini, üslubunu, kurgu dünyasındaki benzersizliğini bildiğimden her satırın okumaya değer olacağında hiç şüphem yoktu. Üçüncü tekil şahsa hitaben yazılan Yara Bende, okuru içinde bulunduğu atmosferden kendi kurgu dünyasına çekmekte oldukça başarılı ki bunun ne kadar değerli bir özellik olduğunu edebiyat dünyasına kıyıdan köşeden dâhil olanlar çok iyi bilir. Yazar çağdaşlarından ayrılan bir anlatım tekniğine ve hipnotik bir anlatıma sahip. Bazen düş bazen gerçek bazen de düşle gerçeğin iç içe geçtiği olaylar, hiç sıkmayan yöresel dille harmanlanmış ve hiç sıkmayan roman karakterlerinin sıradan ama sıra dışı olduğuna inandığımız hayatlarını okuyoruz. Okurken kimi zaman anlatıcıyla bütünleşiyorsunuz kimi zaman da karakterlerle. Sonuç olarak edebiyat dünyası Abdullah Ataşçı’yı bu çağın ilerisine taşıyacaktır, bundan hiç şüphem yok. Daha nice eserlere Abdullah Ataşçı, değerini bilen daha çok okurla buluşması dileklerimle keyifli okumalar.
1000Kitap
Yara BendeAbdullah Ataşçı · Everest Yayınları · 2023100 okunma
Reklam