"Ve insanlar, buğday taneleri gibi ezilip gidiyordu tarih denilen o değirmenin taşları arasında".
Osmanlının çöküşünü anlatan bir kitap.
#ElvedaGüzelVatanım
#AhmetÜmit
Ölümün en az doğum kadar normal oluşunu ve karşılanmasını aksettirmek hiç bu kadar hoş olmamıştı belki de...
Doğadan gelen her şeyi normal karşılamak ve doğadan gelen hiçbir şeye karşı çıkamayacağımızı göstermek.. Karşı çıkmaya çalışsak da bunun aptalca olduğunu söyler...
Her öğretmenin, öğretmen adaylarının ve öğretmen olmak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Doğan Cüceloğluna, bu kitabı için gönderilen mektuplarda iyi bir öğretmene rastlayanlarda vardı kötü de.
Iyiler şanslıydı onlarda olumlu etkiler bırakırken kötülerden bahsetmek istemiyor insan. Biri geleneksel eğitim biri modern eğitim sistemin izleri. Bir felsefe öğretmeni olarak, modern eğitim diyorum.
Eleştirdikleri, karşı çıktıkları ne varsa aynılarını belki de daha fazlasını başa geçtiklerinde onlar da yaptılar.
Demek ki neymiş eleştirdiğimiz şeylerin hayranıymışız. Ya da yapamadığımız için bu kadar çok eleştiriyoruz. Günümüze bakarak bu kitabı daha iyi anlayabilirsiniz.
Doğmak kadar ölümün de normal olduğunu o kadar güzel anlatmış ki insanın ölesi geliyor.
Ölüm bir kopuş hali. Başka bir dünyaya geçiş hali. Doğmak kadar normal. Doğanın bir parçası kadar gerçek, ölüm...