Mater, Mater, Mater...
7/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2021 10:37
Öncelikle Serkan Hocamızın ellerine sağlık... Muhteşem bir seri ile beynimizi yaktı. Yaklaşık 1,450 sayfalık bir seri içinde hiç sıkmadan yüzlerce bilgiyi beyninize kazıdı. Bu seriyi okurken sanki Sense8, Lost ve Dark dizileri seyreder gibi oldum. Bu seriden inanılmaz bir dizi çıkar. Daha önceki yorumlarımda da bahsetmiştim ki bu seri kesinlikle yabancı dile çevrilip yurt dışına da satılmalı. Serkan Hocamız kesinlikle farklı bir kafa yapısı var. Seri ile ilgili de detay vermek isterdim ama yazarımız spoiler sevmiyor ve saygı duymak lazım. İlk iki kitabı farklı bir yere koymak istiyorum çünkü üçüncü kitapla kurguyu inanılmaz bir noktaya muhteşem bir şekilde bağlasa da sonunu üzülerek belirtmek isterim ki beğenmedim. Bu asla okumayın demek değil. Seriyi hala okumayanlar varsa mutlaka okusun, okuttursun çünkü çok özel ve çok farklı bir seri...
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
kirpinin zarafeti'nden sonra çok farklı bir dünya sunuyor yazar. ilginç bir şekilde sense8 dizisini anımsattı bana :) okunması elzem ve akıp giden bir kitap olmuş.
Elflerin YaşamıMuriel Barbery · Kırmızı Kedi · 201779 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 19:17
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 34. kitap oldu... Biliyorum, bir kısmınız bu şekilde başlayan incelemelerimi özledi, bir kısmınızın da "geldi yine tipini sevdiğim" dediğini duyar gibiyim. Evimize hapsolduğumuz, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği şu korona günlerinde bilimkurgu kitaplarına dönmenin en uygun zamanıydı bana göre. Bu düşünceyle, evden çıkamadığım günlerde evrenin köşelerinde yasaksız bir şekilde dolaşabilmek için 8 bilimkurgu kitabı daha sipariş ettim ve önümüzdeki günlerde de sizi evinizden alıp evrenin farklı köşelerine seyahat ettireceğim. Hiç merak etmeyin, biletler benden. Daha önce Robert A. Heinlein'in iki bilimkurgu kitabını okumuştum. Diğer iki kitap askeri bilimkurgu kitabı özelliği taşıyordu ve her ikisine de 9/10 puan vermişim. Bu kitap ise yazarın felsefesinin ve ustalığının ortaya konulduğu en iyi eseri, bana göre. Açıkçası kendisine neden klasik bilimkurgunun üç büyük ustasından biri denildiğini şimdi daha iyi kavradım. Kitabın konusuna gelirsek, bildiğiniz üzere, evrende üzerinde canlı bir yaşamın olduğunu bildiğimiz tek gezegen Dünya(Mavi gezegen). Şimdiye kadar, başka bir yerde yaşama rastlamadık. Bir takım bulgular elde edildiği söylense de maalesef tatmin edici, net bir sonuca varılamadı. Fakat tüm bunlara karşın aramalar devam etmekte. Özellikle kızıl gezegen olarak adlandırdığımız Mars'ta canlı bir yaşamın bulunacağına ilişkin inançlarımız oldukça yüksek... Eser, Dünya yılı ile 2040 civarı bir yılda, birçok teknolojik gelişim sayesinde insanlığın gezegenlere yolculuk yapmaya başladığı bir dönemi anlatıyor. Dünya tarafından Mars'a ilk insanlı keşif gezisi planlanıyor ve bunun için dört çift seçiliyor, tabii her zamanki gibi hepsinin birden çok uzmanlık alanı var. Keşif gemisinin adı Envoy(Elçi). Bu gemi Mars'a
Yaban Diyarlarda YabancıRobert A. Heinlein · İthaki Yayınları · 2018279 okunma
Yüzyıllar Geçiyor, Kadına Uygulanan Şiddet Bitmiyor!
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2018 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2018 23:51
Sevgili Virginia, seni anlıyor, duygularını paylaşıyor ve yanında olduğumu en başından bildirmek istiyorum! Sevgili Virginia, belki de her şeye rağmen bugünleri görseydin, bir 100 yıl sonra bazı şeylerin daha da değiştiğini ve geliştiğini görecektin. Bu gelişmişliğin yanında zorbalıkları da görecektin… Bundan Dört Yüz Yıl geriye gittiğimizde, bugünlerin hayal bile edilemeyeceğini kesinkes düşünebiliriz. Dünden, bugüne neler oldu, neler yaşandı sevgili Virginia, şimdi bunlar hakkında birkaç kelam etmem gerekecek… Bu incelemeyi Kadınlara, Kendisini Kadın gibi hisseden ve Kadınları Anlayan, Onları Savunan, Birlikte Her zorluğa Göğüs Gerebilecek Herkese İthaf ediyorum... Geçmişe bir yolculuk yapalım, sonra günümüzün merdivenlerinden yavaş yavaş çıkalım… Kadın tüm çağlarda aşağılanmış ve asla öne çıkartılmaması gereken bir cins olmuştur. Burada bahsettiğimiz konu Kadın ve Erkek cinsinden biri olması hususudur. Kitabı okurken bir çok örnek geldi aklıma. Diziler, Filmler, Kitaplar ve yaşadığım olaylar.. İlk önce şunu anlayamıyorum, bizi biz yapan olgu annelerimizdir. Nasıl bir insanlık ki, annesinden çıkmış olmasına karşın kadını hakir görür? Kadını nasıl önemsiz bir varlık olarak kabul eder, nasıl şiddet gösterir, nasıl onu toplumdan uzak tutar. Nasıl olur ki kapalı kapılar arkasında saklanmasına sebep olur? Hangi sebeple onun Tiyatro oyununda oynayamayacağını, kitap yazamayacağını, şarkı besteleyemeyeceğini söyler? Sayın okurlar söyler misiniz, hangi hastalıklı düşünce Kadını işe yaramaz olarak tanımlayıp, ayak işlerine layık görür, hangi mantık onları beceriksiz ilan eder? Bu görüş ve türevlerini savunan herkes kesinkes söyleyeyim hastalıklı bir düşünce yapısına sahiptir. Bunun izahı olmamakla birlikte, tek bir tedavisi vardır: KADIN = ERKEK, ERKEK = KADIN mantığının,
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma