Biri gelip de bize aşktan yana sızlanırsa ona ne yanıt verelim? Biz kendimiz aşk yüzünden uçurumu boylamışsak ne yapabiliriz ki?
Sevgilinin kaçışına sabredip sessizce katlansak da ızdırap bizi hemen ölümün iki parmağına takacaktır. Ey ızdırap, bizim için artık sadece pişmanlıklar, matem ve yanaklara sel gibi boşalan gözyaşları kalıyor. Ve sen, görünmeyen sevgili...
Gözlerimin ufkundan uzaklaştın ve seni yüreğime bağlayan tüm bağları kopardın. Söyle, hiç değilse geçmişteki aşkımızdan hiçbir iz kaldı mı sende?
“…insan çukurun en dibindedir, tutkuların tutkusunun, dehşetin dehşetinin ötesindedir, çukurun en dibindedir, nihayet bütün yokuşların, alçalan yolların, yükselen yolların en aşağı noktasındadır ve özgürdür sonunda, bir an için özgürdür. Sonunda hiçlik.''