Aklına Nana’nın söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağıyordu. Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti. Başınıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.
Şu masal çocukların ağzındadır. Bessus adında biri, bir serçe yuvasını hiç yüreği sızlamadan bozup yavruları öldürmüş, bundan ötürü kendisine çatanlara :
Haklıydım, demiş. Çünkü bu serçe yavruları durmadan beni babamı öldürmekle suçluyorlardı haksız yere.
Bu baba katili o güne dek bilinmeden, kuşku uyandırmadan kalmış, ama vicdanının öc alıcı cadalozları cezayı çekecek olanın kendisine suçunu açıklattırmıştır.