"Nesneleri "insanbiçimselleştirmek" , yani onlardan canlı kişilermiş gibi söz etmek, onları insanlar için kullanılan deyimlerle anlatmak insanların eski alışkanlığıdır. Kimileri böylece nesneyi kendimize daha yakın, dolayısıyla daha anlaşılır kıldığımızı savunur, kimileri de gerçeği saptırdığımızı söyleyerek karşı çıkar bu tutuma."
"Tanrıbilimsel bir kanı uğruna ölmek bir insan için yaşamını en kötü biçimde kullanmaktır; ama yazınsal bir kanı uğruna ölmek! Böylesi olanaksız görünüyordu."
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Kesinlikle ilk sıraları hak ediyor. Kitabı okurken kızgınlık, mutluluk, hüzün ve birçok duyguyu yaşayabiliyorsunuz. Bir an evvel sonu gelsin istiyorsunuz.
Konusuna gelince; Afganistan da doğmuş, çocukluklarını beraber geçirmiş Emir ve Hasan' ın hayatı anlatılıyor. Afganistan da insanların gerçekten mutlu olduğu, barışın olduğu yıllarda maddi durumu ve statüsü iyi olanların ayrıcalıklarının olduğu, buna rağmen halkının büyük çoğunluğunun sefalet çektiği yıllar, dostluk, sadakat, ihanet, sırlar, vefa, kısacası her şeyi bulacağınız konular tüm açıklığı ve akıcılığıyla anlatılmış. Tek kelimeyle MÜKEMMEL.