9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Şermin Yaşar ile İlber Ortaylı'nın ortak yazdığı bu eseri ilk gördüğümde çok heyecanlandım ve hemen temin ettim. Okudukça kendimi Topkapı Sarayı'nın bahçesinde çınar ağacının tepesinden şamaroğlanı izliyormuşum gibi hissettim. Çınar ağacına ağlaya ağlaya sarılışını, Lalasının peşinden koşuşunu, saray yıkılacak korkusuyla tüm saray ahalisiyle konuşmalarını, şehzadeyle hasbahçede çiçeklerin arasında dolanışını, padişahı tanımadan sitem edişini, büyüyüşünü, kınalı serçe olma yolundaki tüm aşamalarını... Bir çocuk kitabından çok daha fazlasını yaşatıyor bize 2 usta yazar. İlber Ortaylı'nın Osmanlı'ya, dönemin şartlarına dair açtığı bilgi pencereleri okurken öğrenmeyi ve daha çok öğrenme isteğini sağlıyor. Kitabı okudukça İlber Ortaylı'nın dünyamızdan göç ettiği gerçeği sıklıkla kalbime ok gibi saplandı. Fakat bize böyle güzel eserler bıraktığı için içimde çok büyük minnet oluştu. Her yaştan insanın okuması ve daha nice insana okuması için hediye etmesi, evlatlarına okutarak uzun uzun sohbet etmesi gereken bir eser...
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,766 okunma
İbrahim Tenekeci - Tüfeksiz Hareketler Kitabı İncelemesi
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:55
İbrahim Tenekeci’nin Tüfeksiz hareketler kitabında yazarın çeşitli dönemlerde kaleme aldığı yazılardan oluşan bir deneme kitabıdır. Kitabı ilk açtığımda bana ilginç bir çağrışımında yaptığını fark ettim. Çünkü Kitabın adı “ Tüfeksiz Hareketler” olması kafamda soru işaretler yer bıraktı. Ama kitabı biraz okuyunca neden böyle bir isim bıraktığını da net bir dille zaten öğrendim. Kitabın ismi, İbrahim Tenekeci’nin velhasıl kemal aslında yazarın bu dünyaya karşı silahsız ama bilinçli davranılmasını öğütler. Tenekeci bu kitapta yüksek sesle konuşan, öfkeyle saldıran bir yazar değildir ki zaten İbrahim Tenekeci hayatı boyunca yüksek sesle hitap eden bir yazar değil, kendi halinde kitaplarıyla uğraşan bir isimdir çok sosyal medya kullanmayan bir isimdir. İbrahim Tenekeci, insana edebiyatı, hayatı ve zamanı sakin bir dil ile sorgulatan bir isimdir. Kitabı boyunca okur, büyük olaylardan çok, küçük ayrıntıların peşine düşen bir yazar ile karşılaşır. Eserin en dikkat yanı ise bence, Günlük hayatın içinden hareketle derin düşüncelere ulaşabilmesidir. Bir serçe, bir taş bir çiçek veyahut sıradan bir insanın hikâyesi. İbrahim Tenekeci’nin kaleminden anlam kazanan unsurlara dönüşür. Yazar modern hayatın hızına karşı yavaşlığı ve gürültüsüne karşı sadeliğini savunur. Bu nedenle bu kitap sadece bir deneme kitabı değildir. Aynı zamanda bir hayat kitabıdır. Kitabın en dikkat çekici bir diğer yanı ise, modernleşmeye yönelik eleştirilerdir. Yazar, teknoloji ya da yeniliyi bütün olarak reddetmez; Ancak insanı, insandan uzak tutan her şeye karşı mesafelidir. Tenekeci’ye göre kalabalıklar çoğalmış, fakat insanlar birbirinden uzaklaşmıştır. Bilgi artmış, fakat hikmet ise azalmıştır. İşte kitap boyunca hissedilen temel mantık da budur. Dil bakımından “ Tüfeksiz Hareketler” Tenekeci’nin
1000Kitap
Tüfeksiz Hareketlerİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 2018964 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2026 26. kitabı
Topkapı sarayında yaşan şamaroğlanın hikayesi. Kitaba, anlatıma bayıldım. Bir dönemi sıradan bir çocuk karakter gözünden okumak güzeldi. Hem bilgilendim, hem eğlendim, sesli okuyarak yeğenlerimi de eğlendirdim. Tavsiye ederim mutlaka okuyun.
Kınalı Serçeİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20251,766 okunma
10/10
··
Beğendi
Merhaba kitap dostlarım ​Bugün sizlere canım yazarım Mehsa'nın, MİH serisinden sonra hayran kaldığım bir başka serisinin ilk kitabı olan Firuze: Kehribar Ateşi ile geldim. ​Mehsa'nın kalemiyle tanışanlar beni çok iyi anlayacaktır. Her kitabında okuru bambaşka dünyalara götüren, karakterlerini yalnızca yazmakla kalmayıp adeta yaşatan bir kaleme sahip. MİH serisini nasıl büyük bir hayranlıkla okuduysam, Firuze ve Ezra'nın hikâyesi de daha ilk kitaptan kalbimde kendine çok özel bir yer edindi. ​Firuze: Kehribar Ateşi yalnızca bir aşk hikâyesi değil; aşiretlerin gölgesinde büyüyen düşmanlıkların, geçmişten gelen sırların, bedellerin ve kaderle sınanan bir sevdanın hikâyesi. ​Karakterler ve Omuzlarındaki Yükler ​Firuze: Güçlü, mücadeleci, ayakta kalmayı bilen bir kadın. Ancak hayatı boyunca çevresindeki insanların yaptığı hataların bedelini ödemek zorunda kalmış. Özellikle de babası Faysal Koçak'ın... Ahhh be Faysal... Kitap boyunca en çok öfkelendiğim karakterlerden biri oldu. Attığı neredeyse her adımın sonu Firuze'ye zarar verdi. Verdiği kararlar da vermediği kararlar da dönüp dolaşıp kızının hayatını daha da zorlaştırdı. Bir baba olarak koruması gerekirken yaşananların yükünü Firuze'nin omuzlarına bıraktı. Bu yüzden okurken ona kızdığım çok fazla sahne oldu. ​Ezra: Ah Ezra... Sanırım uzun zamandır bir erkek karakteri bu kadar severek okumamıştım. Firuze'ye her "İki gözüm" deyişi kalbime işledi. Yıllarca vazgeçmeyen, sevdiği kadını korumak için her şeyi göze alan, sabırla bekleyen ve sevgisini her fırsatta hissettiren bir adamdı. ​Detaylardaki İnce İşçilik ve Unutulmaz Sahneler ​Beni en çok etkileyen detaylardan biri mücevherler oldu. Ezra'nın büyük emek vererek hazırladığı mücevher koleksiyonunu ilk olarak Firuze'ye hediye etmesi, taşların işlenişindeki Helenistik
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202642 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:06
Kitabı okurken aklıma John Fowles'in kitaplarından birisindeki bir tespiti geldi. Amerikalı yazarların Hollywood tarzı, süslü anlatımlarına dair eleştiride bulunuyordu. Konu müthiş, anlatım harika, kurgu muhteşem, bilimsel veriler akla yatkın, mantık hatası ben hiç görmedim. Teoloji ile bilim kurgunun harmanlanmış hali. Başlangıçta bir an bir dakika yazar beni nereye götürüyor dedim. Ama sonra anladım gelinen yeri. Konunun akışını, olayların nereye varacağını bir taraftan merak ederken Tanrı kavramına dair teolojik ve felsefi tartışma içinde buldum kendimi. Teolojik tartışma bilindik argümanlarla sınırlı. Ama olayların akışı ile birlikte değerlendirildiğinde çok çarpıcı. Baştaki konuya dönersem. Amerikan yazarlar böyle konuları bulmakta kurgusal olay akışı ile etkileyici bir şekilde sunmakta çok iyiler ama aşırı süslü Amerikanvari anlatım ile tüketilecek ve unutulup gidecek tarzda yazmaları dikkat çekici. Bunu bir İspanyol, Portekiz ya da Fransız yazar yazsa, nasıl olurdu diye sordum kendime. Bir İngiliz ise asla yazamazdı böyle bir şeyi bence. Ama işte böyle kitaplar da Amerikan yazarlardan çıkıyor genelde. Kitabı kütüphanemize kazandıran bilge kitap kurduna geçmiş olsun dileklerim ile birlikte sonsuz teşekkürler.
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003370 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 11. kitabı
Özetini çıkarsam birkaç cümlede biter. Neredeyse hiçbir şey anlamadığım bir hikaye, nasıl bu kadar canımı acıtabilir? Okurken, ne anlatıyor bu adam ya da ben niye olayı takip edemiyorum diye çok düşündüm ama, bir yerden sonrası düşüncelerimi susturdu. Bitirdikten sonra duvar ve bana bakışmak kaldı.
Mehmet’i Sakatlayan Serçe ParmağıGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2021805 okunma