Yeniden...
Ama sonra sabah oluyor, sabah olunca uzanıp karavanın küçük penceresini açıyor, içeri dolan ne müspet ne menfi esintiyle yüzümü hayata dönmeye gayret ediyor, yattığım yerde gözlerimi kapatıp yumurtasını kıran serçe yavrularını hayal ediyordum. Buradan başlayabilirim diyordum kendi­me, cılız bir gaganın uzanıp yırttığı zardan, çatlattığı ka­buktan başlayabilirim.
Alıntı
Yoruldum. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.
Reklam
Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
Dışarı çıkınca tetikleyiciler ve kaygı ataklarım…
"Yaşam çok güzel Mamud," dedi, savunmasız, masum bir sesle; "Yaşam çok korkunç aynı zamanda... İstasyonda bir adam küçük, dört yaşlarındaki çocuğunu dövüyordu. Çocuklar çarpık, insanlık dışı davranışlarla biçimlendiriliyor. Herkes kendi kafasına göre çocuk yetiştiriyor. Çocukların yanında sigara, ot, esrar içen anne babaları biliyorum. Trenin penceresine çarpıp çakıllara düştü bir serçe bugün."
Bütün insanlar gibi...
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine Atlayıp gidiyorum.
Sayfa 43 - Can yayınları·Kitabı okuyor
Benim hiç evim olmadı. Bir ev nasıl bir şeydir bilmem..
Reklam
Reklam