Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
Dışarı çıkınca tetikleyiciler ve kaygı ataklarım…
"Yaşam çok güzel Mamud," dedi, savunmasız, masum bir sesle; "Yaşam çok korkunç aynı zamanda... İstasyonda bir adam küçük, dört yaşlarındaki çocuğunu dövüyordu. Çocuklar çarpık, insanlık dışı davranışlarla biçimlendiriliyor. Herkes kendi kafasına göre çocuk yetiştiriyor. Çocukların yanında sigara, ot, esrar içen anne babaları biliyorum. Trenin penceresine çarpıp çakıllara düştü bir serçe bugün."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bütün insanlar gibi...
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine Atlayıp gidiyorum.
Sayfa 43 - Can yayınları·Kitabı okuyor
Benim hiç evim olmadı. Bir ev nasıl bir şeydir bilmem..
KENDİNE HOŞ GELDİN ALINTI 21
Bence sevdiğin kadar falan da sevilmezsin. Her zaman çabalayan, fedakârlık yapan, seven ve uğraşan sen olursun. O ne yapar? Hiçbir şey. O kadar şey yaparsın, karşılığını aldığın şey sadece koca bir hiçtir. Sen onun için serçe kadar küçük kalbine, gökyüzü kadar duygu sığdırırsın. O bunun değerini asla bilmez. İnsan diyorum, sevdiği kadar sevilmez.
Sayfa 101 - İndigo Yayınevi
Alıntı
6.BÖLÜM COFFEY YEŞİL YOLDA 8
"Yorgunum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yorgunum. Yanımda duracak, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi veya nedenini söyleyecek bir dostum olmamasından yorgunum. İnsanların birbirine kötü davranmasından yorgunum. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan yorgunum. Çok fazla acı var. Adeta kafamın içinde parçalanan cam kırıkları gibi."
Sayfa 366 - John Coffey·Kitabı okudu
Alıntı