sena

sena
@sercekuss
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
"...Çelebi'nin serveti, nakit para ve ticari eşyadan değil, esas itibarı ile kıymetli ev eşyası (çiniler gümüş eşya), kitaplar..." Çalışma odasını çepeçevre çeviren, tavana kadar uzanan kitap raflarına bakıyor. Özenle ciltlenmiş kitaplarına, gümüş, antika eşyalarına... Çelebi'den farkı yok. Terekesinde kitaplar, kitaplar, kitaplar. Belki de "hakikat aşkı" idi onu avutan. Tırnak içinde görüyor bu tabiri. Önemsiyor galiba. Hakikat ama niçin kalbinde hâlâ çok büyük bir boşluk.
Sayfa 52
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nihân kıldı gözlerin bana kapılarını Oysa ben gözlerinden varırdım yüreğine Her bakışın bir damla âb-ı zindegân idi Hicranlı her gülüşün bin yıllık figân idi İçime, soluşundan sonra koyu renklerin Birer şîrpençe gibi düştü gözbebeklerin Feryadıma gök bile bîgane değil şimdi Tuğyanım yollarını süsleyen sebil şimdi Söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin Gözlerinde mi mehtâb; mehtâbın mı gözlerin
Sayfa 34
Şiir
ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim çünkü yarın quizim var hizliresim.com/G3P8Qs
Kadına şiddet ve fuhşiyat hususunda
Bu hususta açık konuşmak lazım. Ortada kadına karşı ciddi bir şiddet enflasyonu var ve kışkırtılmış erkek egosuna dayanıyor. Bu kışkırtma ruhu çekilmiş Batıcı bir toplumda, İslam edep ve ahlakından tecrid edilmiş aile yapısında, alkol ve fuhuş kıskacında kaybolmuş fertte zuhur etmektedir. Sadece erkeğin kadına değil aynı zamanda kadının erkeğe, çocuğa ve yaşlıya şiddeti söz konusudur. Medya şuurlara alternatif verircesine sürekli şiddet haberlerini gündemde tutmakta, birtakım müeyyideler “kadını ve erkeği birbirine karşı kışkırtarak” her iki cinsi çaresizleştirmekte ve kitlesel ajitasyon ile de şiddet kaçınılmaz olmaktadır. Nasıl ve kime karşı gerçekleşirse gerçekleşsin şiddetin hiçbir masum gerekçesi olamaz. Ancak bir mevzunun izahı için analiz gerekir ki bizim yaptığımız da budur. Diğer taraftan fuhuş mevzusu. Bugün fuhuş denilince ne hikmetse hemen akla kadın gelir ve onun üzerinden yorumlar yapılır yahut ahlak dersi verilmeye kalkışılır. Oysa fuhuşun asıl müsebbibi ve yürütücüsü erkektir. Kadın ticareti yapan, kadın fuhşiyatına talip olan, porno yahut benzeri şehvet endüstrisi ürünlerini tüketen ve çoğunlukla da üreten erkektir. Hatta öyle ki gay, homoseksüel, transseksüel şeklinde kendi bedenini cinsel nesne haline getirip şehvet pazarına süren yine erkektir. Bugün erkek, kadınların vücudunu bir müddet satın almak için çırpınmaktadır. Yine aynı erkek cemiyet sahasını inşa ve ihya etmesi gerekirken bundan kaçınıp kendi eşini “iffetlilik” adına evine mahkûm etmektedir. Oysa yapması gereken cemiyeti temizlemekti. Batı bugün kadını nesneleştirmiş, markalaştırmış, bazen tecavüz kurbanı bazen “sex işçisi” profilinde her yaştan ve cinsten insanın erişimine/ulaşımına açmıştır. Bunu yaparken de kadını güçlendirme, kadın hakları, kadına şiddet gibi temaları kullanmaktan
Sayfa 33 - Ercan Çifci
Hakîkî Bir Yolculuk
“Başlangıçta insan, iplerle yukarıya bağlıydı. Bilgi, varlık ve saadet bu iplerin varlığı ile vücut buluyordu. Bir zaman sonra bu ipler insanlara ağır gelmeye başladı. Çünkü insanın yürüyüşüne engel oluyordu. İnsanlar, onlardan kurtulmak istedi. Lakin onları kesmeye korktular ve ortaya cellatlar çıktı. Beden uzuvlarındaki, baş üzerindeki ipleri kesen cellatlar kalp üzerindeki incecik ipi kesemediler; onu yok sayıp fark edilmez bir renge boyadılar. Özgürce hareket etmeye başlayan insanoğlu belli bir vakit sonra bir şey fark etti; yeryüzü bir bataklıktı aslında. Engel olduğu vehmedilen ipler aslında birer koruyucuydu. Özgürlük sanılan durumsa bir vahamet.”
Sayfa 16