Bu hususta açık konuşmak lazım. Ortada kadına karşı ciddi bir şiddet enflasyonu var ve kışkırtılmış erkek egosuna dayanıyor. Bu kışkırtma ruhu çekilmiş Batıcı bir toplumda, İslam edep ve ahlakından tecrid edilmiş aile yapısında, alkol ve fuhuş kıskacında kaybolmuş fertte zuhur etmektedir. Sadece erkeğin kadına değil aynı zamanda kadının erkeğe, çocuğa ve yaşlıya şiddeti söz konusudur. Medya şuurlara alternatif verircesine sürekli şiddet haberlerini gündemde tutmakta, birtakım müeyyideler “kadını ve erkeği birbirine karşı kışkırtarak” her iki cinsi çaresizleştirmekte ve kitlesel ajitasyon ile de şiddet kaçınılmaz olmaktadır. Nasıl ve kime karşı gerçekleşirse gerçekleşsin şiddetin hiçbir masum gerekçesi olamaz. Ancak bir mevzunun izahı için analiz gerekir ki bizim yaptığımız da budur. Diğer taraftan fuhuş mevzusu. Bugün fuhuş denilince ne hikmetse hemen akla kadın gelir ve onun üzerinden yorumlar yapılır yahut ahlak dersi verilmeye kalkışılır. Oysa fuhuşun asıl müsebbibi ve yürütücüsü erkektir. Kadın ticareti yapan, kadın fuhşiyatına talip olan, porno yahut benzeri şehvet endüstrisi ürünlerini tüketen ve çoğunlukla da üreten erkektir. Hatta öyle ki gay, homoseksüel, transseksüel şeklinde kendi bedenini cinsel nesne haline getirip şehvet pazarına süren yine erkektir. Bugün erkek, kadınların vücudunu bir müddet satın almak için çırpınmaktadır. Yine aynı erkek cemiyet sahasını inşa ve ihya etmesi gerekirken bundan kaçınıp kendi eşini “iffetlilik” adına evine mahkûm etmektedir. Oysa yapması gereken cemiyeti temizlemekti. Batı bugün kadını nesneleştirmiş, markalaştırmış, bazen tecavüz kurbanı bazen “sex işçisi” profilinde her yaştan ve cinsten insanın erişimine/ulaşımına açmıştır. Bunu yaparken de kadını güçlendirme, kadın hakları, kadına şiddet gibi temaları kullanmaktan