sena

sena
@sercekuss
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
artık bu yerlere sığamıyorum.
Daha dokunmadan kurudu irem çöllere bir türlü yağamıyorum yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası biraz şehir hülyası bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine beni de götür artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri sarardı tiryaki menekşeleri sonbaharın tozlu kafeslerinde sevgi turnaları yakalıyorum turnalar gidiyor; ben kalıyorum avareyim, asudeyim, yorgunum bilmiyorum neden sana vurgunum Erzurum garında banklar üstünde uyku tutmuyor karanlıkları yitik düşlerimi kovalıyorum gölgeler gidiyor; ben kalıyorum. Binbir türlü kokuyorsa yaylalar siyah gözlerine beni de götür baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum. Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini kaptanları sorgulayan
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
:D
Biz de diyoruz ki: Oy verme altı kazığa, Muhtaç olursun azığa!..
Sayfa 80 - TEDEV
Seni kitabın en güzel cümlesi ilan ediyorum
Başında böyle bir liderle düzen değiştirmeye kalkan Halk Partisi, acaba hangi düzeni değiştirecek? Bu düzen altı okun üzerine kurulmuş, kendi düzenleridir, kendi kendilerini inkâr edeceklerse, kendi düzenlerini değiştireceklerse o başka, biz onların düzenlerine karışmayız!
Sayfa 79 - TEDEV
Kardeşlerim; Halk Partisi'nin bu millete yaptığını müstemlekeciler müstemleke halkına yapmamışlardır! Şurası acı bir hakikattir ki, Milli Mücadele'de zafer kazanıldıktan, binlerce şehit vatan uğuruna, din uğruna, hilâl istiklâl uğruna, kara topraklara kefensiz gömüldükten sonra, Halk Partisi tarafından bu ruha ihanet edilmiş, büyük iman cephelerinin sesi susturulmuştur. Paris sokaklarında yetişenler, hukukubeşer beyannamesini ezbere bilenler, lâiklik ve inkılâpçılık perdesi arkasında, yoksul Anadolu halkının imanını, vicdanını, hak ve hukukunu pervasızca çiğnediler. İklimlere ve kıt'alara hükmeden ecdadımızı, şurada burada, Halkevleri'nde türlü kılıklara sokarak tahkir ve tezyif ettiler. Bizi mazimizden, bizi kökümüzden, bizi bizden ayrıldılar. Ne kadar batırdılarsa, o kadar "kurtardık", ne kadar yıktılarsa o kadar "yaptık", ne kadar öldürdülerse o kadar "yarattık" dediler.
Sayfa 77 - TEDEV