Serdar Çörekçioğlu

Eski Ahit'ten alıntı...
Siyasi siyonizm tarafından Eski Ahitin kabileci, milliyetçi ve ırkçı okunuşu, Eski Ahitte yer alan Mika'nın şu uyarı ve beddualarını duymayı reddeder: Adaletten nefret eden ve doğruları çarpıtan ey Yakup oğullarının önderleri  ve İsrail halkının yöneticileri, beni çok iyi dinleyin: Siyon'u kan dökerek ve Kudüs'ü cinayet işleyerek kurmaktasınız!... Siyon bir tarla gibi sürülecek sizin yüzünüzden ve bir moloz yığınına dönecek Kudüs! Mika 3/9-12
Sayfa 100 - TİMAŞ·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Boyun eğme...
Peki bu, tarihin her döneminde, güçlülere ve “oldubittiler'e akıntıya kapılmış köpek leşi gibi” boyun eğilmesi ve teslim olunması gerekir mi demek? Asla! Bir zulmün süresi, onun haklılığını gerektirmez. Polonya'nın Avrupa haritasından bir buçuk asır boyunca (1764-1914) silinmesi, bu ülkeyi tarihen ölmeye götürmedi ve diriliş ancak halkının yabancı baskıya baş eğmez itirazı sayesinde mümkün oldu. Bugün de yarım asırdan fazladır binlerce yaldan beri yaşayıp çalıştığı yurdu elinden alınmış, yuvasından kovulmuş veya kendi öz vatanında yabancı gibi yaşamaya mahküm edilmiş Filistin halkı için aynı şey söz konusudur. Onun direnişi soyut veya uzak bir “tarihi hak” iddiası da değildir. Tam aksine hayatının bizzat köklerine karşı yapılan sürekli bir saldırıya, hayati ve dizginlenemez bir ret, bir itirazdır.
Sayfa 71 - TİMAŞ·Kitabı okudu
Tarih
İsrail tarihi masalı!
İsrail devletinin okullarında okutulan Filistin tarihj tam bir kalpazanlık eseridir. Ne var ki Katolik din bilgisinde veya Protestan “Pazar Okulu”nda öğretilen “kutsal tarih” de, sırf Eski Ahit metinlerinin bir okumasıyla yetinildiği ve Eski Doğu'nun gerçek tarihine hiç başvurulmadığı için, istemeden de olsa, siyasi siyonizmin propagandasına âlet oluyor ve o dersler dünyadaki milyonlarca Hıristiyanı bir masalı kabul etmeye yönlendiriyor, hem Filistin halkı, hem de dünya barışı için öldürücü nitelikteki bir mitolojiyi gerçek olarak görmeye hazırlıyor. Çünkü siyasi siyonizm açısından bu mitoloji, toprak taleplerini, ilhakları ve saldırıları haklı göstermeye ve meşrulaştırmaya yarıyor.
Sayfa 50 - TİMAŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
Tarih
Kral Süleyman yahudi kabul edilmeyecek...
“ Şu çok dikkat çekici noktayı hatırlatmakta yarar var: Şimdiki İsrail devletinin temel kanunları gereği, İsrail'de sadece Yahudi bir anneden doğan veya Musevilik dinine giren kimse Yahudi kabul edildiğine göre, Kral Süleyman Yahudi kabul edilmeyecek ve “ülkeye dönüş kanunu”ndan yararlanamayacaktır! Zira birincisi, annesi Yahudi değil, Hitit'tir, ikincisi de dini bütün hiçbir haham; Mısırlı, Edomili, Moabili, Sürlu, vb. cariyelerinin ilâhları için Kudüs'te mabetler yaptıran bir adamın (Kral Süleyman'ın) Yahudiliğe girme hakkını kabul etmeye yetkili değildir! Kenanlı bir anneden doğan Saul (Tâlüt) ve (ileride göreceğimiz gibi) büyük ninesi Rut, Moabi olan Kral Davut için de aynı durum söz konusudur! Dip not.
Sayfa 47 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Manevi yaralarımız...
BİRİNCİ NÜKTE Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyüb'den daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalp ve ruhumuza yaralar açar. Hazret-i Eyyüb aleyhisselâmın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini tehdit ediyordu. Bizim manevî yaralarımız, pek uzun olan hayat-ı ebediyemizi tehdit ediyor. O münâcat-ı Eyyübiyeye, o Hazretten bin defa daha ziyade muhtacız. Lemalar
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Risale-i Nur
Reklam