İslâm ülkelerinin üstünden batılıların ve batıcıların baskısı kalktıkça, halkta örtük ve gizli bir şekilde yaşayan inançlar açığa çıkıyor. İnanç duygusu uyanıyor. Akademik planla inanç planı arasında köprü ödevini ideolojik plan yazarları görüyor. Anlaşılıyor ki, yıkıcı düşünceler ve aksiyonlar, halkın derinliğine inememiş, yüzeyde kalmıştır. Din sevgisi ve bağlılığı, baskı altında, insan ruhunun en derin tabakalarına çekilmiş duruyor. Baskı kalktıkça, her insanda ve toplumda dışa ve yüzeye doğru yükseliyor.