Serdar Çörekçioğlu

9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
16 günde okudu
·
2021 48. kitabı
Roger Garaudy
8.7/10 · 1.145 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Homo İspanüs inkarı...
Bu kafadır ki bir İspanyol «Oryantalistine» şu sözleri söyletmektedir : «İspanyol adamı («homo ispanüs» diyor ona...) İslâma karşı verilmiş birkaç yüzyılık savaşın eseridir...» Sanki İslâm kültürü, İspanyol kültürünü meydana getiren en önemli katmanlardan biri değil de bir yabancıymış gibi... Sanki Kurtuba Müslüman üniversitesinin yüzyıllar boyu saçtığı ışık ve Granada Elhamra'sının san'atı hiç yokmuş gibi... Bir başkası İspanya'nın bütün müslüman san'atını Romalılara ve Vizigot'lara bağlamaktadır: «El hamra nedir? diyor. Bu sarayın mimari prensipleri İberya yarımadasına Roma ve Bizans'tan gelmiştir... Büyük Kurtuba camii; güzelliğine diyecek yok fakat önce Aryüs kâfirliğinden esinlendiği kesin...» Bir başkası ise İslâm san'atında Sâsâni İran'ının mirasından başka birşey görememektedir. Bu hüzünlü sıralamayı daha pek çok uzatmak mümkündür. Her ne şekilde olursa Batılı bu san'ata " hayran olsa dahi işin aslı onun Arab-İslâm vasfını yok saymaktadır. Bilhassa bir din olarak İslâmın evrensel uygarlığa getirdiği değerleri görmemezlikten gelmektedir.
Sayfa 166 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
İslam
Descartes
Batı felsefesinin bir başka «garip» icadı da varlığa karşı olan «süje»dir. Bu süje çok fakir ve çok yıkılmıştır. Descartes, «Ben düşünen bir şeyden başka birşey değilim» düşüncesi ile iyice pekiştirerek «Düşünüyorum o halde varım»ı ortaya atmıştır. Kim neyi düşünüyor? «Sayılara vurabileceğim bu çokluğu ayrıca çeşitli bölümlere ayırabilirim ve bölümlerin her birini ayrı bir değer tanıyabilirim, hepsinin bir başka yüzü, bir başka durumu ve bir başka hareketi olabilir...»  şeklinde düşünen Descartes, dünyanın matematik bir iskeletini çizerken aynı zamanda «üstünlük» ve «yönetme» iddiasından başka amaç taşımayan bir hayali de resmettiğini farketmemektedir.
Sayfa 133 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
İlim ile din...
İslâm'ın kilit taşı «Tevhid» ilim ile dini birbirinden ayırmayı reddeder. Tabiatta yer alan herşey Allah'ın varlığının bir «işaretidir». Tabiatı tanıma, çalışma gibi bir ibadet şeklidir. Tanrıya yaklaşmanın bir yoludur. Kur'an ve «hadis» bilimsel araştırmayı teşvik etmekten asla geri durmaz, bu gaye uğruna müslüman olmayanlara da başvurulması gerektiğini devamlı bildirirler.
Sayfa 100 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
İslam
İmân, bizim naçiz parçamızın, kaynak olan Birliğe ve Tanrısal hürriyete birbirinden ayrılmaz şekilde tekrar kaynayışıdır. İmân aynı zamanda, en sonunda ahenkli bir evrensel toplum yaratan Kanun'a katılmadır. Zira: «İnsanlar tek bir ümmetten başka birşey değildiler sonra ihtilaf ettiler.» (Yunus, 19 ve Bakara, 213) .
Sayfa 67 - Pınar Yayınları·Kitabı okudu
İslam