Düşüncesinin alevi gözlerinde tutuşmuştu. Masaya yumruğunu indirirken sesi de duvarlarda yankılandı; birkaç masa arkada kâğıt oynayanlar dahi irkildiler.
- Söylemediklerine saygımız sonsuz; fakat söylediklerine kesinlikle iştirak edemeyeceğiz. Batı'daki hangi insan. lık, hangi ışık, hangi uygarlıktan söz ediyorsun! Batı taassuptur; güçlü olduğu zaman kendisinden başka kimseye hayat hakkı vermez. İspanya'da kurulan İslâm uygarlığını ne yaptılar? Amerika'nın yerlileri ne oldu? İnka, Aztek medeniyetlerinin yerlerinde yeller esmiyor mu? Bugünkü mazlum milletler onların sömürgeciliğinin acılarını çekmiyorlar mı? Afrika'yı onlar bu duruma getirmediler mi? Batı kan emicidir; insanlık düşmanıdır. Nerede servet varsa, orayı talan edip, ülkelerine taşıdılar. Bu servetle endüstrilerini kurdular. Onu da sömürge aracı olarak kullanıyorlar. Başka ne yaptılar?
Le Monde Hasan'ın rengi değişti.
- Bütün fikirlerin, ilimlerin kaynağı Batı'dır. Yazarlar, mütefekkirler, mucitler, kâşifler hep oradan çıkmıştır. Bugün elektrik, uçak, röntgen, sayısız ilaçlar hayatımıza girmişse, Batı'nın sayesinde girmiştir. Bir insanın kuduracağını bilmesinin ne feci bir şey olduğunu düşünebiliyor musun? Pasteur olmasaydı, bu dram hâlâ devam ediyordu.
Yüzünün hatları keskinleşen ve tunç sertliğine kavuşan Hilmi Oflaz'ın her halinden heyecanını güçlükle zaptettiği anlaşılıyordu.
- Bilakis, Batı'daki bütün fikirlerin, ilimlerin temeli Doğu'dadır. İbni Sinâ, Farabi, Birüni, Harezmi ve benzeri beyinler yetişmeseydi, Batı domuz ahırında küflenirdi. Pasteur olmasaydı, kuduza çare çoktan bulunurdu. Çiçek aşısını Akşemseddin buldu; onu niçin söylemiyorsun? Daha az mı önemli?
Le Monde Hasan, yardım dilercesine Mükrimin Halil'e döndü.