Hayat savaştır. Ölümden korkanlar yaşamasın. Bayraklar, nasıl kanlandıkça bayrak oluyorsa, toprak nasıl kanla sulandıkça vatan haline geliyorsa, toplumlar da ölmesini bildikleri nisbette millettirler. Ölümden ancak hayvan ve hayvanlaşmış insan kaçar. Ölümlerin en güzeli ise, yurt ve şeref uğrunda ölümdür. İçimizi sızlatan şehitlerimiz aynı zamanda övüncümüz ve sevincimizdir de…
Sayfa 145 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Nakledilir ki Aristoteles'e, "Allah'tan başkasına 'Melik' demek doğru mudur?" Diye soruldu Aristo şöyle dedi: "Kendisine ilim, adalet, cömertlik ve hilim sıfatları olan kimse çıplak bile olsa lider olabilir. Çünkü hükümdarın liderlirliği, Allah'ın yeryüzündeki gölgesidir. Adalet, Basiret, güzel ve temiz ahlak, aklın ve ilmin ziyadeliği, asil bir şeref ve liderlik ruhu olan birisine hükmdar da denilir Sultan da!"
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1. Anadolu’da Yeni Kudretin Teşekkülü
Gerçekten Bizans’ın çökmesi ve Türkmenlerin hayatiyet içinde bulunmaları, küçük Osmanlı Beyliği’ne parlak bir istikbal hazırlamakta idi. İslam’ın gaza ruhu Bizans’ın karşısında ve Osmanlı Hanedanı etrafında toplanıyordu. “Bursa İslam Cihadı ve Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresinin” merkezi oluyor; Türk alim, şeyh ve dervişleri, Türkmen babaları Osmanlı gazileri ile orada yeni bir kudret ve hayatiyeti yaratıyordlardı. Fevkalade mahir denizci ve imanlı gaziler olan Aydın Oğulları Adalar Denizi’ni ve sahillerini çalkaladıkları bir zamanda Osmanlı gazileri, 1356’da, bir sal ile, sessizce Çanakkale Boğazı’nı geçiyor ve Rumeli’ye ayak basıyorlardı. Bu geçiş çok mütevazı başlamakla beraber şiddetli Haçlı mukabelerine maruz kalmış; fakat çok yüksek bir kudrete üstün vasıflara sahip olan Osmanlılar Haçlıları, 1363’de Edirne civarında Sırpsındığı, 1389’da Kosova ve 1395’de Niğbolu’da imha etmiştir. Böylece bu gazi devlet Rumeli’de kuvvetle yerleşmiş ve ondan sonra Anadolu’da yayılma ve ilhaklarla genişlemiş, Niğbolu’ya kadar uzanmıştır. Fr. Grnard’ın ifadesiyle “Niğbolu Zaferi, Hristiyan Avrupa’nın Müslüman Türklere mağlubiyetini tescil etmiş ve bundan sonra da artık Türk ilerleyişini durdurmak mümkün olamamıştır. Bu kudret ve fetihler Osmanlılarda eski Türk Cihan hakimiyeti mefkuresini canlandırmış ve gerçekte bir aşiretten “Cihangirane bir devlet” çıkmıştır. Genç ve dinç Osmanlı Devleti’nin kahraman sultanı Yıldırım Bayezid Niğbolu’da esir aldığı Fransız ve Alman Şovalyelerini serbest bırakırken onlara : “Bir daha benim aleyhimde silah kullanmamak için yaptığınız yemini size iade ediyor; sizi silahlarınızı elinize almağa ve bütün Hristiyanları bize karşı toplamağa davet ediyorum. Bu suretle bana yeni zaferler, şan ve şeref kazandracaksınız.” İfadelerini de zarif bir istizahda
Ötüken, İstanbul, 2008, Osman Turan, dipnot :14 Grandeur ry decadence de l’Asie, s. 62, 15Hammer, Devlet-i Osmaniye Tarihi, trc. Mehmet Ata 1, s.288·Kitabı okuyor
Tarih
Zarafet yüzeysel bir şey değil, insanın yaşamına ve işine şeref katmak için başvurduğu bir yöntemdir.
Müslümanlığımıza Sıkı Bir Tokat !
■ Bu savaşta onların elinde bulundurduğu vurucu güç bizim elimizde yok. Onların Yahudiliği var bizim İslam'ımız yok ! Onlar ellerinde Tevrat'la giriyor savaşa, biz Kur'anı terk ediyoruz. Onlar Musa'nın adıyla çağırıyorlar, biz Muhammed'in adıyla çağırmıyoruz. Onlar tapınak diyor biz Aksa diyemiyoruz! Onlar Cumartesiye hürmet ediyor biz Cuma'ya hürmet göstermiyoruz. Onların gözünde din şeref bizde ise suç !
Sayfa 243·Kitabı okudu
Alıntı
“Elbiseni yeniyken, şerefini gençken koru.”