berna

berna
@serendipitynel
baktığın gördüğün anlamına gelmez.
münih
1997
11 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı

berna

, bir kitap okudu
4/10
·260 syf.·
2026 1. kitabı
Jean-Paul Sartre
7.7/10 · 28bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
Öncelikle Dostoyevski’ye teşekkürlerimi sunuyorum, çünkü bu kitabı 60 sayfada bitirmiş. Böyle bir hikâye rahatlıkla gereksiz uzatılabilirdi. İsme gelince, okumadan önce ben “beyaz geceler”i karlı geceler sanıyordum. Meğer öyle değilmiş. Aslında gecelerin tam kararmadığı, olduğundan daha aydınlık göründüğü nadir zamanlar demekmiş. Çok da uygun çünkü başkahraman, yani hayalperestimizin yaşadığı şey de aynı şekilde çok nadir ve özel. Yalnız bir adamın, gözünde çok güzel olan bir kadınla kısa bir süreliğine de olsa bir yakınlık kurması üzerine bir hikâye bu. Tatlı mı tatlı, hüzünlü mü hüzünlü. En çok da şu soruyu sorduruyor insana: Bazen aşk sandığımız şey aslında sadece yalnızlığımızı bastırmak olabilir mi?
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
Sıkıcı
3/10
·368 syf.··
2025 5. kitabı
Bu kitabı okumak tam anlamıyla bir eziyetti. Kitap gereksiz yere uzatılmış, aynı cümleler defalarca tekrarlanıyor, sanki yazar takılmış plak gibi aynı şeyleri döndürüp duruyor. Acayip sıkıcı ve aynı zamanda sinir bozucu. “Büyük” son öyle sönük ve etkisizdi ki. Karakterlerin bu “büyük gerçeği” keşfetme şekli de bir o kadar basit ve tembelce yazılmış. Ne bir gerilim var, ne bir şaşkınlık, ne de merak uyandıran bir çözülme. Bu kadar uzun uzun atmosfer kurmaya çalışan bir kitap, finalde hiçbir şey sunamıyor.
Ölüler KonuşamazDilara Keskin · Ephesus Yayınları · 20228bin okunma
Felsefe, terapi ve insan ruhuna dair zekice bir yolculuk
10/10
·416 syf.··
2025 4. kitabı
Sanırım ilk defa bir kitap için muhteşem kelimesini kullanıyorum… ama bu kitap kesinlikle hak ediyor. Nietzsche Ağladığında, baştan sona zihne hitap eden, akıcı ve etkileyici bir okuma deneyimi sundu bana. Hikâye o kadar içine çekiyor ki, kendinizi Breuer ve Nietzsche’nin yanında oturup terapi seanslarına katılıyormuş gibi hissediyorsunuz. Ve insan gerçekten Nietzsche için üzülüyor, onun iyileşmesini, o ağır fikir yükünden kurtulup özgürce yaşamasını istiyor. Breuer’ın doktordan hastaya, Nietzsche’nin de hastadan adeta terapiste dönüşmesi çok zekice kurgulanmıştı. İkisi arasındaki ilişkinin yavaş yavaş şekillenmesini izlemek gerçekten çok keyifliydi. Freud’un hikâyeye dâhil olması ise ayrı bir tat kattı. Kendi alanlarında bilinen bu isimlerin bir romanda bir araya gelmesi bana çok büyüleyici geldi. Kitap öyle büyük dramatik olaylar barındırmasa da oldukça sürükleyici. Sürekli düşünmeye zorluyor, karakterlerin fikir çatışmalarını takip etmek bile başlı başına bir zihin egzersizi gibi. Bu arada, Breuer’ın kendini hipnotize etmesi kesinlikle beklemediğim bir hamleydi! Kitabın sonundaki yazar notu da çok yerinde olmuş. Breuer ile Nietzsche gerçekte hiç karşılaşmamış olsa da, romandaki diyalogları ve ilişkileri o kadar gerçekçi ve samimiydi ki, bu bilgi kitabı daha da etkileyici hale getirdi. Felsefe, psikoloji ve iyi yazılmış karakter ilişkilerini seven herkese tavsiye ederim. Gerçekten çok özel bir roman.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma