“Bazı cümleler çok güzel.”
Sevdiğim bir şiir. Sanki bilmediğim bir zamana ait masal gibi. Bol yıldızlı bir göğü seyrediyormuşum gibi...
youtube.com/watch?v=ZNLA4ED...
Demişler ki:
“Cihanda cennet'ül me’va muvâfık yâr’ı hem-demdir.”
Yani yalan dünyada cennet dediğin şey kalbiyle, aklıyla,derdiyle,hissiyle,müktesebâtıyla, üslubuyla kişinin kendisine denk ve benzeyen insanlarla bir arada olmasıdır.
İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz ama. Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım. Eşyayı kaldırınca kımıldamadan durduklarını görürsünüz. Söylediklerim bir defterin yaprakları arasına kıvrılmıştır. Sayfaları açtıkça onları göreceğimi sanıyorum ama anlıyorum ki asıl söylediğim şeylerdir altına gizlendiğim. Fark edilmesinden korktuklarımı kapadığım eşyalar oluyor anlattıklarım. YaşamakCahit Zarifoğlu
Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının
eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla
dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim.
Öyle bir tüketmek ki,
sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni Şükrü Erbaş
Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. Koşullarım beni
oluşturdu ben acılarımı buldum. Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, va-
rolmaya, 'dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
Şükrü Erbaş