niyazi

niyazi
@serhatld
kitaplardan edindiğim izlenimleri, notlarımı, incelemelerimi ve düşüncelerimi burada paylaşıyorum. okuduğum her eser fikirlerime yön vermeyebilir, paylaştığım her yazı da görüşlerimi yansıtmayabilir.
Makine Mühendisi
Lisans
14 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Anadolu Beylikleri ve Devleti Aliyye
Puan vermedi·639 syf.·
2024 62. kitabı
Türk Tarih Kurumu'nun klasikleşmiş bu eseri, Osmanlı'nın kuruluşundan İstanbul'un fethine kadar olan dönemi ele alıyor. İlk olarak şunu belirtmeliyim: Bu eser, popüler tarih kitaplarından çok farklı. Uzunçarşılı Hoca'nın titiz akademik yaklaşımı, her sayfada kendini gösteriyor. Dipnotlar, arşiv belgeleri ve kroniklere yapılan atıflar, eserin bilimsel değerini ortaya koyuyor. Sahip olduğum eser, 1988 yılı basılmış olan 1.Cilt-5.Baskıdır. "Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu meselesi, tarihin en çetin problemlerinden biridir." Bu cümleyle başlayan kuruluş bahsi, aslında kitabın metodolojisini de özetliyor. Yazar, her meseleyi şüpheci bir akademisyen gözüyle ele alıyor, efsaneleri bir kenara bırakıp belgelerin peşine düşüyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Uzunçarşılı'nın olayları anlatırken kullandığı dengeli üslup. Ne övgüde aşırıya kaçıyor ne de yergiyi elden bırakıyor. Örneğin, Yıldırım Bayezid dönemini anlatırken: "Bayezid'in süratli hareketleri ve ani kararları, devletin genişlemesinde faydalı olduğu kadar, bazı meselelerde de aceleciliği yüzünden zararlı neticeler vermiştir." Bu tür dengeli değerlendirmeler, kitabı propaganda eserlerinden ayırıyor ve bilimsel değerini artırıyor. Özellikle dikkatimi çeken bölümler: Osmanlı Beyliği'nin kuruluş teorileri, Gaza ve uç beyliği kavramlarının detaylı analizi, Erken dönem Osmanlı kurumlarının oluşumu, Balkanlardaki fetih siyaseti, Ankara Savaşı ve sonrasındaki fetret devri analizi. # Notlarım arasında da şu detaylar var: Birinci el kaynaklara dayanması,
Tarih
Osmanlı Tarihi - I. Ciltİsmail Hakkı Uzunçarşılı · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2011146 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rabıta
Puan vermedi·611 syf.·
2024 136. kitabı
Uğur Mumcu ismini duyduğunuzda aklınıza ilk gelen şey ne oluyor? Cesur gazetecilik? Titiz araştırmalar? Toplumsal yaralara parmak basan kalem? İşte "Rabıta", Mumcu'nun tüm bu özelliklerini bir potada erittiği, okuyucuyu derinden sarsan bir başyapıt. Kitap, adını, Suudi Arabistan merkezli bir örgüt olan "Rabıta-i Âlem-i İslâmî"den alıyor. Ancak "Rabıta", sadece bu örgütün analizinden ibaret değil. Kitap, Türkiye'deki laiklik ilkesinin örselenişini, din istismarını ve karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seren bir belge niteliğinde. Peki, "Rabıta"yı bu kadar özel kılan ne? Öncelikle, Mumcu'nun kalemindeki sarsıcı gerçeklik. Kitapta yer alan her bilgi, resmi belgelerle destekleniyor. Mumcu, iddialarını havada bırakmıyor, okuyucuyu ikna etmek için elindeki tüm verileri kullanıyor. İkinci olarak, kitabın sürükleyici anlatımı. Karmaşık konular bile akıcı bir dille ele alınıyor. Belge analizleri, tarihsel arka plan bilgileri ve çarpıcı anekdotlar ustaca harmanlanarak okuyucunun dikkatini her daim canlı tutuyor.
Alıntı
RabıtaUğur Mumcu · UM:AG Araştımacı Gazetecilik Vakfı · 2020543 okunma
Türk demokrasisi
Puan vermedi·480 syf.·
2024 42. kitabı
Ahmed Feroz'un "Demokrasi Sürecinde Türkiye" adlı kitabı, Türkiye'nin siyasi tarihine dair derinlemesine bir inceleme sunar. Kitap, Türkiye'de demokrasinin gelişim sürecini ele alırken, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Cumhuriyet'e geçişin dinamiklerini ve bu süreçte yaşanan zorlukları detaylandırır. #### Türkiye'de Demokrasi ve Tarihsel Arka Plan Ahmed Feroz, kitabında Türkiye'nin demokrasiye geçiş sürecini tarihsel bir perspektifle ele alıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde başlayan modernleşme çabalarının, Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte nasıl bir demokratik dönüşüme evrildiğini tartışıyor. Burada, Feroz'un şu sözleri oldukça dikkat çekici: "Osmanlı'nın son döneminde başlayan reform hareketleri, aslında Cumhuriyet'in demokratik temellerini oluşturdu." Bu ifade, modernleşme çabalarının sürekliliğini ve Cumhuriyet'in bu mirası nasıl devraldığını vurguluyor. #### Çok Partili Hayata Geçiş Kitapta, Türkiye'nin çok partili hayata geçiş süreci de ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor. Feroz, bu dönemi değerlendirirken, özellikle Demokrat Parti'nin yükselişini ve bu dönemde yaşanan siyasi değişimleri analiz ediyor. Yazarın şu tespiti oldukça önemlidir: "Demokrat Parti'nin iktidara gelişi, Türkiye'de demokrasi anlayışının genişlemesine katkıda bulunmuş, ancak aynı zamanda yeni sorunları da beraberinde getirmiştir." Bu noktada, Türkiye'nin demokrasi yolculuğunda yaşadığı iniş çıkışlar ve bu sürecin karmaşıklığı gözler önüne seriliyor. #### Askeri Müdahaleler ve Demokrasi Feroz'un kitabında, Türkiye'deki askeri müdahalelerin demokrasi üzerindeki etkileri de kapsamlı bir şekilde inceleniyor. Yazar, askeri darbelerin Türkiye'de demokrasinin kesintiye uğramasına neden olduğunu ve bu müdahalelerin uzun vadede siyasi kültürü nasıl şekillendirdiğini tartışıyor. Feroz'un şu
Alıntı
Demokrasi Sürecinde TürkiyeFeroz Ahmad · Hil Yayınları · 201591 okunma
Sorun-Kimlik-Çözüm
Puan vermedi
Yusuf Akçura'nın "Üç Tarz-ı Siyaset" adlı eseri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yazılmış ve Türk siyasi düşüncesine yön veren önemli bir çalışmadır. Akçura, bu kitapta Osmanlı Devleti'nin geleceği için üç farklı siyasi stratejiyi tartışır: Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük. #### Osmanlıcılık Akçura, Osmanlıcılığı, tüm Osmanlı milletlerini bir arada tutmayı amaçlayan bir ideoloji olarak tanımlar. Ancak, bu stratejinin imparatorluğun çok uluslu yapısı nedeniyle başarısızlığa mahkûm olduğunu belirtir. Kitapta bu konuyla ilgili şu önemli noktaya değinir: "Osmanlıcılık, farklı etnik grupların eşitliği üzerine kurulu bir sistem önerse de, pratikte bu grupların bağımsızlık arzularını bastıramamıştır." #### İslamcılık İslamcılık, imparatorluğun Müslüman nüfusunu birleştirmeyi amaçlayan bir diğer stratejidir. Akçura, bu yaklaşımın özellikle Müslüman olmayan unsurlar üzerinde etkisiz kaldığını ve bu nedenle sınırlı bir başarı sağlayabileceğini savunur. Şu alıntı, bu görüşü destekler niteliktedir: "İslamcılık, Müslümanlar arasında bir birlik yaratabilir, ancak bu birlik imparatorluğun bütünlüğünü korumak için yeterli değildir." #### Türkçülük Türkçülük, Akçura'nın en çok üzerinde durduğu ve savunduğu stratejidir. Ona göre, Türkçülük hem kültürel hem de siyasi bir hareket olarak, Osmanlı Devleti'nin modernleşme sürecinde en etkin yol olabilir. Akçura, Türkçülüğün önemini şu şekilde vurgular: "Türkçülük, yalnızca bir kültürel hareket değil, aynı zamanda siyasi bir zorunluluktur. Türk milletinin kendi kimliğini bulması ve bu kimlik üzerinden güçlenmesi gerekmektedir." "Üç Tarz-ı Siyaset", yazıldığı dönemde büyük yankı uyandırmış ve Türk milliyetçiliği düşüncesinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Akçura'nın eserindeki analizler ve öneriler, sadece
Üç Tarzı SiyasetYusuf Akçura · Ötüken Neşriyat · 20182,905 okunma
Neden Geri Kalmışlık?
Puan vermedi·476 syf.·
2024 61. kitabı
GİRİŞ "Yeni üretim tekniği... eski toplumun tutarlı düzenini yıkarak kişileri güvensizliğe ve yalnızlığa mahkum etmiştir." "Zorlama etkeninin yarattığı bu iki ana tepki başka olumsuz gelişmelere kaynaklık etmiş ve aile birliğinin bozulmasından açlığa kadar uzanan bir çürüme bütün toplumu kaplamıştır." "Geri kalmışlığın bir model çerçevesindeki genel açıklamasını Eski Denge toplumundan hareketle yapmaya çalıştık. Eski Denge, toplumdaki çeşitli etkenler arasında yüzyılların sağladığı bir uyumdur." GERİ KALMIŞLIĞIN OLUŞMASI "Avrupa sanayi ihtilaline başlarken Geri Kalmış Türkiye'nin iyi niyetli devleti, zenginlerden de kıymetli madenleri toplamak için, 'kadın ziyneti ile altın ve gümüşlü silahtan maada altın ve gümüş eşyanın şer 'an haram olduğuna dair' Şeyh-ül İslam'dan şu fetvayı almakla meşgul." TEMELDEKİ BOZUKLUĞUN SONUÇLARI "Mesela, Edebiyatı Cedide mektebi, Garba kargı sanat sahasındaki manevi kapitülasyonumuzun sadık bir ifadesi değil midir? Aynı testriniyeti fikir hayatımızın bütün tecellilerinde müşahede edebiliriz." "Nitekim iktisat ilmi de memleketimize Garbın liberal kanallarından akmıştır. Sanayi emtiasına ve müterakim sermayesine pazar arayan memleketlerde yetişen serbest rekabet, şahsi teşebbüs, serbest mübadele vs. gibi siyaset prensipleri Darülfünunumuzda bile ebedi iktisat nazariyeleri ve idealleri halinde uluorta tamim olundu." "İşte, Türkiye bir ziraat memleketidir ve bir ziraat memleketi kalmalıdır düsturu da böyle, iktisadiyatımızın inkişaf imkanlarını ve zaruretlerini hiç hesaba katmadan yabancı telkinlerin tesiriyle kabulleniverdiğimiz aykırı bir fikir unsurudur." BATI VE BATILAŞMAK NEDİR? "Batılaşma, getirdiği sosyo-ekonomik özelliklerin doğal bir sonucu olarak paralı zümrelerce benimsenmiş ve onların kazanç imkanlarını genişleterek
1000Kitap
Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihiİsmail Cem · İş Bankası Kültür Yayınları · 2008648 okunma