Uğur Mumcu ismini duyduğunuzda aklınıza ilk gelen şey ne oluyor? Cesur gazetecilik? Titiz araştırmalar? Toplumsal yaralara parmak basan kalem? İşte "Rabıta", Mumcu'nun tüm bu özelliklerini bir potada erittiği, okuyucuyu derinden sarsan bir başyapıt.
Kitap, adını, Suudi Arabistan merkezli bir örgüt olan "Rabıta-i Âlem-i İslâmî"den alıyor. Ancak "Rabıta", sadece bu örgütün analizinden ibaret değil. Kitap, Türkiye'deki laiklik ilkesinin örselenişini, din istismarını ve karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seren bir belge niteliğinde.
Peki, "Rabıta"yı bu kadar özel kılan ne?
Öncelikle, Mumcu'nun kalemindeki sarsıcı gerçeklik. Kitapta yer alan her bilgi, resmi belgelerle destekleniyor. Mumcu, iddialarını havada bırakmıyor, okuyucuyu ikna etmek için elindeki tüm verileri kullanıyor.
İkinci olarak, kitabın sürükleyici anlatımı. Karmaşık konular bile akıcı bir dille ele alınıyor. Belge analizleri, tarihsel arka plan bilgileri ve çarpıcı anekdotlar ustaca harmanlanarak okuyucunun dikkatini her daim canlı tutuyor.