10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
"27 Mayıs 1960 İhtilalinden az önce, o zamanlar iktidarda bulunan Demokrat Parti’nin Türkiye’yi şeriat felaketine sürükleyen tutumu nedeniyle öğrencilerine, "Bu ülkede artık Anayasa Hukuku öğretimi yapılamaz!” diyerek derslerini kesti." Hocam tehlikeyi önceden görmüş ve ona göre tavır almıştır. Sıra diğer kitaplarında...
Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabıİlhan Arsel · Kaynak Yayınları · 2011219 okunma
Duvarlarının Gerisine Gizlenen Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·430 syf.··
2026 1. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:32
Öncelikle ilk söylemek istediğim şey bu kitabı mutlaka ama mutlaka şeriat destekçilerinin feminizm karşıtlarının ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmeyenlerin okuması gerektiğidir. Kitabı okudukça farkettiğim şey Türkiye'nin ve Afganistan'ın aynı yıllardaki özgürlük ve refah farkını daha bilinci oluşmamış bir çocuğun bile anlayacağıdır. Ülkemizdeki kendi vatandaşlarımıza olan haksızlıkları sebebiyle verdikleri maddi manevi zarar yüzünden her türlü Arap ırkına ve mültecilere karşı bir önyargı duyuyordum. Bu kitap az da olsa onları anlamamı sağladı düşüncelerim bir tık daha değişti diyebilirim. Yaşadıkları şeyin ağırlığının haddi hesabı yok. Bu kitap her ne kadar önyargınız olursa olsun empati duygunuzun gelişmesini sağlıyor. Kitaptaki kadın erkek eşitsizliği, kadına şiddet sahneleri, çocuk gelin gibi çokca cahiliye hareketlerinin canımı sıkması dışında okurken keyif aldığım akıcı bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Bin Muhteşem Güneş Khaled Hosseini
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·440 syf.··
2026 12. kitabı
Piruze-Şam'da Bir Türk Gelini Sinan Akyüz -399 Sayfa Türk bir diplomat kızının Şam'a tayinleri çıktığında tanıştığı bir adama aşık olması, 5 yıl gibi bir süreden kocası tarafından aldatılması, dayak yemesi, toplumda kadın olduğu için değersiz oluşu, seriat ile yönetilen ülkelerde anneliğin zorluğunu anlatan; kurtulmak için mücadele eden genç bir kadının sürükleyici hikâyesi. Suriye' de günlük hayatı. Kadının ve erkeğin toplumdaki yerini ve güzel Cumhuriyetimizin kıymetinin en güzel anlaşılmak şeklini gösteren sürükleyici bir romandı
PiruzeSinan Akyüz · Alfa Yayınevi · 202013,2bin okunma
8/10
·423 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:08
Mâverdî –A‘lâmü’n-Nübüvve Gül suyu (mâü’l-verd) işiyle iştigal eden babasının mesleğine nispetle Mâverdî ismiyle meşhur olan Ebü’l-Hasen Alî b. Muhammed b. Habîb el-Basri 364/974 yılında Basra’da dünyaya gelmiş, Mu‘tezilî Ebü’l-Kāsım es-Saymerî’den (ö. 386/996) fıkıh tahsil ederek başladığı ilk öğreniminin ardından 398/1008’de Bağdat’a geçerek 450/1058 senesinde vefat edinceye kadar orada ikamet etmiştir. Bağdat’ta birbirinden farklı mezhep ve meşrepteki hocalardan tefsir, hadis, fıkıh, fıkıh usulü ve edebiyat gibi ilmî disiplinlerde tahsilini tamamlayan Mâverdî, ilim dünyasında fıkıh, siyaset ve ahlâk felsefesi alanındaki önemli çalışmaları ile tanınmıştır. Şâfiî, mezhebinde müctehid derecesine yükselmiştir. Kitabımız 423 sayfa olup Darun nefais yayınları tarafından Beyrutta yayınlanmıştır. Maverdi kitabın giriş kısmında , Allah’ın insana onu diğer canlılardan ayıran anlamaya sevk eden ifade yetisi ( nutuk) ve bilmeye götüren akıl gibi iki büyük nimet verdiğini söyler. İnsan bu nimetlerle şeriatı kavrar. Fakat itaat arzusunun uyanması ve isyandan alıkoyacak bir bilincin oluşması için peygamberlerin gönderilmesine ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Yazar kitabı da peygamberliğin ispatı ve ona dair kuşkuları gidermek için gereksiz delillendirmeye girmeden yazdığını ifade eder. Kitap iki kısımdan oluşmaktadır, ilk kısım Peygamberlik kurumunun genel olarak ispatı ve bunun delilleri, ikinci kısım Peygamberliğin kendi içindeki farklı kısımları ve hükümleri hakkındadır. Yazar, konu dağılımını bu şekilde kurgulamış olmakla birlikte, ele aldığı meseleleri toplamda yirmi bir başlık altında sistematik bir biçimde incelemiştir. Bunun yanı sıra, çalışmanın ikinci bölümünde yer verdiği peygamberliğin kısımları ve buna bağlı olarak ortaya çıkan farklı hükümlere ilişkin tartışmaları,
Alamün-Nübüvve - أعلام النبوةİmam Maverdi · Darü'n-Nefais · 19941 okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2026 5. kitabı
Akıl ile Ruhun Medeniyet Çatışması: Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu ​Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir Ramazan ayı boyunca teravihten sahura kadar uzanan sohbetlerinin derlenmesiyle oluşan bu eser, sadece bir felsefe okuması değil; Doğu ve Batı medeniyetlerinin köklerine inen keskin bir muhasebedir. Üstad, kendine has o ödün vermeyen, heybetli ve sanatkârane üslubuyla okuyucuyu önce Batı düşüncesinin dehlizlerinde gezdiriyor, ardından İslam tasavvufunun o dingin ve mutlak hakikat sarayına buyur ediyor. ​Kitabın merkezinde çok temel bir iddia var: Akıl, kendi sınırlarını ve acziyetini anladığı anda en mübarek vasıtaya dönüşür. ​Necip Fazıl, Batı tefekkürünü kronolojik bir sırayla ele alırken Sokrates, Platon, Kant, Hegel ve Nietzsche gibi dev isimlerin düşünce sistemlerini masaya yatırıyor. Onların akıl yoluyla hakikati arama çabalarını takdir etmekle birlikte, bu çabanın en nihayetinde nasıl bir duvara tosladığını ve insanlığı nasıl bir buhrana sürüklediğini gözler önüne seriyor. Batı felsefesi Üstad’a göre "bulduğu her şeyde hata etmesi mümkün bir arayış" iken; İslam tasavvufu "mutlak buluşun" kendisidir. ​Kitapta beni en çok etkileyen ve eserin omurgasını oluşturan kısım ise Şeriat ve Tasavvuf dengesi üzerine kurulan muazzam tahliller oldu. Üstad, günümüzde sıkça düşülen büyük bir hatayı, henüz kitabın başında bıçak gibi kesip atıyor: Şeriatı dışlayan bir tasavvuf anlayışının sapkınlık; tasavvufun ruhundan (yani lübbünden) yoksun bir Şeriat anlayışının ise kuru bir şekilcilik olduğunu vurguluyor. O meşhur benzetmesiyle; Şeriat bir füze rampasıdır ve insan ancak bu rampadan fırlatılarak sonsuzluğa (tasavvufa) kanat açabilir. Neden Okunmalı? Bu kitap, felsefeyi İslamî bir süzgeçten geçirerek okumak ve "Doğu-Batı" sentezini klişelerden uzak, dikey bir derinlikle
Batı Tefekkürü ve İslam TasavvufuNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 19992,152 okunma
Adaletsizlik
Puan vermedi·497 syf.··
2026 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:55
Savaşın hiçbir yüzü güzel değildir. Savaş kelimesi belki yetersiz kalıyor, düzeltiyorum; "Adaletsizliğin hiçbir yüzü güzel değildir". Çünkü savaş da kökünde adaletsizlikten gelir. Sovyetlerin işgali, mücahitlerin iç savaşı ve Taliban kadar Amerikan sömürgeciliği de adaletsizdi. Ama nedense yazara göre sonuncusu umut ve gerçekleşen hayallerden ibaretti! Neden adaletsizlik biliyor musunuz? Çünkü bu kitapta her şeyden çok adaletsizlik var. Olaylarda değil demek istediğim, yazarın gizli mesajlarında. On beş yıl boyunca kulübede yaşayıp ona ölçülü biçimde giyinmesi, başını kapatması gerektiği aşılmış bir kadın, kısa elbiseli, saçları açık ve elinde sigarasıyla kadınları gördüğünde onlara özenir mi yoksa onlardan tiksinir mi? Acaba yazar böylesi kadınları idol olarak tanımlamayı neden seçti? "Şeriat" Kanun ve yol demek, insanların hayatlarında ilkeleri çerçevesinde ilerleyeceği yol demek. İslam takip edeceğimiz yolu aydınlattığı gibi yoldaşlarımıza nasıl davranmamız gerektiğini de altını çizerek öğretiyor. Bir kızın şerefine geçip sorumluluktan kaçınmanın, bir kızı rızası olmadan evlendirmenin, bir kadına bebeği olmadığı için hayvan muamelesi yapmanın, bir kadını erkek çocuğu olmadığı için aşağılamanın ve bir evlattan erkek olmadığı için vazgeçmenin, Allah'ın kattında ve islam şeriatı çerçevesinde günahtır, zulümdür ve adaletsizdir. Bu kitapta islamın şeriatına uyacak tek adam Molla Feyzullah'tır. Ancak belki yazar onu değil, Raşit'i görmemizi istiyordur.
Bin Muhteşem Güneş (Cep boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017119,4bin okunma
Reklam
Reklam