Etrafım kitaplarla çevriliyken benden mutlusu yok.
"Pek atletik biri sayılmam. Spor niyetine kitap okuduğumu biliyorsun. Dünyanda böyle bir spor dalı varsa benden iyisini bulamazsın ama konu gerçek bir fiziksel aktiviteyse enerjimi sadece en sevdiğim serinin devamı çıktığında kitapçılardaki sıranın önüne depar atmaya saklıyorum."
Sayfa 221 - Nox·Kitabı okudu
İdeolojık politik bir eğlence ve pazarlama sektörü olan HolIywood ve benzeri sinemalarda “üçleme"nin tamamen ticari bir mantiğa sahip olduğunu söylemek dahi fazla. Üçleme Formatı, ticari olarak oldukça işlevsel bir Formattır. Başarılı (daha doğrusu popüler) bir ilk hikâye, ikinci ve üçüncü bölümler için beklenti yaratır. Böylece izleyici veya okuyucu kitlesi bir hikâyeye daha bağlı hâle gelir ve serinin devamı ticari başarıya sağlayabilir. Özellikle Fantastik veya bilim kurgu türlerinde üçlemeler, yazar veya yönetmene geniş bir dünya kurma imkânı, yapımcıya da büyük bir ticari başarı sağlar. İlk Film, anlatı evreni tanıtır; ikincisi, bu evrendeki karmaşık ilişkileri ve çatışmaları derinleştirir; üçüncü filmde ise ana tema ve karakterler üzerinden bir Final yapılır.
1000Kitap
Reklam
"Pek atletik biri sayılmam," diye hatırlattım, dövüşmeyi öğreneceğim fikrine gülmemek için kendimi zor tutarken. "Spor niyetine kitap okuduğumu biliyorsun. Dünyanda böyle bir spor dalı varsa benden iyisini bulamazsın ama konu gerçek bir fiziksel aktiviteyse enerjimi sadece en sevdiğim serinin devamı çıktığında kitapçılardaki sıranın önüne depar atmaya saklıyorum."
1000Kitap
JAMES BOND James Bond, Türk olsaydı... Şimdi orijinal MI6’da çalışıyor ya. Bunun Türkiye versiyonu ne? MİT. Bu, MİT’te çalışıyor diyelim. Adı ne olsun? Cengiz Bot. İngiltere’de bu nasıl anılıyor? Kod adı: 007 James Bond. Bizde öyle kısa sicil olmaz. Memleketi, vatandaşlık sicil numarası, kütük numarası, cilt numarası vb. olmalı. Adam sadece 007 James Bond diyor. Bizimkisi: “Cengiz Bot, Kağızman, cilt 11 sayfa 8, Hacı Türbek Mahallesi’ne kayıtlı, TC numarası 22070403292, dini İslam”. Durum bu. Peki, James Bond nereye takılıyor? Bar, beş yıldızlı lüks oteller vb. Bizimki bu maaş ve ortamda, en fazla Ulus’taki kaşık pavyonlarına ya da Sakarya’daki SSK Hanı’nda bulunan türkü barlarına takılabilir. Şimdi, orası gürültülü, karanlık. James Bond’un en havalı sahnesi nedir? Otelin barında, yanındaki yirmi beş yaşındaki afete dönüp “My name is Bond, James Bond” dediği sahne. Bizde nasıl olur bu sahne? Önce size kaşık pavyonunu anlatayım. Evinde oturan mutsuz ya da bekâr ne kadar abaza varsa gidiyorlar pavyona. Ellerine birer tahta kaşık veriliyor, tükenmezle isimlerini kaşığa yazıyorlar. Ortada bir sahne var, sahnede (olabilecek en teknik ve uygun kelimeyle anlatıyorum) iki karı oynuyor. Hanımlar, torbadan çekiyor iki kaşık. Kimin adı gelirse o kaşığı alıyor. Ankaralı Turgut’un “Çekirge oyniyaaamassın çekirgeeee” parçası eşliğinde beş dakika kaşıkları birbirine vurarak oynuyorlar. 50 çift erkek gözü de seni hayranlıkla izliyor. Yani ha Schönbrunn Sarayı’na ya da Orangery’de Viyana Filarmoni orkestrası konserine gitmişsin, ha buraya, aynı nezihlik. Şimdi çekildi kaşık, adın okundu. – Cengiz Boh. “Boh değil, Bot” dedin ama elektrosazdan duyulmadı. Aldın kaşıkları, hanımefendilerle karşılıklı oynarken Mustafa Sarıgül’ün sarı güvercinleri gibi guruldanarak dönüyorsun, bir ara karıya
Merhaba kitapseverler #Üçüncüdöngü#Anlayış#FarukUmutKüçüker#Şiir#okudumbitti#ozlemli_kitaplar#alıntı "Büyük insanlar fikirler, ortalama insanlar olaylar,küçük insanlar ise diğer insanlar hakkında tartışırlar." "Toplumcuk" insan varoluşunu tüm yönleriyle besleyen beden,sanat ve bilim eğitimini tüm bireylere aktarır ve bilginin yayılmasını amaç edinir." Yazarın Birinci Döngü "Arayış" ve İkinci Döngü "Uyanış" serinin devamı olan Üçüncü Döngü "Anlayış" eseriyle bizlere varoluş ' u anlamayı ve tanımamızı sağlıyor . Kitabımızın içeriğinde insanlar arası ilişkiler,insan içi dinamikler, astronomik, astrolojik, mitolojik,etimolojik, felsefik, psikolojik, psikoterapik, sosyolojik ve metafizik öğeler,bu öğelerin matematiksel, geometrik ve fiziksel açıdan bağlantılarını irdeleyerek bizlere anlatıyor. Bu türü sevenlere bir öneri olarak gelsin. Sağlıcakla, kitapla kalın . @elpisyayınları Aylin Sezersan
Bir sayborg olarak bildiğimiz ana karakter Cinder bir mekanik ustasıdır. Bir gün çalışırken dükkanına prensin gelmesiyle tüm hayatı değişecektir. Baloya gidecek mi , aylı kraliçe olan Levana 'nın planları ne... Kitabın sonu biraz tahmin ettiğim gibiydi ama devamını çok merak ediyorum ve serinin devami kesinlikle okunur.
Reklam