Tanrı doğayla bizim içimizde buluşur ve dün yarından farklıdır. İçinde bulunduğumuz an hareket halindeki sonsuzluk, göreceliğin meşru katmanıdır. Görecelik uyum arar, uyum ise sanattır. Yaşam sanatının temeli çevremizdeki yeni şartlara uyum sağlamaktır.
Kavga etmek ve suçlamak, kimi zaman bir yöne ya da diğerine doğru adım atmaya hazır olmadığımızda hem statükoyu korumak hem de statükoya başkaldırmak amacıyla kullandığımız bir yöntemdir.
"Insan var olmadan, gerçekten yaşamış olmaktan bahsedemez. Yaşama sanatını icra edemez. Takılır kalır yaşamda. Kapılar hep suratına kapanır. Çünkü çakma kimliğindedir, ilerleyemez, yol alamaz. Her birimiz benzersiz bir tasarımla kendimiz olmak için buradayız. Yaşam bizden çakma bir versiyonumuzu değil, gerçeğimizi ortaya koymamızı bekliyor."