Nedenini anlamadığım bir şekilde bu kitap tam 1 aydır elimde süründü. En sonunda dün gece kararlılıkla okuyup bitirdim. Romanı konu olarak Zülfü Livaneli’ninin “Son Ada”sına benzettim. Kitapta, uçakları vurulduğu için ıssız bir adaya düşen çocukların adada geçirdikleri yaşam ve zaman içindeki değişimleri anlatılıyor. İlk başlarda birlikte eğlenen, bir arada olan çocukların sonraları nasıl ayrıştığı ve birbirlerine düşman olduklarını görüyorsunuz. “İyi”, “kötü”, “akıllı” ve “zorba” gibi kavramlar, karakterler aracılığıyla temsil ediliyor. Her kötünün iyi tarafları ve her iyinin de kötü tarafları vardır. Bizi iyi veya kötü yapan şey ise bizde hangisinin ağır bastığıdır. Biz hep dışarıdaki canavarlardan korkarız fakat asıl tehlikeli olan canavar kendi içimizdedir.
Ben neden bir kalem memuruyum? Benim kalem memuru olmamı gerektiren nedenler neler? Ne malum bir kont ya da general olmadığım? Belki de yalnızca görünüş olarak bir kalem memuruyum? Belki de kim olduğumu neyin nesi olduğumu ben bile bilmiyorum?