Kitabı kapatırken verdiğim nefesle incelememi utanarak ele alıyorum çünkü; böyle bir roman bu kadar bekletilmemeliydi, o kadar kulaktan dolma gereksiz şeylerle yazara karşı bu kadar meraksızlık, ilgisizlik olmamalıydı...
Ben bir roman daha okumadım aşkı böylesine hissettiren, bu kadar derin bir roman okumadım...
Kitabın içine girmek istemiyorum, istiyorum ki herkes aşkın en derin halini Kemal ve Füsun'un sarsıcı hikayesiyle okusun... Aşkı ihtirasları, tutkusu, takıntıları ve deliliğiyle, aşka dair tüm yoğun duygularıyla ele alınan kitap müzesiyle de elle tutulur bir sekil de önümüze koyuluyor ve bize eşyaların ruhunu, aşkın ruhunu dibine kadar hissettiriyor...
Böylesi emeğin karşısında saygıyla eğiliyorum, anlayarak ve hissederek, önyargısız okurlara şiddetle tavsiye ediyorum.