Puan vermedi
Eylembilim'de tutunamayan, anlaşılamayan karakterimiz SERVER GÖZBUDAK. Matematik profesörü olan Server Gözbudak'ın vefatından sonra avukatı Dilâver Kalas, Server'in kendince yazmaya çalıştığı hatıratını düzenler ve okuyucuya sunar. Bu hatıratta ilk dikkatimi çeken Server'in iç hesaplaşması oldu. Eşi Süheyla Hanım tarafından bile anlaşılamamış, hislerini kendi içinde yaşamak zorunda kalan karakterimiz yazarak anlatmaya çalışmış kendini. Kendisinden bazen ben, bazen de üçüncü tekil şahıs olarak bahsetmiş. Yazmasının en büyük sebeplerinden biri de içine sürüklenmiş olduğu bir olaydır. Olay ülkede öğrenci çatışmaları olduğu dönemde geçiyor. Server Gözbudak'ın görev yaptığı üniversitede öğrenciler, çatışmalar sırasında öldürülen arkadaşlarını üniversitenin bahçesine defnetmek isterler. Bunun üzerine akademisyenler ve profesörler ortak toplantı kararı alırlar. Bu toplantıdan çıkacak kararı ve gelişecek olayları büyük bir heyecanla okudum. Öğrencilik yıllarında eylemci olan Server Gözbudak, toplantıda büyük bir rol oynamaktadır.
1000Kitap
EylembilimOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 20206,8bin okunma
10/10
·226 syf.··
2023 6. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 07:29
Mehmet Emin Sütçü’nün Server-i Enbiya adlı eseri, Hz. Muhammed’in hayatını, peygamberlik sürecini, yaşadığı zorlukları ve İslam’ın yayılışını sade ve akıcı bir dille anlatan bir siyer kitabıdır. Eserde Peygamber Efendimizin çocukluğundan başlayarak vahiy süreci, Mekke ve Medine dönemleri, savaşları, sahabelerle ilişkileri ve insanlığa örnek olan ahlakı ele alınır. Kitap, yalnızca tarihsel olayları aktarmakla kalmayıp; merhamet, sabır, adalet ve teslimiyet gibi manevi değerleri de ön plana çıkararak okuyucuya Hz. Muhammed’in örnek yaşamını daha yakından tanıtmayı amaçlar. 
Server-i EnbiyaMehmet Emin Sütçü · Semere Yayıncılık · 2022223 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·312 syf.··
2026 15. kitabı
zengin olmayı bırakın varlıklı olmaya bakın. varlıklı olmak ise karakteristiktir ve buna ulaşmaya giden yollarda kendinizi derinlemesine ölçümleyin diyen kitap. kitaptan bazı alıntılar: --- spoiler --- voltaire'nin şu gözlemini severim: "tarih hiçbir zaman tekrar etmez; insanlar ise her zaman kendini tekrar eder." bu gözlem parayla ilgili davranışımıza çok iyi uyuyor. eğitim ve ileri görüşlülük, düzeyi ne olursa olsun, hiçbir zaman belirsizlik ve korkunun gücünü gerçek anlamda yaşatamaz. amerikalıların piyango biletlerine harcadıkları para, film, video oyunları, müzik, spor etkinlikleri ve kitap harcamalarının toplamından daha fazla. peki piyango biletlerini kim alıyor? çoğunlukla yoksul insanlar. abd'de en alt gelir düzeyindeki haneler, piyango biletlerine ortalama 412 dolar harcıyor ve rakam en yüksek gelir grubundakilerin dört katı. amerikalıların yüzde 40'ı acil bir durumda 400 doları bir araya getiremiyor. başarı kötü bir öğretmendir. zeki insanların zihnini çekerek kaybetmeyeceklerini düşünmeye iter. modern kapitalizm iki şeyde uzmandır: server üretmek ve kıskançlık yaratmak. belki de bu ikisi el ele ilerliyor; emsallerimizin önüne geçme isteği, sıkı çalışmanın yakıtı olabilir. fakat "yeter" duygusu olmazsa, hayatın hiçbir eğlencesi kalmaz. dedikleri gibi mutluluk, aslında sadece sonuç, eksi beklentidir. müthiş sonuçlar elde etmek için müthiş bir güce sahip olmanız gerekmiyor. iyi yatırım, mutlaka iyi kararlar almaya bağlı değildir. işleri sürekli olarak berbat etmeme meselesidir. napolyon askeri dehayı, "etrafında herkes aklını kaybederken ortalama şeyler yapabilen kişi" olarak tanımlamış. yatırım da öyledir. peter lynch, zamanımızın en iyi yatırımcılarından birisidir; bir keresinde şöyle demişti: "bir işte harikaysanız, 10 defasından 6'sında haklı
Paranın PsikolojisiMorgan Housel · Scala Yayıncılık · 20212,741 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 1. kitabı
Birazda ülke gündemiyle yorumlayalım Aslında üzerine binlerce inceleme, akademik makale ve YouTube videosu çekilmiş bir eserden bahsederken "farklı ne diyebilirim?" diye düşünmek çok insani bir tereddüt. Ama bazen bir kitabı sadece okumak yetmez, onu bugün sokağa çıktığında gördüğün o amcanın öfkesinde, televizyondaki o "her şey çok yolunda" diyen sunucunun gülümsemesinde ya da marketteki etiketin her hafta değişmesinde hissetmen gerekir.Biraz da Yaşar Kemal ile karşılaştırdım ikiside usta eser sahipleri. İşte George Orwell’ın Hayvan Çiftliği, bizim için sadece bir İngiliz edebiyatı klasiği değil; adeta bu coğrafyanın "kullanım kılavuzu" gibi. Hadi gel, bu distopik "server"ın derinliklerine inelim: Bizim Çiftliğin "Admin" Kadrosu ve Karakter Haritası Kitabı bir karakter rehberiyle açmak harika bir fikir çünkü aslında her biri sokakta karşılaştığımız birer tipoloji. Senin listenin üzerine biraz "güncel Türkiye" sosu ekleyerek gidelim: Napoleon (Admin/Lider): Strateji uzmanı, "lore"u işine geldiği gibi değiştiren, her krizden güçlenerek çıkan o figür. Başta "eşitlik" dedi ama sonunda "bazıları daha eşittir" kuralını anayasaya ekledi. Türkiye perspektifinden bakınca; gücü merkezileştiren, yargıyı (köpekleri) elinde tutan ve her başarısızlığı bir "dış mihraka" bağlayan o sarsılmaz irade. Squealer (Algı Operasyonu Birimi): Eğer bugün birileri "aslında o zam değil, güncelleme" diyorsa, Squealer’ın ruhu şad oluyordur. Verileri eğip büken, domuzların yediği elmaların "zihinsel performans" için gerekli olduğuna kitleleri ikna eden o yancı. A Haber’den tut da sosyal medyadaki "trol" ordularına kadar geniş bir yelpazeyi temsil ediyor. Boxer (Cefakâr Halk): "Daha çok çalışacağım!" dedikçe sırtındaki yük artan, liyakat beklerken sadakatten başka sermayesi kalmayan
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Puan vermedi·300 syf.·
2026 17. kitabı
O'nu tanımak, Allah'ı tanımaktır. O'nu bilmek, Allah'ı bilmektir. Çünkü Rabbimiz kendisini nasıl tanımamız gerekiyorsa O'nun diliyle öyle tanıtmıştır kendini. Yirmi üç yıl boyunca ayet ayet nüzul eylemiş, nakış nakış işlemiştir O'nun gönlüne. O'nun hayatının her ânı ve her detayı bilinmelidir. Çünkü O, en güzel örnektir. "Le amruke" sözü ile üzerine yemin edilendir. Allah hiç kimsenin ömrüne yemin etmemişken yemin etmişse bir ömre, O ömür, uğruna ömürler verilmeye değendir. O şanlı peygamberini âlemlere rahmet olarak gönderen Allah'a hamdolsun. Server-i enbiya, hatemü'l enbiya, Allah'ın habibi ve Resulü Hz Muhammed Mustafa'ya denizlerin dalgaları, ağaçların yaprakları, göğün yıldızları adedince salât ve selâm olsun.
Allah'ın HabibiMehmet Emin Sütçü · Dua Yayıncılık · 2025160 okunma
Handan Kitap İncelemesi
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 14:01
Herkese Merhaba Handan kitabının incelemesini sizlerle paylaşıyorum. Keyifli okumalar diliyorum. Halide Edip Adıvar’ın 1912 yılında yayımlanan Handan adlı eseri, Türk edebiyatında kadın psikolojisini derinlemesine inceleyen ilk ve en önemli "psikolojik romanlardan" biri olarak kabul edilir. Mektup tarzında (mektup-roman) kaleme alınmış olması, karakterlerin iç dünyasını sansürsüz bir şekilde okuyucuya yansıtır. Romanın Özeti ve Konusu Roman, II. Abdülhamid döneminin baskıcı atmosferinde geçer ve ana karakter Handan’ın merkezinde olduğu bir aşk, sadakat ve toplumsal beklenti sarmalını anlatır. Handan; eğitimli, kültürlü, piyano çalan ve çevresindeki erkekleri etkileyen karizmatik bir kadındır. İlk aşkı olan Nazım, sosyalist fikirleri nedeniyle sürgüne gönderilmeden önce Handan'a evlenme teklif eder ancak Handan, onun otoriter ve sadece fikirlerine odaklı yapısından korkarak reddeder. Sonrasında kendisini aldatacağını bile bile Hüsnü Paşa ile evlenerek Avrupa’ya gider. Ancak bu mutsuz evlilik ve yaşadığı vicdan azabı (Nazım'ın intiharı sonrası), Handan’ı derin bir depresyona ve sonunda hafıza kaybına (menenjit/beyin humması) sürükler. Karakter Analizleri • Handan: Romanın kalbidir. Geleneksel kadın rollerine sığmayan, güçlü ama bir o kadar da duygusal boşlukta olan bir figürdür. Kendi seçimlerinin bedelini ağır ödeyen, "ideal kadın" ile "özgür ruhlu kadın" arasında sıkışmış bir trajediyi temsil eder. • Refik Cemal: Handan’ın akrabasıdır. Başlangıçta Handan’ı eleştirse de ona aşık olur. Handan’ın hastalığı sırasında ona bakarken duyduğu tutku, sadakat ve ahlak arasındaki çatışmayı simgeler. • Nazım: Handan’ın idealist, sert ve siyasi kimliğiyle ön planda olan ilk aşkıdır. Handan’ın reddi sonrası intihar etmesi, Handan’ın tüm hayatını etkileyen bir suçluluk duygusuna
Edebiyat
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma