Kütüphane katalogları çoğu zaman dışarıdan bakıldığında soğuk görünür.
Yazar adı, başlık, ISBN, yayın yılı, sayfa sayısı, konu başlıkları, sınıflama numarası, yer bilgisi, barkod, erişim durumu…
Fakat bağımsız yazar için bu soğuk görünen satırlar son derece anlamlıdır.
Çünkü katalog satırı şunu söyler:
Bu eser vardır.
Bu eserin yazarı vardır.
Bu eserin dili, yayıncısı, yılı, fiziksel varlığı ve bibliyografik kimliği vardır.
Bu eser aranabilir.
Bu eser bulunabilir.
Bu eser başka kayıtlarla ilişkilendirilebilir.
Edebiyat çoğu zaman ses, duygu ve anlamla var olur. Katalog ise düzen, veri ve sınıflandırmayla çalışır. Bir romanın bu iki dünyada aynı anda yer alması, onun yalnızca edebî değil, kurumsal bir varlığa da dönüşmesi demektir.
Şans ve Dans için önemli olan da budur. Romanın kader, tesadüf, hafıza ve insan seçimi üzerine kurulu edebî dünyası; kütüphane kataloglarında somut, izlenebilir ve doğrulanabilir bir bibliyografik kimlik kazanmıştır.