Şaşılacak şey! Zıdları birleştirmek Allaha mahsudtur (1). Şeytan:
— İnanmayın! dedi. Bu söz, mutasavvıfların icadıdır, Zıdları yaratan ve insanda onları birleştiren benim! Cinnetle hikmeti, kurnazlıkla hamakatı, saflıkla hayasızlığı, samimiyetle riyakârlığı benim kadar kimse bir araya getiremez ve bir kalıpta dökemez,
— Kimse onları tenkit etmedi mi?
— Öyle bir meydanda çıngırak çalıyorlardı kî, insanlar uzun bir rüyaya dalmış gibi ses seda çıkmıyordu.
Maskeyi anımsatan — onun gibi kımıltısız değil de hareketli— bir yüz, göze çarpmamak için ürkekçe çaba harcayan, o öteki şivenin yanısıra yabancı deyişleri de yineleyen bir ses: 'yarasın!’, ‘Ayaklarını çek oradan!’. ‘Bugün yine faraş ağzınla bir tahıl ambarı gibi süpürüyorsun herşeyi’, başkalarına öykünerek kalçalarını oynatması, ayak ayak üstüne atması. Tüm bunlar biri değil de, başka bir TİP olabilmek için: savaş öncesine uygun bir görüntüden savaş sonrasına uygun bir görüntüye, bir taşra dilberinden, UZUN , İNCE, KOYU SAÇLI gibi bir betimlemenin yeteceği bir büyük kent yaratığına dönüşebilmek uğruna.