Türkiye'de her şeye rağmen güzel şeyler oluyor. Yazar Ahmet Avcı'nın İnsan Postuna Bürünenler adlı kitabının, ülkemizin 100.yılına damga vurması gibi... Kim bilir belki yakın zamanda Türk edebiyatında ses getirecek ve yüz akı bir yapıt olacak bu anıt roman. Nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Kitabı yeni bitirdim. Benim için farklı bir okuma tecrübesi oldu. Sayfa sayısı bakımından oldukça hacimli olsa da kapak ve kâğıt kalitesi oldukça iyi bir kitap. Türk edebiyatında hacimli romanlar listesinde rahatlıkla ilk 10'a girebilir. Kitabın diline zamanla alışıyorsunuz. Herkesi kucaklayan bir konu çeşitliliğine sahip olduğunu söyleyebilirim. Orhan Pamuk, Oğuz Atay ve Ahmet Hamdi Tanpınar çizgisine yakın bir anlatım dili var. Bazı yerlerde postmodern anlatım teknikleri ağır bastığından okumak sabır gerektiriyor. Ancak yine de başarılı ve yenilikçi bir kurmaca evrene sahip. Postmodern polisiye tarzındaki bu romanda yazarın güçlü kalemi, dil yeteneği, edebiyat ustalığı her bölümde kendini hissettiriyor.
Hem " Ulysses" ile " Tutunamayanlar" okurlarının hem de "The Simpsons" ile "Leyla ile Mecnun" izleyicilerinin seveceği, tat alacağı tarzda bir kitap. İlk sayfasından son sayfasına kadar göndermelerle dolu olan bu romanı; polisiye ve modern klasikleri sevenlere, postmodern okumalar yapmaktan hoşlananlara öneririm. Uzun süredir bu nitelikte bir kitaba hasret kalmıştım. Bütün eski aşk hikâyelerinin ve tarihsel kahramanların, romandaki ana karakterlerin şahsında başarıyla bir araya toplanması ve polisiye kurgu içerisinde işlenmiş olması; kitabı son derece ilgi çekici bir niteliğe, sanatsal bir hazineye, nadide bir antikaya dönüştürüyor. Özellikle Eski Edebiyat (Divan Edebiyatı) geleneği ile Yeni Edebiyat (Çağdaş Türk Edebiyatı) tekniklerini bir araya getirip kaynaştırması yönüyle, kitabın gerek modern yaklaşımla gerekse millî