Selen

Selen
"En iyisi susmak, susamıyor da insan..." Leyla Erbil
Doktor
Yüksek Lisans
Zonguldak
Bartın
7 kütüphaneci puanı
144 okur puanı
Haziran 2015 tarihinde katıldı

Selen

, bir kitap okudu
9/10
·480 syf.··
11 günde okudu
·
2021 10. kitabı
John Fowles
8.4/10 · 3.036 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çağımızın sözde en büyük tasası zaman kıtlığıdır: Toplumlarımızdaki zeka ve paranın son derece büyük bir bölümünü işleri daha hızlı yapmak için harcamamızın nedeni, bilime ve bilgeliğe karşı duyduğumuz çıkar tanımaz sevgi değil, budur; insanoğlunun nihai amacı mükemmel bir insanlığa (ulaşmak) değil de şimşek olup çakmaya, ışık hızına ulaşmaktır adeta.
7/10
·331 syf.··
2021 9. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 14:58
Rougon- Macquart serisinin 3. kitabı Paris’in Karnı. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Paris sokaklarında dolaşıyoruz bu sefer. Manav, kasap, balıkçı, şarküteri... Paris esnafının gündelik hayatını, birbirleri ile ilişkilerini mercek altına alıyoruz. Yine diğer kitapları gibi dönemin politik olayları zemininde bunların halkın hayatına yansımaları, gündelik hayat içinde çok güzel harman yapılarak okuyucuya sunulmuş. Bir taraftan para hırsı, aşklar, entrikalar, bir taraftan hazırlıkları tam gaz devam eden halk isyanı... Kitabın ilk yarısında marul, domates, balık tasvirleri biraz bunaltmış olsa da yarısından sonra kitap akıp gitti, elimden bırakamadım. Okumayı düşünenlere kitabı da seriyi de tavsiye ederim
Paris'in KarnıEmile Zola · Payel Yayınevi · 200688 okunma

Selen

, bir kitap okudu
7/10
·331 syf.··
34 günde okudu
·
2021 9. kitabı
Emile Zola
7.9/10 · 88 okunma
Puan vermedi·118 syf.··
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2021 14:18
Pedro Paramo Juan Preciado, annesinin vasiyeti üzerine hiç tanımadığı babası Pedro Paramo’yu bulmak için Comala isimli bir kasabaya gider. Issız sokaklarda dolaşan, evlerdeki çatlakların arasından fısıldayan, mezarından konuşan ölüler. Gerçekle hayalin, geçmişle bugünün birbirine karıştığı, kimin canlı, kimin ölü olduğunun belli olmadığı bir hikaye. Juan, eser boyunca babasının acı çektirdiğin insanların yakarışlarını dinler. Babası, tahmin edilenin aksine kötülük temsili bir insandır, tüm hayatı boyunca da sayısız insana kötülüğü dokunmuştur. Arka planda 20. Yüzyıl başlarında Meksika’sının feodal yapısına, siyasi sorunlarına, halk ayaklanmalarına değinse de bence bu biraz geri planda kalmıştı. Yazarın, Pedro Paramo karakterinde hiç fikir beyan etmeden, yanlı cümleler kurmadan “kötülüğün” resmini çok iyi çizebildiğini düşünüyorum. Birkaç farklı karakter üzerinden baba-oğul ilişkilerini de ele almış. Babasının zorbalığının arkasına sığınarak her şeyi ve herkesi kendine hak gören Miguel, terk edilip aranıp sorulmamış olan Juan ve farklı annelere sahip olan, ama asla bir babaya sahip olamamış, kabul görmemiş birçok çocuk. Karakterin ölümü bile bu oğullardan birinin elinden olacaktır. Ve belki de beni en çok etkileyen yönü; bu kadar kötü olan bir insanın Susanna’ya olan sonsuz aşkı. Kalbi kötülük dolu olan insanların “güzel” sevebileceğini hiçbir zaman düşünmemişimdir. Bu fikrim hala değişmiş değil ama böyle bir karakter, fikrime inancımı bir parça da olsa sorgulamama neden oldu.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,281 okunma