"Setterhan, kahvehane mahallenin kalbidir. Kahve çalıştırmak da o kalbe kan devretmektir. Herkes kahveci olamaz çünkü sadece çay demleyip askı çevirmekle kahveci olunmaz. Bu işin edebi âdâbı, usulü erkânı vardır. Bu meslek yiğitlik, gözüpeklik, namuskârlık himayekârlık ister. Yeri gelir fukara babası, yeri gelir mahallenin kabadayısı olmak ister." .... "Ama unutma, arasında gezdiğin üzerine eğildiğin masalarda dilsiz, ağsız ve de kulaksız olacaksın. Kimsenin konuştuğunu ne duyacak ne de duyduğunu anlatacaksın. İyi çay demlemek, kallâvi kahve köpürtmek kadar kahveciliğin bir şartı da budur."
Sayfa 470·Kitabı okudu
“Ne Setterhan Zehra'yı gördü o esnada ne de Zehra Setterhan'ı. Hatırlamak ve tanımak kadar görmek de zaman işiydi besbelli. Onun da düğümü kaderde kilitliydi.“
Sayfa 489
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dinde evrim, aynı kaynak farklı tür
Piruz gülümsedi "Neden şaşırıyorsun Setterhan? Kimine İsa olarak görünür kimine Musa olarak, kimine Muhammed kimine zerdüşt olarak." Setterhan ciddileşmişti. "Kimine değil" dedi. "Tümüne Muhammed Mustafa olarak görünür." "Sallallahu aleyhi vesselem."i derin bir saygıyla ekledi. " Sonsöz mühürdür o." Piruz gülümsedi. "Tamam, tümüne." Ve devam etti. "Tanrı bütün alemlerin tanrısıdır ve bütün gerçek dinler aynı bir Allah'ındır. Gerektiği kadar geriye gidebilirsen bütün ırmakların aynı kaynaktan çıktığını, ortak bir mazide her şeyin Aynı ortak başlangıca bağlandığını görebilirsin. Ama bunu yani bütün ırmakların aynı kaynaktan çıktığını görebilmek için bir hayli yükselmek gerekir."
Sayfa 179·Kitabı okudu
Din
Farklı inanç, aynı felsefe
Pîroz konuştukça, Setterhan onun anlattıklarına hiç de yabancı olmadığını fark etti, hele de bütün hikayeyi özetleyen cümleyle başlayınca "Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. İnsana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir" Setterhan aklına nicedir takılan soruyu esirgemedi. "Peki" dedi. "Nasıl oluyor da ateşe tapıyorsunuz? Yani gerçeklerin bu kadar farkındayken." Piruz'un yüzünden bir incinmişlik ifadesi geçmedi ama "Bunu sormanı bekliyordum." dedi bembeyaz gömleğinin göğsünde esmer elini gezdirirken. "Soracağını bekliyor ama yine de sormamanı -sormayacağını değil- umut ediyordum." Durdu. Yutkundu. "Biz ateşe tapmayız Setterhan" dedi. "Sen bakma bize yapıştırılan bu yaftaya. Öyle zannedilir. Öyle gösterilir özellikle. Hem sen Kur'an'ı iyi okumuş olsaydın Hacc suresinin 17. ayetinde adımızın müşriklerden ayrı tutulduğunu fark ederdin. Kitabımız vardır, ehli kitabız biz."
Din
Hiç bulamamaktan daha acısı var biliyor musun Setterhan?Her kapıyı çalacaksın. Her defasında buldum sanacaksın ama hiç bulamayacaksın .
Sayfa 436 - timaş·Kitabı okudu
1000Kitap
“Sen de gel” diye tekrarladı ayrılık anında Setterhan, “Gecikme.” “Geleceğim.”