S.Z.

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·407 syf.·
2023 16. kitabı
*Simurg bir gece yarısı Çin ülkesinde göründü. *O ülkeye kanadından bir tüy düştü; bütün şehirler birbirine değdi.. * Herkes o tüyden başka çeşit bir nakış, bir resim elde etti. O nakışlardan birini gören, bir çeşit iş tuttu, bir çeşit işe girişti. *Kanadının tüyündeki o nakış görünmeseydi âlemde bu kavga, bu gürültü olmazdı. * Bütün eserler onun parlaklığından meydana geldi, bütün ışıklar kanadının bir tek tüyündeki nakıştan zuhur etti. Şimdi sizden her kim yol eriyse, hadi... yola koyulsun ve bu yola ayak bassın. Hüdhüd’ün bu davetiyle başladı kuşların yolculuğu. Çin semasından düşen o tüyü gördüklerinden beri hiçbirinin kararı kalmamıştı. Sazlığından koparılmış ney gibi ayrılığın derdinden inleyip durmadaydı bütün kuşlar. Hepsi o güzelliği aramaktaydı. Gördükleri her güzeli o sandılar. Simurg’un eşsiz güzellikteki tüyünü hiç görmeselerdi, yalancı güzellikler dertlerine derman olurdu belki. Ne var ki Simurg gibi bir güzelin yanında bütün güzeller çirkin kalırdı. Asıl aradıklarının O olduğunu bilmeden hep güzeli aradılar, sonra daha güzeli, sonra daha güzeli ama hiçbiri içlerine sinmedi. Buldukları her güzel, bulunca çirkinleşti. Sonra bir gün Hüdhüd geldi ve güzelliğine aşık oldukları, farkında olmasalar da hep arayıp durdukları Simurg’un Kafdağında olduğunu, O'nun, bütün kuşların padişahı olduğunu, gerçek mutluluğun ancak O'na ulaşmakla mümkün olduğunu haber verdi. Yüzbinlerce kuşun Simurg'a yani hakikate olan yolculuğu bu davetle başladı. İslam dünyasının en büyük mutasavvıflarından biri olan İranlı Ferîdüddin ATTÂR, en meşhur kitabında işte bu hakikat yolcuğunu anlatmıştır ve bu kitabına Neml suresindeki "Süleyman Davud'a vâris oldu ve dedi ki: Ey insanlar! Bize kuşdili( Mantıku't-Tayr) öğretildi"
Mantık Al-TayrFerîdüddin Attâr · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,4bin okunma
S.Z.
@Sev_69 وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫تٖينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍؕ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُبٖينُ Süleyman Dâvûd’un yerine geçti. Dedi ki: “Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden gerektiği kadar verildi. Doğrusu bu apaçık bir lutuftur.”
Puan vermedi·223 syf.·
2024 9. kitabı
Sefaletimiz Korkunç.. Madde, kazanını patlatıp fışkıran kızgın ateşten bir mayi halinde alemde zaferini ilan etmekte; Fabrika bacasının sanki delmek ve yıkmak istediği göklerden rahmet bekleyen kalpler perişan, feryat etmekte; Hiçbir zaman doymayacak midelerden fışkıran ihtiraslar sefalete sefalet katmakta, yeni yeni felaketler, cinayetler, şekavetler eklemekte.. Asıl gayesi fani dünyada Bakiye ulaşmak olan İnsan ise bütün bu sefaletlerin ortasında Allah’a uzanan azametini unutmuş, nefsinin esareti altında hayvani bir hayatın mahkumu olmuştur. Artık o, yüzüne taktığı insanlık maskesiyle, içinde bütün hayvanların sefaletini yaşatan bir varlık haline gelmiştir. Hiçbir yumruk, hiçbir zindan onun kadar zalim değildir. İstila ettiği hava içinde fikir olur, hakikati öldürür; şair olur, ruhları çürütür; ahlak savunucusu olur; ahlakı kahreder. Hazların fani olanlarıyla, gayzların bayağılarının pençesinde, nesillerin suikastçisi, kalplerin katili olmuştur. Böylece toplum içinde Hakka iman unutulmuş; vicdan boş bir kelime halinde kalmış; merhamet tıpkı hastalık, sakatlık gibi çirkin görülmeye başlanmıştır. Aşırı sefahat ve haya tanımayan taşkınlıklar içerisinde zaaf, ahlaka sirayet etmiş; çocuk itaatsiz, insan hürmetsiz kalmış; nazarlardan taşan mana ibadullahı istihkar olmuştur. Bütün bu hengamenin ortasında hasta bir vücudu andıran İslam dünyası en berbat devirlerinden birini yaşamaktadır. İslam memleketlerinde ruhlar birbirinden ayrılmış, birbirlerine saldırmakta, her yıl yüzbinlerce ziyaretçiyle dolan Kabe’nin etrafında bile ruh birliği sağlanamamaktadır. Günümüz müslümanları ise birtakım geleneksel hareketleri titizlikle yapmaktan başka gayesi olmayan ilkel devrin sihirbazlarını andırmaktadır. Nurettin
İslam ve İnsan - Mevlana ve TasavvufNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2017655 okunma
S.Z.
İslam dininin özünü en saf haliyle gözler önüne seren Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Yunus Emre gibi büyük mutasavvıflari müslüman türk dünyasını aydınlığa çıkaracak rehberlerdir.
Rabbimiz günahlarımızı bağışla,,
Kotuluklerimizi ört Bizi iyiler arasına kat . رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ
Filistin
S.Z.
المهم أمين يا رب العالمين
Puan vermedi·272 syf.·
2023 36. kitabı
Protestan bir Hristiyan olarak komünizmin yollarında yürümüş, ilmi çok, insafı bol, vicdanı geniş, insan sevgisi büyük ve dünyanın gidişatını kendine dert eden üretken ve bilge bir filozoftan dostça verilmiş bir haber, kardeşçe verilmiş bir müjde: "GELECEĞİMİZDE İSLAM VAR" 1913'de Marsilya/Fransa’da doğan Garaudy, inançsız bir aile ortamında büyümüş olmasına rağmen on dört yaşlarında Hıristiyanlığı benimser. Protestan bir Hristiyan olarak hayatını emperyalizmi en sert şekilde eleştirmeye ve sosyal adaletin sağlanmasına adayan Garaudy, bu görüşleri nedeniyle gençlik döneminde komünist partisine üye olarak samimi bir komünist olur. İkinci Dünya savaşı sırasında Fransa’da askerlik yaparken Hitler ile işbirliği yapılmasına karşı bildiri hazırlayan bir ekipte yer alması sebebiyle 1941 yılında Cezayir’e sürgün edilir, 1943 yılında affedilir. 1945-1962 yılları arasında Fransa parlamentosunda milletvekili, Milli Eğitim Komisyonu ve Meclis başkanlığı görevlerini yürütür. 1953 yılında Sorbon Üniversitesinde felsefe alanında doktorasını tamamlar. Bu tarihten sonra çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliğinin yanı sıra iki yıl Rusya’da gazeteci olarak kalıp Stalin’le tanışır. 1970 yılında Rusya’nın Çekoslavakya’yı işgal etmesi nedeniyle Rusya’yı eleştirdiği için Komünist Parti’den ihraç edilir. Kendisini protestan ve ardından da komünist yapan özgürlük ve adalet tutkusu, onu İslamiyetle buluşturmuş ve 1982 yılında 69 yaşındayken Cenevre’de Müslüman olduğunu ilan etmiştir. Bundan sonraki hayatı boyunca, son nefesine kadar dünyanın kötü gidişatını tersine çevirebilecek tek çarenin İslam olduğu gerçeğini adeta haykırmıştır. Garaudy, Cezayir’de sürgündeyken, kendisi ve beraberindeki diğer sosyalist mahkumlar için kurşuna dizilerek idam hükmü
Felsefe-Düşünce
Geleceğimizde İslâm VarRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 20251,897 okunma
S.Z.
Roger Garaudy 'nin müslüman olma süreci ve Müslümanlık hakkında ki görüşlerini bilmiyordum. Güzel inceleme ve bilgiler için teşekkür ederim hülya hocam .