Saniyeler bir bir geçiyor ömrümüzden. Bu saniyelerin bir çoğunu hiçbir şey yapmamakla, geri kalanını da yapmamız gereken şeyler dışındakileri yaparak geçiriyoruz. Sesimi duyan kimse yok mu ?
Yarın yaşayacağımıza dair elimizde senet mi bulundurduğumuzu sanıyoruz da yarına dair tasarıların hayaliyle uğraşıyoruz? Yoksa bize, belki de yaşamayacağımız yarın hakkındaki tasarılarımızdan mı soracaklarını sanıyoruz?
Oysa bizimle aynı tecrübeyi yaşamış olanlar, nefislerimizin sayılı olduğunu söylüyor. Bizse, hep yaşayacağımız vehmiyle şu anda yapabileceklerimizi, hep sonraya erteleyip duruyoruz.