Önce ilk aşkınıza hayran olur, sonra sonsuz aşkınıza imanla kavuşursunuz. Bir tebessümle başlar her şey, acemice. Kalp çarpar, dil tutulur, dünya başka türlü döner. Sanırsın ki ömür o bakışta gizlidir. Oysa o yalnızca kapıdır, eşiği geçmek gerekir. Yıllar geçer, yollar aşınır ayak izlerinden. Aşk büyür, kabuk değiştirir, soyunur hayallerden. İlk heyecan küllenir, yerini kor bir sabra bırakır. Ve anlarsın: Sevmek yanmak değil, yan yana durmaktır. Sonra bir gün, sessizliğin ortasında ne eksik ne fazla, tam olduğun hâlde bulursun onu. Ne aramak vardır artık ne kaybolmak... Sonsuz aşk dediğin, iman olur. Dille söylenmez, kalpte mühürlenir. Fırtına kopar, dağlar yıkılır, sen sarsılmazsın. Çünkü o artık sevda değil, inançtır. Sonsuz aşk dediğin, iman olur. Şüphe uğramaz kapısına, hasret üşütemez. Göz görmese de bilirsin, el tutmasa da hissedersin. Vuslatı beklemezsin, çünkü çoktan kavuşmuşsundur. Sonsuz aşk dediğin, iman olur. Ne mesafe tanır ne zaman. Bir nefes gibi içine işler, bir dua gibi diline düşer. Kaybetmek yoktur lügatinde, çünkü kaybetmeyi göze aldığın an kazanmışsındır. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Vermeseler dâr-ı dünyâyı bugün, yârın neylerim? İçine aşk u muhabbet dolmasa, ben neylerim? ​İstemem kâşâne-i âlemde sensiz bir nefes, Ol ebed sevdâ-yı cânân olmaz ise neylerim?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benim sabah neşesi... :)
...🎈 Gönlünü gün edeni sevmez sevda İster hep onu üzeni Her ona kucak açan olmaz fayda Bekler hep onu sileni... ... youtu.be/dFvL9ANz21w?si=...
Müzik
Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü, Kavim göçlerinden bu yana ağlayan Ve durmadan Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler Çalan, çaldıran, yakalatan Adı bende gizli bir kadındı İstanbul Şehre bir yağmur yağdı Ben ağladım Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden Bir şehre yağmur yağdı Ben ağladım Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında Hangisi talandı demli öpücüklerin Ve buğularda yitirilen kimin adıydı Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu Soyulur muydu kabuğu hayatın Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı? Yağmur şehre bir yağdı Ben ağladım Ben ençok seni götürdüm giderken Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Şiir
Günaydınn
Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında Renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi Sen nasıl bu kadar bıldırcın sesi Sen nasıl bu kadar pencere önü Sen nasıl bu kadar gök gürlemesi - Söyle Bana Hindiba / Nurullah Genç
Sen çıkmak için hayalimde kalan ağaç Zirvesine tırmanmayı düşlediğim dağ Yükseklerden derinlerine indiğim çağlayan gölüsün Uzaklaşsam hedefsiz, sanki gayesiz kalacak Bu sözcükler, bu sözcükler artık şiir olamayacak… Ali İhsan Konuklu