Büyük bir beklenti ile elime alıp zamana yayarak okuduğum; Victor Hugo’nun şaheseri hatta şu ana kadar okuduğum Dünya Klasikleri içerisinden en iyisi..Sefiller..
Hangi cümlelerle incelesem diye düşünüyorum. Ve ne anlatırsam anlatayım eksik değerlendirme yapacağımı düşüneceğim. Öncelikle belirtmeliyim ki beklentilerimi fazlasıyla karşılayan, beni fazlasıyla kazanmış, okumakta geç kaldığımı düşündüğüm bir eser.
Kitap okuma alışkanlığı bulunmayan insanların bile ismini bir şekilde duyduğu Sefiller’in 1700 sayfalık İş Bankası Kültür yayınları Hasan Ali Yücel klasikler dizisi Volkan Yalçıntoklu çevirisini tercih ettim. Çeviriyi çok beğendim. Çok emek harcanmış.
Kitap çok fazla uzun.. zaman zaman çok keyif aldığım bölümleri olduğu gibi sıkıldığım ve ilerlemesi zor olan bölümleri de var.. kitabın neredeyse yarıdan fazlası, Victor Hugo’nun hikayeden kopup kendi görüşlerine daldığı ve Paris’i adeta sokak sokak betimlediği kısımdan oluşuyor. Örneğin karakter kanalizasyondan bir yere gidecekse şehrin kanalizasyon tarihini anlatmış yazar. Bu da kitabın akıcılığını bir anda kesip donuk bir şekilde ilerlemesine neden oluyor. Zaman zaman kitabı bırakmayı düşündüm, gereksiz teferruatlarla dolu diye fakat bu teferruatlardan dolayı kitabı okumamak hikayeye haksızlık olur. Bu kısımlar dışında hikaye çok hızlı ve soluksuz ilerliyor kafanızı kitaptan kaldırdığınızda saatler geçmiş kitabın çok fazla ilerlediğini görüyoruz. Kitabı bir solukta bitirmek istiyorsanız tavsiyem teferruatlı kısımların olmadığı kısaltılmış versiyonu okumanız.
Kitabın içeriğine gelince; fakirlik, iç çatışma, sorgulama, sefalet, aşk, kıskançlık, ihanet, savaş, vefa, değer gibi konuları bir arada ve büyük bir ustalıkla işlemiştir yazar. Hikaye öyle güzel işleniyor ki içinize adeta sahneyi yaşıyorsunuz, karakter
Gözlerin ayaz ile yaşardığı vakitte git
Nedir gündüz , gündüz telaşın
Sanki bunca yıl silah zoru ile tuttum
Oysa kalbim yol omuzum yastıktı sana
Nedir bu kaçar gibi gidişin
Bu ev sendin bu şehir sendin
Nedir bu yüzündeki anlamsız ifade
Gidersen bir daha bahar gelirmi bu kentte
Frezya kokarmı bahçeler
Hergün sarhoş olmazmı caddeler
Kimsesiz aç kalmazmı kediler ,köpekler
Kalırsan bayram olmazmı bugün
Güller serpmemmi ayaklarına
Haykırmammı şehre sevdiğimi
40 çocuk sevindirip 40 kurban kesmemmi
Nedir bu gidişin . Bekle bir ömür sonra gidersin