Taş döşeli iç avluya çıkıp kumrulara darı saçıyorum. Beni görür görmez bizim karadutun ve bitişik Hafız Ağaların alçak duvarını aşan yemişken ağacının dallarından havalanıp başıma üşüşüyorlar. İşi avucumdan yem almaya kadar vardırdılar. Onlara bakır leğenle su çıkarıyorum, günde birkaç defa kanat çırparak deviriyorlar, tâzeliyorum. Avlunun bir kenarında duran boydan aşkın Enez küpünün kenarlarına konarak boyun kırıp dem çekiyorlar. Onların sesi tıpkı sevgiliminkine benzer. Yaralı kumru, hem yaralı hem sevdalı kumru sesi. Sevdiğime karşı o korkunç suçu işlediğim zaman Canzi kollarım arasında ne mazlum hareketlerle çırpınmış, dağı taşı eritecek bir yalvarışla inlemişti. Ne sözler... Yalnız sevdiğimin dilinden duyduğum ruh özü gibi sözler... Cismimi, hem canımı bürüyen ateş içinde hiçbir şey kulağıma girmedi. "Dur! Kendine de bana da yazık ediyorsun" deyişi bile. Adem Babamız gibi kendimi cennetten attırmadan rahat edemedim. Düştüm, Canzi'yi de birlikte yuvarladım. Boşlukta yuvarlanıp gidiyoruz. Cennetten olduk; fakat yeryüzünü henüz bulamadık.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Kederler tarif edilemez midirler?
İstanbul' da, Boğaziçi'nde, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: "İstanbul'un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalı'm, Senin yüzünden bu halim. İstanbul'un orta yeri sinema; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur; sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebalim!" İstanbul' da Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Tarifsiz kederler içindeyim
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İllər, qərinələr keçirsə aləm, Yadımda saxlaram hər zaman səni. Dərdimi bilməyən varmı bir adəm? Bu bir həqiqət ki, sevdi can səni. Dün öylə gedirdin ahəstə, rəvan, Bulandı su kimi gözlərimdə qan, Bir mənim başıma gəlmədi hicran, Kim basdı bağrına canhacan səni?.. O axşam, röyada gəzişə çıxdım, Aramızı vuran bir evi yıxdım... Titrəyə-titrəyə əlini sıxdım, Baxdım, zəhərləmiş o ilan səni... Baxırdın, sevdiyim, sən məlul-məlul, Çırpınar, gülərkən sevdalı ilul*. Bağırdım gülərək... ey ləkəli dul!.. Məndən başqa sevməz bir insan səni!
Sayfa 48 - *iyul·Kitabı okudu
ISTANBUL TÜRKÜSÜ
İstanbul'da, Boğaziçi'nde, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Târifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum "Istanbulun mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalı'm, Senin yüzünden bu hâlim." "Istanbulun orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebalim!" İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Târifsiz kederler içindeyim.
Sayfa 17·Kitabı okudu
İstanbul türküsü
"İstanbul'da, Boğaziçi'nde, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Târifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: 'İstanbul'un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalım, Senin yüzünden bu hâlim.' 'İstanbul'un orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebalim.' İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Tarifsiz kederler içindeyim."
Sayfa 66·Kitabı okudu
İstanbul türküsü
İstanbul' da, Boğaziçi'nde, Bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, Târifsiz kederler içinde. Urumelihisarı'na oturmuşum; Oturmuş da bir türkü tutturmuşum: "İstanbul'un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; Gözlerimden boşanır hicran yaşları; Edalı'm, Senin yüzünden bu hâlim" "İstanbul'un orta yeri sinama; Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama; El konuşur; sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, Boynuna vebâlim!" İstanbul' da Boğaziçi'ndeyim; Bir fakir Orhan Veli; Veli'nin oğlu; Târifsiz kederler içindeyim.