10/10
·224 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:46
İskender Pala’nın kalemine hayran kaldım. Soygun sadece bir tarihi roman değil; entrikalar, güç mücadeleleri ve insan hırsının iç içe geçtiği sürükleyici bir hikaye. Kitap boyunca kimin dost kimin düşman olduğunu anlamaya çalışırken kendimi sürekli yeni ihtimaller üretirken buldum. En sevdiğim tarafı ise sonlara doğru attığı ters köşeydi. O ana kadar kurduğum bütün teoriler bir anda boşa çıktı. Bazı karakterlerin gerçek niyetlerinin ortaya çıkması ve olayların göründüğünden çok daha farklı bir yere bağlanması beni gerçekten şaşırttı. Tarihi atmosfer de o kadar başarılı kurulmuş ki kendinizi sarayın koridorlarında dolaşıyor gibi hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: Bazen en büyük soygun altınların değil, insanların güveninin çalınmasıdır. İskender Pala yine hem düşündüren hem de sayfaları hızla çevirten bir eser ortaya koymuş. Ben çok sevdim ve gönül rahatlığıyla 10/10 verdim.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,284 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:08
Bu romanda Hercule Poirot, dünyayı perde arkasından yönlendiren gizemli bir örgütün peşine düşüyor. Bu yönüyle kitap, klasik Poirot romanlarından farklı olarak daha hareketli ve macera dolu bir atmosfere sahip. Genellikle Poirot'yu sakin ve olayları zekâsıyla çözen bir karakter olarak görürken burada onu çok daha aktif görmek hoşuma gitti. Ayrıca Poirot ile Hastings'in dostluğu, birbirlerine duydukları güven ve yaptıkları fedakârlıklar kitabın en sevdiğim detaylarından biriydi. Özellikle Dört Numara karakteri her ortaya çıktığında beni şaşırtmayı başardı. Hangi kimliğin ardına saklandığını tahmin etmek oldukça zordu. Beni en çok etkileyen bölüm ise Bir Satranç Problemi oldu. Satranç oyununun Poirot ile Büyük Dörtler arasındaki mücadeleyi yansıtması ve Poirot'nun küçük ayrıntılardan yola çıkarak gerçeğe ulaşması gerçekten çok etkileyiciydi. "Mon ami, adam Hercule Poirot'nun gri hücrelerini hesaba katmadı." cümlesi ise yüzümde tebessüm bırakan satırlardan biri oldu. Büyük Dörtler, temposu ve sürprizleriyle keyifle okuduğum bir Poirot macerasıydı. Size de mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Büyük DörtlerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20192,307 okunma
Reklam
Deli Beşizler
10/10
·192 syf.··
2026 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:46
Kafam şuan hiç yerinde değil.Ne okuduğumu unuttum.Benim güncel hafiza.Jsjsja neyse anlatıyım. Şimdi her şey yaz dizisi gibi başlıyor.Erkeğimiz(isim hafizam berbat)tam bir inek öğrenci.Sonra iste bu adama bir teklif geliyor.Ders vericek birilerine.Sonra gidiyor iste eve.Adam fakir bu arada.Bunlar da zengin.Ders verecegi kisiler onunla ayni yasta olan bes kiz ve bunlar besiz.Hepsi birbirine benziyor.Bu ciltte bunu okuyorsunuz.İlk ciltten bir sey anladım mi?HAYİR.İlk ciltten bir şey anlamak imkansız.İsimler zaten birbirinde.Olayi hiç anlayamadım.Bir de su sıralar pek iyi degilim bir şeyleri hatirlayamiyorum.Biri yardım etsin ya.Gerçekten! En sevdigim ve kendimi bulduğum kız Miku oldu.Kiz japon komutanları seviyor daha ne olsun.BENİM DE FATİH SULTAN MEHMETİM VAR SİMDİ.Ayrıca hunları da çok severim.Cunku çekik gozluler ve ben de çekik gozluyum.Atalarim yani. Neyse oyle iste,rastgele aldım mangayi zaten.Rastgele de okudum allah kabul etsin.
Eşsiz Beşizler - Cilt 1Negi Haruba · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2021156 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Kayıp Diyarlar Atlası: Rüya Kapanı Öyle bir kitap okudum ki içinde tarih var, macera var, masal var, ama hepsinden önemlisi yine çok sevdiğim Kaan Murat Yanık kalemi var. Daha ne olsun. Değerli yazarımız, müstear adı kullanıp Denizhan Yakupoğlu olarak karşımıza çıkıyor. Kayıp Diyarlar Atlası üç kitaplık bir seri ve Rüya Kapanı bu serinin ilk kitabı. Her ne kadar gençlik kitabı olarak geçse de bence yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken bir eser. Kaan Murat Yanık’ın yeni bir kitabı çıkana kadar kaleminin eşsiz edebî tadını bu seriyle yeniden bulmuş olduğuma acayip mutluyum. Hadi kitap yorumuma başlayalım. Yolculuğumuza seyyah Temür Efendi ve çırağı Turşucuk Bahadır’la birlikte dere tepe demeden geziyoruz. “Sürmeli’nin kayısı kokan sokaklarından Ani’nin sarp geçitlerine”kadar uzanan bu serüvende Temür Efendi, elindeki defteriyle gördüğü her şeyi kaydediyor. Elbette yol boyunca başlarına gelmedik şey de kalmıyor. Kimi zaman mücadelelerle, kimi zaman ders niteliğindeki olaylarla karşılaşıyorlar. Temür Efendi’nin dikkat çeken bir özelliği de bir karar vermeden önce kısa bir uykuya dalması. Gördüğü rüyaları yorumlayarak karşısındaki durumun hayır mı şer mi olduğuna karar verip ve adımlarını buna göre atması. Yolculuk sırasında eşkiyalarla da karşılaşıyorlar, Avşar Bey’in kızı Prenses Laçin’le de… Genç ve güzel bir prenses olan Laçin, bir cadının büyüsü yüzünden yaşlı ve çirkin bir görünüme bürünüyor. Babasını üzmemek için saraydan kaçıp gizlenirken ve yolu seyyah Temür Efendi ve Turşucuk Bahadır’la kesişir. Böylece hikâye bambaşka, heyecan ve merak uyandıran bir hal almaya başlıyor. Son sayfaya kadar yolculuk boyunca kendimi yalnızca okuyan değil, olayların içinde yaşayan bir karakter gibi hissettim. Yani sayfalar aktıkça ben de onlarla birlikte yürüdüm, merak ettim,
Rüya KapanıDenizhan Yakupoğlu · Ketebe Genç Yayınları · 202559 okunma
Birbirinden Eşsiz İki Kadın
10/10
·176 syf.··
2026 27. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:14
Öncelikle ne kadar salak olduğuma değinmek istiyorum.Bu kitap normalde novella ve ben bunu gayet iyi biliyordum.İçinde iki hikaye var bunun.Her neyse şimdi ben de kutulu set vardı ve kutulu sette bu kitabı üçüncü kitap olarak koymuşlar.Ben herhalde 2,5 gibi bir şeydir diye bunu okumaya başladım.İlk hikayeyi okudum bitirdim.İkinci hikayeye geçtim ve bir anda dedim ki bu işte bir tuhaflık var.Koşa koşa yağmurun hesaba gittim tabi.Onun bu seri hakkında bir videosu vardı.İzlemeye başladım,bir baktım bu kitap en son okunacakmış.Görmeniz lazım evde küfürler uçuşuyor.(küfürden nefret ederim)Kriz geçirdim evde yani bu ne biçim aptallık?!?Şimdi bu yüzden bu iki hikaye arasında benim için bir ay mı ne var!Artık incelemeye geçebilirim sanırım anlattığıma göre.İki hikayeyi de ayrı ayrı anlatıcam. Kraliçe'nin Şarkısı Bu hikaye Cal'in annesi Coriane'i anlatıyor.Coriane Jacos Hanesi'nin vârisi.Ayrıca Julian ile de kardeş.Kendisinin çok trajik bir hikayesi var ve yavaş yavaş aklını kaybeden bir karakter.Aslında bildiğiniz gibi bunun sebebi kendisi değil Elara'ydı.Bu spoiler değil bu arada. Bu hikayede de işte bizim kızımızın kraliçedenemesinde Elara ile tanışmasından ölümüne kadar olan süre işlenmiş.Ayrıca Savaş Fırtınası nda geçen günlüğü de bu hikaye ile okuma şansı elde ediyorsunuz. Açıkçası ben bu hikayeyi çok sevdim.Zaten Coriane dehşet merak ettiğim bir karakterdi seri boyunca.Günlüğünü okumak da çok mükemmel bir şeydi.Yani gerçekten de bir kadının delirişine şahit oldum.Bir de Julian'ın içi bomboş bir kitap hediye etmesi.Gerçekten harikaydı.Zaten bu kitap Coriane'in günlüğü oluyor.Altıncı Tiberias da çok harika adammış.(Hepsinin ismi Tiberias olmasa keşke)Düşünceli bir insan olmasını da çok sevdim.Yani Coriane'iyi düşünmesi çok hoştu. Coriane'nin delirdiği biraz daha iyi
Zalim KrallıkVictoria Aveyard · Pegasus Yayınları · 2017904 okunma
Spoiler vermeden Zalim Prens Serisi Hakkında Yorumlarım
Puan vermedi·412 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 17:30
Selamlar, bugün nihayet bitirebildiğim Zalim Prens serisi hakkında inceleme yapacağımm Aslında ilk başta yapmam diyordum, ama umduğumdan farklı bir seriye karşılaşmak beni inceleme yazmaya itti. Konusundan bahsedelim kısaca; Taryn, Jude ve Vivienne adındaki üç kardeş faniler diyarında ailesiyle birlikte huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ta ki annelerinin eski eşi, Vivi'nin de öz babası olan Madoc adındaki bir adam Periler Diyarı'ndan gelip bu huzuru bozana kadar. Madoc, anne ve babalarını katlettiği çocukları yanında Periler Diyarı'na götürür. Kitabın en büyük çatışma unsuru ve olayların başlangıç sebebi, fanilerin Perileri Diyarı'nda gördüğü zorbalık aslında. Bu incelememi spoilersız yazmaya çalışacağım bu yüzden fazla ayrıntı vermeyeceğim. Öncelikle, kitabın umduğum gibi çıkmadığını belirtmek istiyorum. Hem olumlu hem olumsuz açıdan. Kitaba başlamadan önce romantizm ağırlıklı sanmıştım. Beklediğimin aksine görev sahneleri, fantastik unsurlar vs. daha fazlaydı. Romantizm tam sevdiğim gibi slowburn şeklindeydi (hem de fazlasıyla ) Dolayısıyla romantizm severlerin beklentisini çok karşılamaz çünkü romantik unsurların büyük bölümü son kitapta var ki o da fazla değil. Sevgileri yüzeysel gelmişti başta. Partnerlerden birinin peri olması da işleri yeterince zorlaştırıyordu zaten. İlk kez böyle bir kitap okuduğum için alışmam zaman aldı. Olumsuz olarak zaten herkesin şikayet ettiği şey var: •Çeviri. Hayatımda böyle bir çeviri okumadım, kendi Türkçemden şüphe ettirdi bana. Olay rahatsız etmesinden de ziyade anlaşılmaz olmasıydı. Son kitapta çevirmen farklıydı bu sayede daha iyiydi neyse ki. •Jude'u herkes sevse de -güçlü bir karakter oluşuna ben de bayıldım- ben pek ısınamadım. Bazı kitaplarda ana karakterle aşırı derecede bağ kurarız ya, işte Jude öyle biri değildi
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,324 okunma
Reklam
Reklam