9/10
·128 syf.··
2026 7. kitabı
Füsunkâr; hayatın bir anda değişebileceğini ve bazen tek bir olayın birçok insanın kaderini nasıl etkileyebileceğini anlatan, akıcı bir romandı. Roman, Umut’un Rıfat Bey ve Firuzan Hanım’ın hayatına girmesiyle başlıyor. Ailenin işitme engelli kızları Füsun’a destek olan Umut, zamanla onların en güvendiği insanlardan biri haline geliyor. Ancak yurtdışına yapılacak bir yolculuk sırasında yaşanan uçak kazası, tüm dengeleri altüst ediyor. Bu kazanın ardından karakterlerin hayatları bambaşka bir yöne savruluyor ve hikaye giderek daha da derinleşiyor. Kazadan sonra yaşananlar, verilen mücadeleler, kayıplar ve insanların hayata tutunma çabaları romanın temelini oluşturuyor. Umut’un karşılaştığı zorluklar, hakkında açılan davalar nedeniyle ülkesine dönememesi ve bu süreçte aldığı kararlar hikayeye farklı bir boyut kazandırıyor. Özellikle minnet duygusunun insan hayatındaki etkisini görmek oldukça düşündürücüydü. Romanın ilerleyen bölümlerinde Natali karakteri öne çıkıyor. Başlangıçta fedakarlık ve yardımseverlik üzerinden ilerleyen ilişkiler zamanla yerini farklı duygulara bırakıyor. Aidiyet, kıskançlık, sevgi, kırgınlık ve geçmişle hesaplaşma gibi temalar hikayenin merkezine yerleşiyor. Karakterlerin yaşadığı duygusal değişimler ve birbirleriyle olan ilişkileri romanın en güçlü yanlarından biri olmuş. Kitabın en sevdiğim taraflarından biri ise olayların sürekli hareket halinde olmasıydı. Hikaye durağanlaşmadan ilerliyor ve her bölümde karakterlerin hayatına dair yeni bir ayrıntı öğreniyorsunuz. Kısa olmasına rağmen içinde birçok olay ve duygu barındıran, merak unsurunu son sayfaya kadar koruyan bir roman olduğunu düşünüyorum. Aile bağları, fedakarlık , kader, insan ilişkileri ve geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiği üzerine kurulu bu hikayeyi keyifle okudum. Özellikle
FüsunkârBahadır Karasulu · Librum Kitap · 20264 okunma
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sidney Carton hatırına
Puan vermedi·464 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:31
Benim kadar düz ve dolaysız yoldan yaşamayı seven ve kelam edenler için! "Fedakarlığın" okuduğum en güzel ve içten haliydi. Ne temiz bir Sevgi, ne temiz bir Niyetti !
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
7/10
·496 syf.·
2026 18. kitabı
Sema Soykan'dan okuduğum üçüncü roman ve ben yine hayran kaldım. Öncelikle Sema Soykan okuyanlar bilir ki bu kitaplarda kurgu biraz geri planda ve bahsedilen döneme ait tüm tarihi belgeler, olaylar, kişiler detaylı olarak anlatılıyor ve kitabın sonunda kurguyla bütünleşiyor. Bu romanda benim çok merak ettiğim ve pek bilgi sahibi olmadığım Kıbrıs olaylarını kaleme almış yazar ve bu konularda çok eksik kaldığımı gördüm. Roman ilk etapta Sevgi, Yiğit ve Sarah etrafında şekillenirken romanla ilgili çok detaylı araştırma yapıldığını, tarihte yaşanan acıları, işkenceleri bazen umutları size derinlemesine yaşatıyor. Romana hareket katan aşklar ise bize sadakat'in, koşulsuz sevginin, emeğin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Sema Soykan romanlarında kurgu zayıf kalıyor ve âdeta bir tarih kitabı okuyorsunuz, yani tarihe merak duymuyor veya sadece kurgu seviyorsanız bu kitap size zor gelebilir. Ben özellikle bu tarihi olayları merak ettiğim için rahat okusam da ara ara tarihi olayların ağır bilgi içeriği ile biraz yoruldum. Son olarak kitabın son satırlarını buraya ekleyerek, kalbimde tarihte yaşanan ayrılıkların acısı, Atamıza olan sonsuz sevginin gücü ve kefareti ödenmemiş acıların sorumluluğu ile kitap incelememi bitiriyorum; " Ey Türk istikbalinin evladı ! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyet'ini kurtarmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. "
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025595 okunma
10/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size son zamanlarda okuduğum en naif, en 'aile' sıcaklığındaki kitaptan bahsetmek istiyorum: 'BAŞLANGIÇLAR KİTABI'. Kalbi kırık bir kadın, kiliseden kaçan bir rahibe ve 70 yaşında ilk kitabını yazmaya çalışan bir adam... Yolları bir kırtasiye dükkanında kesişen bu üç benzersiz karakterin hikayesine buyurmaz mısınız? Hikayemiz Jo Sorsby adında bir kadının dayısının dükkanına bakmak için Londra'ya taşınmasıyla basliyor. Dayısının bir bakım evine yatırılmasından sonra kırtasiyeye Jo bakmaya başlar. Dört ay önce uzun süreli ilişkisinin kötü bir şekilde bitmiş olması onu derinden yaralar. Londra'ya biraz da uzaklaşmak unutmak için gelir ama mekan değiştirince malesef ki bazı şeyler hala taptaze kalıyor akılda. Burada rengârenk defterler, kalemler,kağıtlar arasında olmak zamanla ona iyi gelecektir. Hayatını değiştiren sadece renkli kağıtlar kalemler degildir. Ruth,Malcolm, Eric gibi kişiler sayesinde hayatına ayrı bir renk gelecektir. Ruth,kacak bir rahibe olarak biliniyor.Kiliseden kaçmıştır ve neden kaçmış olduğu bilinmiyor. Malcolm 70 yaşında dükkanın sadık müşterilerinden birirdir ve o yaşına rağmen ilk kitabını yazmak için uğraşıyordur. Viking Eric ise yan dükkanda çalışan biridir. Bu kişiler Jo için sonradan edinilen aile gibi olacaktır. Kitapta, karakterlerin yaş ve hayat tecrübesi olarak birbirlerinden çok uzak olmalarına rağmen kurdukları bağ cok iyiydi. Jo, geçmişinde yaşadığı kırılganlıklar yüzünden kendi kabuğuna çekilmişken; kilise kurallarına sıkışmış bir rahibe ve hayalleri olan yaşlı bir adamla yollarının kesişmesi hikayeyi güzelleştiriyor. Gerçek sevgi ve dostluğun on planda tutulduğu bu kitabı tavsiye edeirm. Ve yeni başlayanlar,yeni başlangıçlar için harika bir kitap. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202694 okunma
8/10
·90 syf.··
2026 60. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 20:19
Bazı insanlar ev kurar, bazı insanlar ise kitaplardan bir ev inşa eder.” Kâğıt Ev tam da bu düşüncenin etrafında dolaşan, kısa olmasına rağmen okuru uzun süre düşündüren, kitaplara ve okuma tutkusuna yazılmış zarif bir metin. Carlos María Domínguez, kitapları yalnızca okunacak nesneler olarak değil; insanın karakterini, alışkanlıklarını, yalnızlığını ve yaşam biçimini şekillendiren canlı varlıklar gibi ele alıyor. Hikâye, kitaplara duyulan tutkunun peşinden ilerlerken okuru sıra dışı insanların dünyasına davet ediyor. Her sayfada edebiyat sevgisi hissediliyor ve kitaplarla kurulan bağın ne kadar kişisel, hatta zaman zaman takıntılı bir hâle gelebileceği sorgulanıyor. Bence kitabın vermek istediği en güçlü mesaj ise şu: Kitaplar insanın hayatını zenginleştiren, ona sığınacak bir dünya sunan eşsiz hazinelerdir; ancak insan, kitapları yaşamın yerine koymaya başladığında denge bozulur. Edebiyat, hayatı anlamlandırmak için vardır; hayatın kendisinin yerine geçmek için değil. Kitap sevgisi güzeldir ama insanı gerçek dünyadan koparıyorsa, artık o sevgi bir tutku olmaktan çıkıp bir saplantıya dönüşebilir. Roman boyunca bu ince çizgi çok başarılı bir şekilde hissettiriliyor. Yazarın sade ama etkileyici anlatımı sayesinde kitap tek oturuşta bitiyor. Ancak asıl etkisini son sayfa kapandıktan sonra gösteriyor. Çünkü anlatılan olaylardan çok, onların düşündürdükleri akılda kalıyor. Kitapların insanlar üzerindeki etkisini, bir kütüphanenin aslında sahibinin ruhunu nasıl yansıttığını ve okuma alışkanlıklarımızın bizi nasıl tanımladığını sorgulamaya başlıyorsunuz. Kâğıt Ev, büyük olaylar anlatan bir roman değil; büyük fikirler düşündüren bir roman. Özellikle kitaplarla güçlü bir bağı olan herkesin kendinden bir parça bulabileceği, edebiyatın büyüsünü hissettiren özel bir eser. Son
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma